banner1

Ak Parti Diyarbakır mitingi saat kaçta başlayacak? Başbakan'ın Diyarbakır mitingi canlı yayın

Ak Parti genel başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu bugün Diyrabakır'da halka hitap edecek.Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Diyarbakır mitingi saat 15:00'da başlayacak.Başbakan Davutoğlu Ankara'da düzenlenen 29 Ekim törenlerinin ardından hemen saat 13:30'da Diyarbakır'a hareket edecek ve burada miting düzenleyecek.Ak Parti'nin Diyarbakır mitingini sitemizden takip edebileceksiniz.


Ak Parti Diyarbakır mitingi saat kaçta başlayacak? Başbakan'ın Diyarbakır mitingi canlı yayın

AK Parti Diyarbakır İl Başkanlığı'nca, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Diyarbakır programı ve IŞİD operasyonlarına ilişkin basın toplantısı düzenlendi.

Parti binasındaki toplantıya, İl Başkanı Muhammed Dara Akar'ın yanı sıra, milletvekili adayları Ebubekir Bal, Abdullah Atik, Netice Arslan, Alaattin Parlak, Mehmet Fatih Kayhan ve Neşet Özden ile vatandaşlar katıldı. Akar, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun kenti ziyareti ile ilgili bilgiler verdi. Başbakan Davutoğlu'nun Kurban Bayramı'nın 1. gününde Diyarbakır'ı ziyaret ettiğini hatırlatan Akar, Başbakanın yine bir bayram günü olan 29 Ekim'de saat 14.00'da İstasyon Meydanı'nda halkla buluşacağını söyledi.AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Davutoğlu, "Türkiye'ye sınır olacak kim varsa Türkiye ile dost olmalı, düşmanlık göstereni sınırımızda yaşatmayız .İster bu PKK kampları olsun Kuzey Irak'ta, ister YPG-PYD kampları olsun, kantonları olsun Suriye'de, isterse başka yapılar olsun, Türkiye sınırında Türkiye'ye düşman unsur yaşatmayacağız" dedi.

 

 

Davutoğlu, Beyaz TV'de yayınlanan "Gündem Özel" programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

 

Diyarbakır'da DAEŞ'e yönelik operasyonda kapıya yerleştirilen TNT bombalarının patladığını ve 7 teröristin etkisiz hale getirildiğini ifade eden Davutoğlu, "Çok önemli bir operasyondu. Oradan elde edilen bilgilerle tabii varsa ve aktif hale gelmesi mümkün bütün uyuyan hücrelere de gerekli müdahalede bulunulacak" ifadesini kullandı.

 

Davutoğlu, "Olası saldırılara ya da olası bağlantılara dair önemli bilgilerin ele geçirildiği bir operasyon olduğunu rahatlıkla söyleyebilir miyiz" şeklindeki soruyu "Tabii ki" diyerek cevapladı.

 

"Bizim bu konularda gereğini yapmadığımız gibi ithamlarda ve sorumsuzca açıklamalarda bulunan sayın genel başkanlara ithaf olunur" diyen Başbakan Davutoğlu, şöyle devam etti:

CANLI YAYIN İÇİN TIKLA

"Emniyet birimlerimiz canlarını ortaya koyarak bir taraftan DEAŞ ile mücadele ediyor Diyarbakır'da, bir taraftan PKK ile mücadele ediyor. Bizim genel başkanlar ise PKK'ya da DEAŞ'a bir şey söylemiyorlar. Bize saldırıyorlar katil diye. Gerçekten ibretlik bir dönemden geçiyoruz, halkımızın bunu çok iyi değerlendirmesi gerekiyor. Gelin beraber mücadele edelim, 'Hayır'. Bırakın biz mücadele edelim 'Hayır, çünkü bu işin sorumlusu sizsiniz'. Bırakın diye sormuyoruz da gerekeni yapıyoruz. Bu halkımızın gözü önünde cereyan eden son derece herkesin ibret alması gereken süreçler bunlar."(Tezahüratlar) Maşallah gençlere.

 

Nenehatun… ("Burada" sesleri) Alvarlı Efe… ("Burada" sesleri) İşte Dadaşlar… ("Burada" sesleri)

 

Anadolu’muzun, tarihimizin, ecdadımızın, kültürümüzün kale şehri Erzurum’un güzel insanları, Dadaşlar; hepinizi muhabbetle, sevgiyle selamlıyorum. Dadaşlar diyarı Erzurum, Nenehatun’un diyarı Erzurum, seni bütün kalbimle, barındırdığın yiğit Erzurumluları bütün gönlümle kucaklıyorum.

 

Erzurum kale şehir, ben kale şehir demiştim Erzurum’a ilk geldiğimde, çünkü Erzurum bizim Anadolu’muzun, tarihimizin, kimliğimizin kalesidir. Erzurum düşmedikçe Anadolu düşmez, Erzurum sarsılmadıkça Anadolu’ya hiçbir şey olmaz.

 

İşte Erzurum ayakta, bir kez daha ayakta. Erzurum yar şehri, Erzurum bar şehri, Erzurum ar şehri, Erzurum namus şehri.

 

“Erzurum kilidi mülk-i İslam’ın, Mevla’ya emanet olsun Erzurum. Erzurum derbendi mülk-i İslam’ın, Mevla’ya emanet olsun” diyen Alvarlı Efe Hazretlerine selam olsun.

 

Erzurum, siz her şeyin kilidisiniz. Bakın işte bir kilide de, Anadolu’nun üstüne çöktürmek istenen bir kilidi de 1 Kasım’da açacak olan Erzurum’dur. Bütün kilitleri açmaya var mısın Erzurum? ("Varız" sesleri) Üzerimize kara bulutlar çökertmek isteyenlere ders vermeye var mısın Erzurum? ("Varız" sesleri) 1 Kasım’a hazır mısın Erzurum? ("Hazırız" sesleri) Yürümeye hazır mısın? ("Hazırız" sesleri) Milli iradenin bayrağını göndere çekmeye hazır mısın? ("Hazırız" sesleri) Allah razı olsun. İşte bu hazırım sözlerini duymak için buradayız.

 

Bu tarihi mitingi, bu muhteşem coşkuyu, bu meydanı dolduran gençlerimiz, bacılarımız saygıyla, muhabbetle selamlıyorum.

Erzurum, duruşuyla, vakarıyla vatanımızın, istiklalimizin, istikbalimizin sahibidir. Tarihine, kimliğine, hatırasına sahip çıktığı için Erzurum’a muhabbetimiz sonsuzdur. Siz varsınız ya arkamızda, 7 düvel karşımızda olsa ne yazar Erzurum, ne yazar?

 

Erzurum Kongresini yapanlar onu demişlerdi, işte biz de burada milletimin kongresinde diyoruz ki, bu vatan bölünmez, tek bir bütündür. Sizler Türkiye’nin şeref davasına, Sayın Cumhurbaşkanımıza, bu kutlu yürüyüşe her zaman sahip çıktınız, sizlere minnettarız.

 

Buradan bütün Erzurum’a selam ediyorum. Aziziye’ye, Palandöken’e, Yakutiye’ye, Aşkale’ye, Çat’a, Hınıs’a, Horasan’a, Ilıca’ya, İspir’e selamlarımı gönderiyorum. Karaçoban’a, Karayazı’ya, Köprüköy’e, Narman’a, Oltu’ya selamlarımızı gönderiyoruz. Olur’a, Pasinler’e, Pazaryolu’na, Şenkaya’ya, Tekman’a, Tortum’a, Uzundere’ye bizden selam olsun.

 

Evet değerli kardeşlerim, Erzurum’a kale şehir demiştim, evet, öyledir Erzurum, zor durumda sığınılan şehirdir, zor durumda vatanı muhafaza edene, savunan, koruyan, kollayan bir kaledir Erzurum. İşte onun için buradayız, Erzurum kalesine sığınmaya geldik, hep beraber Erzurum’dan ses vermeye geldik.

 

Erzurum bardır, bizi o güzel bar ile karşılayan yiğit Erzurumluların gözünde cesareti gördüm, kahramanlığı gördüm, cirit ekibinin o atlarının üstünde yürüyüşe hazır ecdadın torunlarını gördüm.

 

Erzurum delikanlılıktır, Erzurum civanmertliktir, Erzurum Cumhuriyetimizin kurucu iradesidir. Vatan bir bütündür, bölünmez demişti Erzurum Kongresi, esareti ret etmiş, manda ve himaye kabul edilmez demişti o kongre. Vesayet, esaret, bağımlılık illa işgal ordularıyla, illa silahla gelmez, ekonomik özgürlüğümüzü, yönetme irademizi elinden alındığı zaman da esaret gelir, tıpkı 3 Kasım 2002 öncesindeki Türkiye’de olduğu gibi.

 

Şimdi Nenehatun’un bu güzel torunlarına, bu bacılarıma, başı açık, başı örtülü her bir bacıma seslenerek diyorum, eski gelin bir Türkiye’yi bir hatırlayın, bizden önceki eski Türkiye’yi. Başörtülü olduğu için milletin Meclisinden kovulan, hatta vatandaşlıktan çıkartılan ve dönemin Başbakanı tarafından bu kadına haddini bildirin denilen Türkiye’yi unutmadık. Şimdi herhangi birisi bacılarıma haddini bildirin diyebilir mi? ("Hayır" sesleri) Diyebilir mi? ("Hayır" sesleri) Başı açık olsun, başı örtülü olsun herhangi bir kadımıza, Nenehatun’un bir torununa hakaret ettirir miyiz biz? ("Hayır" sesleri) Herhangi bir hakarete izin verir miyiz? ("Hayır" sesleri) Kimse hakaret edebilir mi? ("Hayır" sesleri) Neden? Çünkü dimdik AK Parti kadroları var, memleketin kaderine sahip çıkan AK Parti kadroları var.

 

Cumhurbaşkanınca anayasanın fırlatıldığı bir kitap doyasıyla, hatırlarsınız Necdet Sezer dönemi, büyük krizlerin yaşandığı eski Türkiye, bunları unutur muyuz biz? Bankaların hortumlandığı, imar yolsuzluklarının ayyuka çıktığı Türkiye’yi unutur muyuz? ("Hayır" sesleri) Gençlerin geleceklerinden umutlarını kestiği Türkiye’yi unutur muyuz? ("Hayır" sesleri) Değerli kardeşlerim, kısacı yönetilemeyen Türkiye’yi unutmadık. Kadınlarımıza haddini bildiren günleri tarihe gömdük. Gençlerimizi baskıdan bezdiren günleri geride bıraktık. AK Parti bütün ikna odalarının kapısına kilit vurdu, zulmün kapısına kilit vurdu, o karanlık günleri tarihe gömdü. Allah’ın izniyle bir daha o karanlık günler geriye gelmeyecek, kimse hesap etmesin.

 

İşte siz 2002 seçimlerinde… ("Dik dur eğilme Erzurum seninle" sesleri) Allah aşkına Palandöken gibi, Erzurum’un sırtını verdiği bu dağlar gibi biz dimdik dururuz. 93 Harbinde Erzurum nasıl dik durmuşsa, İstiklal Harbinde nasıl dik durmuşsa arkamızda siz varsınız ya biz her zaman dik dururuz, bir daha eski Türkiye’nin geri dönmesine de izin vermeyiz. Yiğit, civanmert Erzurum Dadaşları ve Nene Hatun’un inanç, fikir varisi Erzurumlu hanımlarımız, bizi 13 yıldır (“Kıskananlar çatlasın” sesleri) Çatlayanlar çok, ama bizimle milletin muhabbetini ne kadar kıskanırlarsa kıskansınlar bize erişemezler. Biz yola çıktık mı milletimizle yürürüz, yere adımımızı bastığımızda Erzurum’un o çetin toprağı gibi dimdik ve her türlü güçlüğe karşı ayakta dururuz.

 

Değerli Erzurumlular, bizi 13 yıldır desteklediniz, hep yanımızda oldunuz. Bilin ki, 13 yılın kazanımlarının heba olup gitmesine asla izin vermeyeceğiz. Biliyorsunuz 7 Haziran’da tek başımıza iktidar olacak sayıya az bir farkla ulaşamadık olsun dedik, milletimiz iradesi neyse başımızın üzerinde dedir dedik. Ama inşallah 1 Kasım’da büyük bir farkla geçeceğiz değil mi? 7 Haziran’dan sonra 1 Kasım’da tek başına iş başına diyor muyuz? (“Evet” sesleri) Ama bakın 7 Haziran’dan sonra daha o gün akşam milletimiz ne dediyse başımızın üzerinde dedik ve bir şey söyledik, Türkiye’yi hükümetsiz bırakmamak adına her şeyi yapacağız dedik, koalisyon görüşmelerini sonuna kadar iyi niyetle yaptık. Ne var ki aynı iyi niyet ve samimiyeti muhataplarımızdan göremedik, bütün gayretlerimize rağmen muhataplarımız uzlaşma arayışlarına girmek yerine kendi tutumlarında yine inat ettiler. Dört siyaset ortaya çıktı 7 Haziran’dan sonra bir AK Parti’nin takip ettiği birlik ve uzlaşma siyaseti. Biri CHP’nin takip ettiği, izlediği blok siyaseti. Biri MHP’nin izlediği Bahçeli’nin MHP’de değil Bahçeli izledi. Biliyorum MHP’li kardeşlerim dahi bundan memnun değil. Bahçeli’nin hayır siyaseti, her şeyi reddeden hayır siyaseti. Biri de HDP’nin izlediği terör siyaseti. Şimdi bakın (“Kahrolsun PKK” sesleri) Merak etmeyin, bu milletin birliğine kast eden, bu ülkenin bölünmez bütünlüğüne kast eden her şeye, herkes, her kesim hepsi kahrolacak hiç merak etmeyin.

 

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ankara'da 99 vatandaşın hayatını kaybettiği patlamanın ardından ertelediği miting programına yarın Bursa'dan start verecek.

 

AK Parti, 99 vatandaşın hayatını kaybettiği Ankara Garı'ndaki patlamanın ardından 1 Kasım takviminde değişiklik yaptı. AK Parti cumartesi günü yapmayı planladığı Ankara mitingini ileri bir tarihe erteleme kararı aldı. AK Parti'de yarın Kocaeli mitinginin yapılması bekleniyordu ancak yeni programa göre Başbakan Davutoğlu, yarın düzenlenecek Bursa mitingiyle Ankara Garı'nda meydana gelen bombalı terör saldırısının ardından seçim programına yeniden start verecek. 17 Ekim Cumartesi günü Kayseri mitingine katılacak olan Başbakan Davutoğlu, 18 Ekim Pazar günü saat 17.00'da ise Kocaeli mitinginde vatandaşlarla buluşacak.

 

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun cumartesi sabah saatlerinde KKTC Su Temin Projesi’nin açılışı gerçekleştirmek üzere Anamur'a gitmesi bekleniyor. 

 

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "PKK kahrolsun, DEAŞ kahrolsun, DHKP-C, bütün terör örgütleri kahrolsun. Canlarımızı bizden alan kim varsa hepsi kahrolsun" dedi.

 

Davutoğlu, Bursa Gökdere Meydanında düzenlenen mitingde halka hitap etti.

 

Başbakan Davutoğlu, 7 Haziran'da tek başına iktidar çıkmayınca terör ve fitne odaklarının harekete geçtiğini, 7 Haziran'dan bu yana oynanan oyunların görüldüğünü belirtti.

 

AK Parti'nin yönetimde olmayacağı bir Türkiye hedefiyle eski Türkiye'nin tüm aktörlerinin bir arada aynı anda sahneye çıktıklarını anlatan Davutoğlu, "Bunlar böyle zor zamanlarda puslu havalarda daima ortaya çıkar. Hep söylerim, çakallar puslu havayı sever.  Bursalı yiğitler aydınlık geleceği yürürler. Yapıları bozmak, işleyeni durdurmak, Türkiye'nin ilerlemesine engel olmak için hareket geçerler" diye konuştu.

 

Olayların seçim sonuçlarının etkilemek için gerçekleştirildiğini ifade eden Davutoğlu, "Seçim mühendisliği yaparak milletin karar alma iradesini ipotek altına almaya çalışıyorlar. Milletin özgür iradesiyle geleceğine karar vermesinin önününe geçmeye çalışıyorlar. Şunu bilsinler ki Türkiye artık onların serbestçe at oynattıkları eski Türkiye değil. Meydanı asla onlara bırakmayız. Bu ülkeyi hedeflerinden uzaklaştırmalarına, milletin boynunu yere eğdirmelerine asla izin vermeyiz. Bu millet gerekirse bağrına taş basar ama çıktığı yoldan asla geri dönmez, istikametini asla terk etmez" değerlendirmesinde bulundu.

Başbakan Davutoğlu, 7 Haziran'dan bu yana çok acılar yaşandığını anımsatarak, şunları söyledi:

 

 "Hala yaşıyoruz. Terör odaklarının vahşi yüzlerini bir kere daha gösterdiği bu dönemde birçok insanımızı teröre kurban verdik, milletçe yaralandık, yüreğimiz dağlandı. Askerlerimiz, polislerimiz insana hizmet gayretiyle ülkemizin çeşitli bölgelerinde görev yapmakta olan insanlarımız alçakça şehit edildiler. Terör, sokaktaki insanları, işinde, gücünde, geçim derdinde olan, evine götürmek için çalışan insanlarımızı, canlarımızı bizden aldı. Yetmedi, cumartesi günü Ankara'da yine 99 insanımızın canına kıydı. Büyük bir katliam yaptı. Acımız derin Bursalılar. Gönüllerimiz yaralı, kaybımız büyük. Terör onlarca canımızı, kardeşimizi bizden ayırdı. Allah hepsine rahmet eylesin. Milletimize sabır versin." 

 

Ankara'daki patlamada yaralananların bir çoğunun hastanelerde tedavi gördüğünü belirten Başbakan Ahmet Davutoğlu, şunları kaydetti:

 

"Bu taziye şu veya bu partinin, şu veya bu siyasi grubun taziyesi değil, hepimizin, milletimizin taziyesidir. Bu acı şu veya bu kesimin değil hepimizin acısıdır. Kimse bu kandan siyaset devşirmeye, insanların acısından siyasi rant çıkarmaya kalkışmasın. Bugün vicdanlı, erdemli ve insan olma, ortak acıya sahip çıkma günüdür. Terörün ortaya koyduğu bu insanlık dışı manzaralar karşısında 78 milyon insanımız yaralandı, derinden sarsıldı. Bu ülkede asırladır dostça, kardeşçe yaşayan, bu ülke için ortak bir iradeyle çalışıp didinen insanlarımız bu düşmanlığı, vahşeti görüyor. Bu vahşet kültürünün bizim değerler dünyamızda yeri yoktur."

 

"Cana kıyan, masumiyet kast eden, insanın hakkını ve hukukunu çiğneyen bizden değildir"

 

Meydandakilerin "Kahrolsun PKK" sloganları atması üzerinde Başbakan Davutoğlu, şöyle konuştu:

 

"PKK kahrolsun, DEAŞ kahrolsun, DHKP-C, bütün terör örgütleri kahrolsun. Canlarımızı bizden alan kim varsa hepsi kahrolsun. Bunlar, bu terör örgütleri, 7 Haziran'dan itibaren adeta bir yerden emir almışcasına saldırıya geçtiler ve Türkiye'yi hedef seçtiler. Cana kıyan, masumiyete kast eden, insanın hakkını ve hukukunu çiğneyen bizden değildir. Biz hep beraber bu vahşetin ve katliamın karşısındayız. Biz bir cana kıyanın insanlığa kıymış  gibi olduğunu, bir kişiyi öldürenin bütün insanlığı öldürmüş olduğunu söyleyen bir inanca mensubuz. Bizim için Allah'ın yarattığı her can azizdir. Biz biliyoruz ki Türkiye bütün bu değerleriyle bütün bu farklılıklarıyla, bütün bu çeşitliliğiyle birlikte Türkiye'dir. Türkiye'nin bu değerlerini ilelebet yaşatmaya kararlıyız." 

 

"Biz kim terör yapıyorsa ona karşı durduk"

 

Bu ülke için hayal kurarken, Türkiye'nin tüm değerleriyle beraber yükseleceği bir gelecek için hayal kurduklarını anlatan Davutoğlu, hiçbir ferdi diğerinden ayırt etmediklerini, herkesi bir ve kardeş bildiklerini kaydetti.

 

Her bir insanın derdine, acısına, ihtiyacına, beklentisine ve duasına aynı samimi gayretle çare olmaya çalıştıklarını ifade eden Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

 

"Hiç bir başarı, hiç menfaat, hiç bir kazanç insanımızın canından daha değerli değil. Kim en ufak bir menfaat için bir insanın hayatıyla oynuyorsa biz onu lanetliyoruz. Kendi menfaatleri için bu ülkeye kastedenleri, dış güçlerin menfaati için bu ülkenin huzuruna, istikrarına insanlarımızın kardeşliğine pusu kuranları lanetliyoruz. Kimden gelirse gelsin, ne amaçla yapılıyor olursa olsun her türlü terör odağını lanetliyoruz. DEAŞ'ı, PKK'yı, DHKP-C'yi MLKP'yi alfabenin hangi harfini kullanıyor olurlarsa olsunlar, bütün bu cinayet odaklarını tek tek ve topluca lanetliyoruz." 

 

Bütün bu terör odaklarının arkasındaki mihrakları lanetlediklerini vurgulayan Davutoğlu, "Terörü lanetlemekle kalmıyor, terörün tam karşısında bütün farklılıklarımızla bütün renklerimizle birbirimize kenetleniyor, bir oluyoruz.  Eti tırnaktan ayıramazlar. Türk'ü Kürt'ten, Kürt'ü Türk'ten, Sünni'yi Alevi'den, Alevi'yi Sünni'den ayıramadılar, ayıramayacaklar" diye konuştu.

 

Teröre kimden gelirse gelsin karşı durduklarını ifade eden Başbakan Davutoğlu, şöyle dedi:

 

"(Senin teröristin kötü, benim ki iyi) diyen anlayışları asla kabul etmiyoruz. Terör terördür, iyisi kötüsü olmaz. Kim aksini söylüyorsa bu yaptığı iki yüzlülüktür, teröre alet olmak, teröriste destek vermektir. Duyuyorsunuz, birileri 'DEAŞ kötüdür, PKK iyidir' diyor. Birileri, birini lanetlerken, diğerine sessiz kalıyor. Biz, hepsine birlikte karşı çıkıyoruz ve tüm terör odakların tek tek ve topluca lanetliyoruz. Milletimiz, terörle mücadele edenleriyle, teröre gizli veya açık destek verenleri de tüm açıklığıyla görüyor." 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.