banner1

Doğu Türkistan işkenceleri video Çin'in Türkistanlılara yaptığı işkenceler

Doğu Türkistan halkına uygulanan işkence her geçen gün ağırlaşmaya devam ediyor. Çin'in Doğu Türkistan halkına uyguladığı işkencelerin sonu gelmiyor. Oruç tuttukları için her gün işkenceye maruz kalan Doğu Türkistan halkı için dünya ayağa kalktı. Doğu Türkistan'da yapılan işkenceler herkesin yüreğini burkuyor.


Doğu Türkistan işkenceleri video Çin'in Türkistanlılara yaptığı işkenceler

Çin'in Doğu Türkistan halkına yönelik baskı ve sistematik işkencesi devam ediyor. 1949 yılından bu yana Uygur Türklerini asimile etmek için sistematik bir baskı uygulayan Çin bu sene de Doğu Türkistan'ı kana bulamaya devam ediyor. Doğu Türkistan'da bugün oruç tutmayı yasaklayan Çin hükümetini protesto etmek için sokağa çıkan Uygur Türkleri katledildi. Çin askerleri tarafından otomatik tüfeklerle taranan gruptan 100 kişinin öldüğü açıklandı. Doğu Türkistan'da kan ve vahşet sona ermiyor 

Doğu Türkistan'daki Çin zulmü her geçen gün artmaya devam ediyor. 1949 yılında Çin'in yönetimine geçen Doğu Türkistan'da kadın erkek demeden her yıl binlerce kişi Çin hükümeti tarafından katlediliyor. Ramazan ayında Doğu Türkistan halkına zulmeden Çin hükümeti asimilasyon işlemini sistematik bir şekilde devam ettiriyor. Çocukları dahi işkenceye maruz bırakan Çin hükümetinin bu tutumundan vazgeçmeye ise niyeti yok. 
 

HER YIL RAMAZAN'DA ORUÇ YASAKLANIR

Er, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Çin yönetiminin 5 Nisan 1990'daki ramazanda gerçekleşen büyük bir ayaklanmadan dolayı özellikle her yıl ramazanda Müslümanların oruç ibadetlerini yasakladığını anlatarak, şöyle konuştu:

PARTİ YAKINLARININ DA ORUÇ TUTMASI YASAK

"Bizim aldığımız son bilgilere göre Doğu Türkistan'ın Kaşgar'a bağlı Maralbaşı ilçesinde Komünist Parti ve yerel yönetim ortaklaşa bir genelge yayınladı ve bu genelgeye göre tüm memurların, öğrencilerin, öğretmenlerin, Komünist Parti'ye üye olanların ve onların birinci dereceden yakınlarının da oruç tutmalarını yasakladı. Oradaki insanlar bu genelgeyi uygulamak zorunda kalıyor. Uygulamayanlara yönelik hapis cezaları ya da para cezası var."

Çin yönetiminin Müslümanların yaşadığı bölgelerde faaliyette olan lokanta, aşevi gibi yerlerin ramazanda özellikle gündüz saatlerinde hizmet vermesi için genelge yayınladığını da öne süren Er, şöyle devam etti:



DOĞU TÜRKİSTAN NEREDE? 

Doğu Türkistan'da yaşayan Türkler'e yönelik şiddetin sonu bir türlü gelmiyor. Ramazan ayında oruç tutan kişilerin tutuklanıdığı ve türlü türlü işkencelere maruz bırakıldığı Doğu Türkistan'da yaşayanlar için yaşam hergün daha da zorlaşıyor. Kadın ve erkeklerin hergün Çin zulmüne maruz kaldığı Doğu Türkistan konusunda dünya susmaya devam ediyor. Heryıl binlerce Türkistanlının katledildiği Doğu Türkistan'da her çığlık sessizliğe dönüşüyor. 


Doğu Türkistan (Uygurca: شەرقىي تۈركىستان Sherqiy Türkistan; Uyguriye), Orta Asya'nın orta bölümünde yer alan büyük Türkistan'ın doğu kesimidir. 1949 yılından bu yana Çin Halk Cumhuriyeti'nin siyasi ve iktisadi kontrolü altındadır. Bir ortaçağ Uygur el yazmasında "Uygurların Ülkesi" anlamına gelen, "Uygur Έli" terimi bulunmuştur.
 

Konumu

Doğu Türkistan, Türkistan’ın bir parçasıdır. Türkistan, batıda Hazar Denizi’nden, doğuda Altay ve Altın Dağları’na; güneyde Horasan, Karakurum Dağları’ndan, kuzeyde Ural Dağları ile Sibirya’ya kadar uzanmaktadır. Doğu Türkistan; Türkistan’ın doğusunda ve Asya kıtasının tam ortasında bulunmaktadır. Güneyde Pakistan, Hindistan, Keşmir ve Tibet, güneybatı ve batıda Afganistan ve Batı Türkistan, kuzeyde Sibirya ve kuzeydoğuda Çin ve Moğolistan ile sınırdır. 

 


Çin'in Doğu Türkistan Halkına Uyguladığı İşkence paylaşan: UlkucuSohbet


100 UYGUR TÜRKÜ BUGÜN ÖLDÜRÜLDÜ

Doğu Türkistanlılar Derneği Genel Başkanı Seyit Tümtürk, 5 Temmuz’da Urumçi Katliamı'nın 6'ncı yıl dönümü nedeniyle, Çin’deki zulmü çeşitli etkinliklerle dünyaya duyuracaklarını söyledi.

Kaşgar kentinde oruç tutan 100'e yakın Müslüman’ın Çin polisince öldürüldüğünü öne süren Seyit Tümtürk, bu katliam ve Uygurlara ramazanda zorla içki içirilmesi gibi olumsuzluklar üzerine Dünya Uygur Kongresi'nin Almanya’da Başkan Rabia Kadir yönetiminde bir araya geldiğini, kendisinin de bu toplantıya bizzat katıldığını belirtti.

 

"18 DEĞİL 100'E YAKIN UYGUR TÜRKÜ KATLEDİLDİ"


Seyit Tümtürk, sözlerine şöyle devam etti:

 

"Çinlilerin Uygur Türklerini sindirme, yok etme çabası ramazan ayında adeta hız kazandı. Çin hükümeti özellikle ramazan ayını hedef seçerek, provokasyon yaratıp, Uygur Türklerini haksız gibi gösterme çabası içinde katliam yapıyor. Uygur Türklerinin yaşadığı Kaşgar dahil bir çok bölgede, Çin polisi , Türkleri 'dur' ihtarı bile vermeden vurup öldürüyor. Kaşgar'da meydana gelen son olayda Çin'e göre 18, bizim soydaşlarımızdan aldığımız haberlere göre 100'e yakın Uygur Türk'ü katledildi. Doğu Türkistan şu anda, her an patlamaya hazır bomba gibi. Adeta kapalı kutu. Soydaşlarımızın sesi duyulmuyor. Oldu bittiye getirilerek,Uygur Türkleri katliama tabi tutuluyor, yargısız infazlar sürüyor. 3 gün önce Almanya’da Dünya Uygur Kongresi Başkanı Rabia Kadir başkanlığında bir araya gelerek bu olumsuz durumu görüştük. Uygur Türklerinin ramazanda yaşadığı zulüm ve uğradıkları katliama karşı alınacak önlemleri görüştük. Çin’deki katliamların durdurması ve dünya medyasının bu olaylardan haberdar edilmesi için kararlar aldık’’ şeklinde konuştu

 

URUMÇİ KATLİAMI'NIN 6'NCI YILDÖNÜMÜ DE 5 TEMMUZ’DA


Dünya Uygur Kongresi Başkan Yardımcısı ve merkezi Kayseri’de bulunan Doğu Türkistanlılar Derneği Genel Başkanı Seyit Tümtürk, 2009 yılında Çin’in Gangdong eyaleti Şavguan bölgesine çalıştırılmak üzere zorla götürülen Uygur Türkü gençlerin onlarcasının öldürülmesinin 6'ncı yıldönümü nedeniyle, 5 Temmuz’da dünya genelinde anma etkinliği yapacaklarını, Çin elçiliklerinin önüne siyah çelenk bırakacaklarını söyledi. Tümtürk, "Uluslararası camia ve medyanın hiç değilse Urumçi katliamının 6'ncı yıldönümünde bize kulak vermesini istiyoruz. Özellikle Dünya İslam İşbirliği Örgütü ile Türk Cumhuriyetleri başta olmak üzere ABD ve Avrupa ülkelerini bu zulme karşı tavır almaya çağırıyoruz" dedi.


 

Doğu'da Çin ve Moğolistan, kuzeyde Rusya Federasyonu, batıda Batı Türkistan ile Afganistan, güneyde Keşmir ve Tibet ile çevrilmektedir. Doğu Türkistan'ın büyük bölümü Karakoram, Tanrı Dağları, Tarbagatay ve Altay sıradağları ve Taklamakan Çölü ile kaplıdır. Bu bölgede büyük ölçüde 50 milyon Uygur, Müslüman olup Türkçe konuşan insanlar yaşar. 

 

Doğu Türkistan, günümüzde 1,65 Milyon km2 alanı kapsar, önceleri resmi kaynaklara göre 1,82 milyon km2 alanı kapsardı. Güneydeki Kunlun Dağları, Doğu Türkistan ile Tibet arasında sınır, ve kuzeydeki 400 kilometre uzun Altay Dağları Doğu Türkistan ile dış Moğolistan, Rusya ve Kazakistan arasında sınır oluşturur. Tanrı Dağları 1700 kilometre uzunlukta ve 250-300 kilometre genişlikte, büyük bir bölümü Doğu Türkistan'da, güneyden kuzeye doğru uzanırlar.

 

Çok zengin bir tarihe sahip ve görkemli görünümlü Doğu Türkistan, yüksek dağlarla, çok iyi ve ilginç çöllerle, güzel otlaklar ve ormanlarla kaplıdır.


 

2 milyon metrekareye yaklaşan yüzölçümü ile Çin Halk Cumhuriyeti'nin en geniş idari bölgesi olan Doğu Türkistan, sözde özerk bir cumhuriyete sahip olsa da Çin'in baskıcı politikaları ile yıllardır zulüm altında.

 

1933 ve 1944 yıllarında iki cumhuriyet kurulan Doğu Türkistan bölgesi, 1949'da Çin Halk Cumhuriyeti tarafından işgal edildi. Çin Halk Cumhuriyeti bünyesinde 1 Ekim 1955'de özerklik statüsü verilerek "Sincan Özerk Bölgesi" olarak isimlendirilen Uygur Türklerinin yaşadığı toprakların başkenti Urumçi, 5 Temmuz 2009 yılında yaşanan katliamla anılıyor.

 

Doğu Türkistan'da 1985 yılından bu yana geçerli olan uygulamaya göre şehirde yaşayanlara bir çocuk, kırsalda yaşayanlara iki çocuk sahibi olma kotası konulmuş durumda.

 

SİSTEMATİK ASİMİLASYON

 

Toplam nüfusu 20 milyona yaklaşan Doğu Türkistan'da, 2000 yılındaki nüfus sayımı sonuçlarına göre yüzde 45'lik bir oranla Uygur Türkleri çoğunluğu oluşturuyor. Ancak bu oran 1950'li yıllarda yüzde 80 civarındaydı. Çin'in uyguladığı asimilasyon uygulamaları, doğum yasağı ve göç politikaları sonucu bölgede nüfus dengesi sürekli değişiyor. Uygur Türkleri, Çin'deki başka bölgelere göçe zorlanmalarına ve topraklarına Çin'in en büyük etnik grubu olan Han nüfusunun yerleştirilmesine tepki gösteriyor.

 

CAMİYE GİTMEK YASAK

 

Uygur halkı, geleneklerini, dillerini ve dinlerini yaşayamamaktan da şikayetçi. Bir önceki yıl olduğu gibi geçtiğimiz Ramazan ayında oruç yasağıyla yeniden gündeme gelen baskılar namaz ibadeti için de geçerli. Dünya Uygur Kurultayı Genel Başkan Yardımcısı Seyit Tümtürk'ün belirttiğine göre, 65 yıldır fiili bir işgal ve sistematik bir asimilasyonla mücadele veren Doğu Türkistan'da, Komünist Parti üyeleri, 18 yaşından küçükler, işçi ve memurlar, kadınlar ve öğrencilere camiye giriş yasağı getirilmiş durumda. Seyahat özgürlüğü olmadığı için pasaport alamayan Müslümanlar hacca da gidemiyor.

 

ÇİN NÜKLEER DENEMELERİ BURADA YAPTI

 

Doğu Türkistan'da yaşanan en büyük problemlerden biri de Çin'in nükleer denemeleri. 1966-1997 yılları arasında bölgede onlarca nükleer deneme yapıldığı tahmin ediliyor. Bu durum bölgede sakat doğumları ve kanser gibi tehlikeleri hastalıkları tetikliyor.

 

ZORLA KÜRTAJ YAPTIRILIYOR

 

Doğu Türkistan'da 1985 yılından bu yana geçerli olan uygulamaya göre şehirde yaşayanlara bir çocuk, kırsalda yaşayanlara iki çocuk sahibi olma kotası konulmuş durumda. Yasağa uymadığı gerekçesiyle doğumuna kısa süre kalan kadınlara bile zorla kürtaj yaptırıldığı bölgeden gelen haberler arasında.

 

İSYANLAR VE KATLİAMLAR

 

5 Temmuz 2009'da Urumçi'de baskıcı politikalara karşı başlayan ayaklanma Çin Silahlı Kuvvetleri'nin müdahalesi ile kanlı bir şekilde bastırılmış. Çin kaynaklarına göre 200, Uygur kaynaklarına göre ise en az 5 bin kişi öldürülmüştü. Olaylardan sonra protestolara katıldığı gerekçesiyle binlerce Uygur Türkü'nün tutuklandığı tahmin ediliyor. 2009 yılında Uluslararası Af Örgütü, Pekin hükümetinden idam cezası infaz edilen mahkumların sayısını açıklamasını istemiş bu çağrı cevap bulamamıştı.

 

İDAMLARIN SAYISI BELİRSİZ

 

Bölgede tutuklamalar ve yargısız infazlar devam ediyor. Karakollara saldırıldığı, patlayıcı madde taşındığı iddialarıyla ve İslami teröre destek vermek suçlamasıyla tutuklanan kişiler kimi zaman kurşuna diziliyor, kimi zaman da idam ediliyor. Çin'in işgali altında ki Doğu Türkistan Bölgesi'nde son 2 yılda meydana gelen olaylarda 200'den fazla kişinin öldüğü tahmin ediliyor. İdamların sayısı ise belirsiz.

 

BAŞÖRTÜSÜNE SALDIRI BARDAĞI TAŞIRDI

 

Yarkent bölgesinde bayramın birinci günü başörtülü kadınların Çin güçleri tarafından köy meydanına toplayıp hakaret edilmesi ve tacize uğrayıp, örtülerinin alınmak istemesi son olayların sebebi olarak görülüyor. Bu duruma tepki gösteren halkın taş ve sopalarla devlet binalarına ve karakollara saldırması sonrası Çinli görevliler ateşli silah kullanarak yeni bir katliama imza atmış durumda.

 

RAMAZAN'DA "ORUÇ TUTMAYIN" PROVOKASYONU

 

Geçtiğimiz günlerde yerel kaynaklar, halkın gruplar halinde karakolların ve devlet binalarının önünde toplanıp, sebepsiz bir şekilde tutuklanan yakınları için protesto yaptıklarını ve polisin kalabalığa ateş açması sonucu 10 Uygur Türkünün şehit olduğunu belirtmişti. Dünya Uygur Kongresi Başkan Yardımcısı ve Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği Genel Başkanı Seyit Tümtürk yenisafak.com.tr'ye yaptığı açıklamada bölgedeki durumun son derece ciddi olduğunun altını çizdi. Ramazan ayında orucun yasaklanmasının Çin yönetiminin bir planı olduğunu söyleyen Tümtürk, "Bu bir provokasyondu" dedi.

 

SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI İLAN EDİLDİ

 

Çinli yetkililerin protestocuları silahla bastırıp birçok kişiyi öldürmesinin ardından büyüyen olaylardan sonra bölgede sıkı yönetim ilan edilip, sokağa çıkma yasağı getirildiğini belirten Seyit Tümtürk, bölgede elektriğin ve telefonların kesildiğini, internet bağlantısının tamamen bittiğini bildirdi. Bölgeye sürekli takviye birlikler gönderildiğini ve tamamen tecrit edildiğinin altının çizen Tümtürk, bölgeyle hiçbir iletişim imkanı olmadığı için yaşanan katliamın boyutunun bilinmediğini de kaydetti.

 

Bölgede son olaylar sonrası kaç kişinin öldürüldüğüyle ilgili çelişkili haberler bulunuyor. Bazı kaynaklar yüzlerce kişinin öldürüldüğünü belirtiliyor. Son birkaç gündür hiçbir haber alınamayan bölgedeki son durum belirsizliğini koruyor. "Gazze için, Suriye için içimiz yanıyor, oradaki kardeşlerimizin bütün acısını paylaşıyoruz" diyen Seyit Tümtürk, benzer katliamların Doğu Türkistan'da da yaşandığını ancak dünyadan hiçbir tepki gelmediğinin altını çizdi. Tümtürk, İslam İşbirliği Örgütü ve tüm insan hakları örgütlerini de göreve çağırdı.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.