banner1

Müşteri memnuniyetinde Uzak Doğu etkisi

KALİTEYE etki eden en önemli faktörlerden biri de müşteri tatmini. Hedef kitlesinin ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamak ve memnuniyet yaratmak için atılım gösteren firmalar, “kaizen” yöntemini tercih ediyor. Uzak Doğu kültürünü iş hayatına entegre eden kaizen, farklı toplum yapılarına uyarlanabilmesiyle fark yaratıyor.


Müşteri memnuniyetinde Uzak Doğu etkisi

Kaizen, Japonca’da değişim (kai) ve daha iyi (zen) kelimelerinin birleşiminden oluşan; “sürekli iyileştirme” anlamına gelen bir kavram. Öncelikli amacı üretim sürecini küçük ancak etkili değişikliklerle daha iyi bir hale getirmek olan kaizen, prosese öncelik tanıyor. Zira sonuçların daha iyi olabilmesinin yolu, proseslerin iyileştirilmesinden geçiyor. Kaizen hizmet veya teknik alanlarda da rahatlıkla uygulanabiliyor. Bu noktadan kaizenin çalışan, süreç, zaman ve teknoloji olarak dört boyutu buluyor.

Çalışan boyutunda kaizen, eğitim ve gelişim unsurlarını ön planda tutuyor. İnsanı bir kaynak olarak gören kavram, çalışanları yalnızca ortaya konulan sonuçlarla değil, geliştirme sürecindeki katkıları nedeniyle de ödüllendiriyor. Süreçlerin korunmasını, düzeltmeye odaklı tedbirler alınmasını ve proses iyileştirmelerini temel alan kaizende pazardaki değişikliklere hızlı yanıt verebilmek de son derece önemli bir faktör. Bu sayede yenilikleri hızla hayata geçirebilmek, ürünleri çeşitlendirebilmek ve bu faaliyetlerin maliyetlerinin düşürülebilmesiyle ivme kazanılması hedefleniyor. Konunun teknoloji ayağında ise yine maliyetlerin düşürülmesi ve teknolojilerin basitleştirilmesi gibi uygulamalar dikkat çekiyor.

Kaizenin göz ardı edilemeyecek faydalarından bir diğeri de firmaların düşünce yapılarına derinden etki edebilme yeteneğine sahip olması. Kaizende sorunların çözüm aşamasında, farklı görevler üstlenen ekipler oluşturulması ve problemlere köklü çözümler getirilmesi amaçlanıyor. Bu kalıcı çözümler, sürecin devamlılığına direkt etki ederken büyük buluşlar küçük adımlarla iyileştiriliyor. Uzmanlara göre Japonya’nın 2. Dünya savaşı sonrasında bu kadar hızlı toparlanabilmesinin ardında da yine kaizen felsefesi yatıyor. İyi uygulanmış bir kaizenin oldukça hızlı ve büyük faydalar getirmesi son derece olası. Bu noktada da PUKÖ, yani “planla – uygula kontrol et-ölç” analizi devreye giriyor. Sürekli iyileştirmelerin gerçekten sürekli kılınabilmesi için iş yerinin her kademesine gerekli sorular soruluyor, dondurtulan formlar analiz ediliyor ve fikir alınıyor. Edinilen sonuçlar neticesinde iyileştirmeler gerçekleştiriliyor, ardından geri beslenmelerle am süreklilik sağlanmış oluyor.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.