IŞİD nedir? IŞİD ne zaman kuruldu amacı ne

IŞİD nedir? IŞİD Türkiye sınırını tehdit etmeye devam ediyor. Suruç'taki saldırının ardından Türkiye'de eylemlerini artıran IŞİD 1999 yılında kuruldu. Öğretim görevlisi Ebubekir El Bağdadi tarafından kurulan IŞİD dünyanın en kanlı terör örgütlerinden biri olmaya devam ediyor. Suriye ve Irak'ı kana bulayan IŞİD Türk askerleri ile çatışmaya girmekten çekinmiyor.


IŞİD nedir? IŞİD ne zaman kuruldu amacı ne

IŞİD nedir? IŞİD ne zaman kuruldu? Sınırımızı tehdit eden IŞİD bugün Kilis'te bir astsubayı şehit edip iki uzman çavuşu yaraladı. Dünyanın en kanlı terör örgütü olan IŞİD 1999 yılında kuruldu. Suriye ve Irak'ta faaliyet gösteren IŞİD Türkiye için bugünlerde büyük bir tehdit olmaya devam ediyor. Suruç'taki saldırının ardından bugün Kilis'te bir karakolu basan IŞİD için Türkiye'nin nasıl bir yol haritası izleyeceği merak konusu. 


Sınırımızda yükselen IŞİD tehdidi ciddi bir hal almaya başladı. Suruç'ta 31 kişinin ölümü ile sonuçlanan bombalı saldırının faili IŞİD üyesi çıktı. IŞİD'in yaptığı bombalı saldırının ardından bu durumun bir savaş ilanı olduğu gündeme geldi. Ortadoğu'yu kana bulayan eli kanlı terör örgütü IŞİD'e Türkiye'nin operasyon yapıp yapmayacağı merak konusu. 


İslam Devleti (kısaca İD; Arapça: الدولة الإسلامية ed-Devlet'ül İslâmiyye), eski ve bilinen adıyla Irak ve Şam İslam Devleti (kısaca IŞİD; Arapça: الدولة الاسلامية في العراق والشام, ed-Devlet'ül İslâmiyye fi'l Irak ve'ş Şam) ya da Irak ve Levant İslam Devleti (kısaca ILİD), Irak ve Suriye'de etkinlik gösteren silahlı grup ve tanınmayan devlet. Eski adının Arapçadaki kısaltmasının (داعش, Arapça telaffuzu: Da'iş) okunuşunun Latinizasyonu olan Daeş ya da Daiş ya da Deaş adlarıyla da bilinir (kısaltma değil, kısaltmanın okunuşu olduğundan küçük harfle yazılması gerekse de, büyük harfle yazılışı da kullanılmaktadır).  Petrol kaynaklarına yakınlığı nedeniyle dünyanın en zengin terör grupları arasında sayılmaktadır. Irak Savaşı'nın ilk yıllarında kurulan ve 2004 yılında El-Kaide'ye bağlılığını ilan eden grup bir süre sonra Irak El-Kaidesi adını aldı. Grup genelde Sünnî topluluklar olmak üzere Mücahidîn Şûra Konseyi, el-Kaide, Jaysh el-Fatiheen, Jund el-Sahaba, Katbiyan Ansar el-Tevhid vel Sunnah, Jeish el-Taiifa el-Mansoura gibi farklı isyancı gruplardan oluşur ve onların desteğini alır. Irak ve Levant'te Sünnî nüfusun yoğun olduğu bölgelerde halifeliği kurma hedefi vardır. Şubat 2014'te, sekiz aylık uzun bir güç mücadelesinden sonra, el-Kaide IŞİD ile bütün bağlarını kestiğini duyurdu.


Finansal gücü

RAND araştırma şirketi tarafından Irak el-Kaidesi ve Irak İslâm Devleti'ne ait ele geçirilen 200'den fazla belge, harcama raporu ve benzeri döküman analiz edilerek bir araştırma yapıldı. Araştırma sonuçlarına göre 2005 ile 2010 arası örgüte dışarıdan yağılan bağış oranı sadece %5 idi. Geri kalan operasyonel bütçe açığı Irak içinde karşılandı. Örgüte bağlı birimlerin kaçırma, alıkoyma, rehin alma ve diğer aktivitelerden elde ettikleri gelirin %20'sini grup merkezine göndermek zorunda olduğu belirlendi. Yüksek rütbeli komutanlar bu gelirleri yeni saldırılar gerçekleştirilebilmesi için yerel veya bölgesel birimlere aktarır. Kayıtlar Irak İslâm Devleti'nin nakit para açısından Musul'daki üyelerine bağımlı olduğunu gösterir.




IŞİD NEDİR NE ZAMAN KURULDU? 


 Irak ve Şam İslam Devleti Arapça’dan bire bir tercüme. Oysa Arapça’da Şam şehrinin adı Dımeşk’tir. (Batı dillerindeki Damascus benzeri isimler de Arapça’daki bu isimden gelir.) “Şam” kelimesi ise Suriye demektir. Hatta “Büyük Suriye” (ya da Batılıların eskiden kullandığı adla “Levant”) demektir. Bunun anlamı da, örgütün sadece Irak ve Suriye’yi değil, Lübnan’ı dahi hâkimiyetine almak istediğidir. Öyleyse örgütün Türkçe’deki doğru adı, Irak ve Büyük Suriye İslam Devleti (IBSİD) olmalı.


Suriye’de rejimle çarpışan onlarca örgüt arasında çok sayıda İslamcı örgüt de var. Bunların en önemlileri Ahrar ül Şam, El Nusra ve IBSİD. Ahrar ül Şam’ın en güçlü İslamcı örgüt olduğu söyleniyor. 10 ila 20 bin arası silahlı adamı olduğu söyleniyor. Ülkenin çok çeşitli yerlerinde (bu arada en büyük iki kent Halep ve Şam’da) bulunmak gibi bir avantajı var. (80’in üzerinde birimde örgütlendiği belirtiliyor.) Birçok başka İslamcı örgüt gibi o da mezhep savaşı peşinde. Suriye’deki mücadeleyi bir Sünni-Şii savaşı gibi görüyor. Özelliği sadece Suriye için mücadele ediyor olması. Dünya çapında bir cihad peşinde değil. Bu yüzden saflarında hemen hemen sadece Suriyeliler var.

 

Buna karşılık El Nusra ile IBSİD cihadcı örgütler. Her ikisi de El Kaide’ye bağlılık ilan ediyorlar ama kimin resmi seksiyon olduğu tartışmalı. El Nusra son zamanlara kadar en güçlü cihatçı örgüttü. Ama son zamanlarda El Kaide konusunda bir iktidar mücadelesi yaşadığı ve bu yüzden bölündüğü söyleniyor. Örgütün daha radikal bir kanadı 2006’da kurulmuş olan Irak’ta El Kaide ile birleşerek IBSİD’i kuruyor. IBSİD sınır tanımayan bir İslam hilafeti kurma peşinde. Yani cihadcı ve savaşçıları Bosna’dan Çeçenistan’a, Türkiye’den Tunus’a birçok İslam ülkesinden geliyor. Suriye’nin kuzey ve doğu bölgelerinde örgütlü. Ayrıca binlerce adamı Irak-Suriye ve Türkiye-Suriye sınırlarını aşıyor. Suriye’nin petrol sahalarını kontrol ediyor olması ekonomik olarak kendisine bir avantaj kazandırıyor. Onun dışında finansman kaynaklarını Körfez bölgesinden elde ettiği söyleniyor, ama bunun devlet yardımı mı özel yardım mı olduğunu bilmek zor. Körfez ülkelerinin El Kaide’ye devlet yardımı yapması olasılığı biraz düşük. El Nusra’nın lideri Ebu Muhammed Gülani ile IBSİD’in lideri Ebu Bekir El Bağdadi her ikisi de kendisinin El Kaide’nin esas temsilcisi olduğunda ısrar ediyor. Anlaşılan ayrılık aynı zamanda El Kaide’nin kendisi içindeki bir ayrılık ki, El Kaide’nin Usame bin Ladin’in ölümünden sonra lideri olan Eyman Zevahiri Gülani’yi, Irak’ta El Kaide ise öteki kanadı benimsemiş durumda.

 

Bu ayrılık, bütün gücüne rağmen cihadcı hareketin Suriye’de belirleyici savaşı başlatamamış olmasını açıklayan faktör olabilir.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.