banner1

Gazi mahallesi canlı yayın Halk TV Gazi mahallesi nerede?

Gazi mahallesi bugün karıştı. Gazi mahallesinde toplanıp barikat kurmaya kalkan gruba polis plastik mermilerle müdahale etti. Bağcılar'daki terör örgütü operasyonunda ölü ele geçirilen Günay Özarslan'ın cenazesi için Cem evine gelen grup dağılmayıp taşkınlık yapınca polis müdahale etti. Toplanan grup ile polis arasında gergin anlar yaşandı. Gazi mahallesinde tansiyon hala çok yüksek.


Gazi mahallesi canlı yayın Halk TV Gazi mahallesi nerede?

Gazi mahallesi yine karıştı. İstanbul'un en olaylı mahallesi olan Gazi mahallesinde yola barikat kurmak isteyen grup ile polis arasında gergin anlar yaşandı. Bağcılar'daki terör örgütü operasyonunda ölü ele  geçirilen Günay Özarslan'ın cenazesine gelen grup yol ortasına barikat kurmaya başlayınca polis müdahale etmek zorunda kaldı. Polisin müdahelesine grup molotof kokteylleri ve taşlarla karşılık verince ortalık karıştı. Polis toplanan grubu tazyikli su ve plastik mermilerle dağıttı. 


HALK TV CANLI İZLE

Sultangazi Gazi Mahallesi'nde polis toplanıp yola barikat kurmaya çalışan bir gruba müdahale etti. Gruptaki kişiler polis taş attı. Polis barikat çervesindekileri tazyikli su ve gaz kullanarak dağıtmaya çalıştı.

 

Bağcılar'daki terör örgütü operasyonunda ölü ele  geçirilen Günay Özarslan'ın cenazesi için Gazi Mahallesi'ndeki cemevi önünde  toplanan ve uyarıya rağmen dağılmayan gruba polis müdahale etti. 

 

Ekipler, Özarslan'ın cenazesinin bulunduğu Gazi Mahallesi Hacı Bektaşı  Veli Cemevi önünde toplanan bir grubu dağılmaları yönünde uyardı. Dağılmayan ve Özarslan'ın cenazesini almak isteyen gruptakiler polise  taş ve molotofkokteyli attı. 

 

Güvenlik güçleri, İsmetpaşa Caddesi'nde kortej halinde yürümek isteyen  grubun önünü TOMA ve Akrep adı verilen zırhlı araçlarla kesti. Biber gazı ve tazyikli suyla müdahale edilen gruptakiler, ara  sokaklara dağıldı. Burada çöp konteyneri, tahta ve demirlerle barikat kuran  şüphelilerin attığı molofkokteylleri, bazı polis araçlarına da isabet etti. 

 

2 KİŞİ YARALANDI

 

Polisin göstericilere müdahale ettiği, göstericilerin polise taş ve sopa attığı olaylar sırasında 1 kişi ayağına isabet eden gaz fişeği kapsülü, 1 kişi de yere düşerek başını çarpması sonucu yaralandı.

 

Geçtiğimiz Cuma günü Bağcılar’daki evinde polis baskını sırasında öldürülen Günay Özarslan için Gazi Mahallesi’nde gösteri yapan guruba yapılan müdahale sırasında 2 kişi yaralandı. Gazi Mahallesi’nde İsmetpaşa Caddesi ve caddeye kesişen sokaklara biriken guruplarla polis arasında yaşanan gerginlik ve müdahale sırasında Cüneyt Yavuz adlı kişi gaz fişeği kapsülünün sol ayağına isabet etmesi sonucu yaralandı. Sol ayağında kırık oluştuğu bildirilen Cüneyt Yavuz, Cemevi’nin ikinci katına çıkarıldı. Cemevi’nde bulunanlar ambulans çağırdı. Ambulansa taşınan Yavuz, hastaneye götürüldü. Olaylarlar sırasındaki koşturma sırasında yeren düşen göstericilerden Sadık Karaaslan başını çarpması sonucu yaralandı.  Yüzü kanlar içinde kalan Karaaslan önce Cemevi yemekhanesinde bir masaya yatırılarak bekletildi. Karaaslan daha sonra  Gazi Mahallesi Toplum Cerrahi Tıp Merkezi’ne götürüldü.


GAZİ MAHALLESİ OLAYLARI

Olayın gelişimi

12 Mart 1995 günü akşam saatlerinde İstanbul’da Alevi vatandaşların çoğunlukta yaşadığı Gazi Mahallesi'ndeki dört kahvehane ve bir pastane aynı anda kimliği belirsiz kişilerce bir taksiden otomatik silahlarla açılan ateşle tarandı. Saldırılar sonucu Halil Kaya adlı bir vatandaş hayatını kaybederken, beşi ağır yirmi beş kişi yaralandı.[1] Saldırganların olay yerinden uzaklaştıktan sonra gasp ettikleri taksinin şoförünü öldürdükleri ve taksiyi ateşe vererek kaçtıkları anlaşıldı. Olayların ardından çok sayıda Alevi vatandaş, Gazi Mahallesi'nde toplandı, emniyet kuvvetlerinin olaya geç müdahale ettiklerini öne sürerek polis karakoluna yürüdü. Polis halkın üzerine ateş açtı. Açılan ateş sonucu Mehmet Gündüz adlı bir vatandaş yaşamını yitirdi, çok sayıda kişi de yaralandı.

 

İzleyen olaylar[değiştir | kaynağı değiştir]

13 Mart günü olayı protesto etmek için İstanbul'un dört bir yanından gelen yaklaşık 15 bin kişi polis karakoluna tekrar yürüyüşe geçti, çevik kuvvet ve özel timlerle desteklenen polis tekrar gruba ateş edince çatışma başladı. Çatışmalar sonunda on beş kişi hayatını kaybederken, aralarında gazetecilerin de bulunduğu birçok kişi yaralandı. Aynı gün İstanbul valiliği Gazi Mahallesi ile iki mahallede (Zübeyde Hanım ile Esentepe) daha sokağa çıkma yasağı ilan etti. Gazi mahallesi'ne giriş ve çıkışlar polis kontrolüne alındı.14 Mart günü Cemevi önünde toplanan kitlenin kendi arasından çıkardığı komite 4 maddelik bir istek listesi hazırladı ve istekleri yerine getirilmezse protestoların devam edeceğini belirtti. Yapılması istenen 4 madde: 1)Cenazelerin verilmesi. 2)Sokağa çıkma yasağının iptal edilmesi. 3)Gözaltındakilerin geri verilmesi. 4)Asker ve polisin bölgeden çekilmesi. şeklindeydi. Ancak bu istekler reddedildi ve aynı gün içinde 15 kişi yaşamını yitirdi. 14 Mart günü, Gazi Mahallesi'nde konan sokağa çıkma yasağına rağmen olayların bir türlü yatıştırılamaması üzerine bölgeye askeri birlikler sevk edildi. Yine aynı gün Gazi Mahallesi'nde çıkan olaylar nedeniyle Ankara Kızılay Meydanı'nda çıkan olaylarda otuz altı kişi yaralandı. 15 Mart'ta olaylar Ümraniye'ye sıçradı. Ümraniye'de 4 kişi yaşamını yitirdi. Mustafa Kemal Mahallesi'nde çıkan olaylarda beş kişinin ölmesi ve yirmiden fazla kişinin yaralanması üzerine bu bölgede de sokağa çıkma yasağı ilan edildi. 16 Mart'ta dönemin İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu olayların yatıştırıldığını söyleyerek bölgedeki sokağa çıkma yasağının kaldırıldığını açıkladı. Ancak 40'a yakın ölü ve yüzlerce yaralı vardı.

 

Dönemin İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu'nun, Emniyet Amiri Necdet Menzir'in, Mehmet Ağar'ın ve İçişleri Bakanı Nahit Menteşe'nin istifaları istendi. Ancak istifa yerine Kozakçıoğlu ve Menzir, bir sonraki dönemde DYP'den milletvekili oldu.

 

Yargılama

 

Olaylardan sonra yapılan otopsi sonucu ölen 17 kişiden yedisinin polis mermisiyle hayatını kaybettiği belirlendi. Gaziosmanpaşa savcılığı'nın olayla ilgili fezlekesiyle Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığı, 20 polis hakkında "müdafaa ve zaruret sınırını aşarak faili belli olmayacak şekilde adam öldürmek" iddiasıyla dava açtı. İstanbul Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Eyüp Ağır Ceza Mahkemesi’ne açılan dava kamu güvenliğinin sağlanamayacağı gerekçesiyle Trabzon’a gönderildi. 11 Eylül 1995'te Trabzon Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlayan yargılama süreci, beş yıl içinde otuz bir duruşma yapılarak 3 Mart 2000'de karara bağlandı.

 

Yargılanan yirmi polis memurundan Adem Albayrak dört kişiyi öldürmekten altı yıl sekiz ay, Mehmet Gündoğan iki kişiyi öldürmekten üç yıl dokuz ay hapse mahkûm edilirken, (cezalar ertelendi), diğer on sekiz sanık polisin ise beraatine karar verildi. Ancak Yargıtay, Albayrak ve Gündoğan hakkında verilen kararı “Haklarında adam öldürme ile ilgili net bir açıklığın olmadığı” gerekçesiyle bozdu. Yargıtay, sanıkların Türk Ceza Kanunu 49. maddesine göre yargılanmasını istedi. Bunun üzerine dava Trabzon Ağır Ceza Mahkemesi’nde tekrar görülmeye başladı. Ancak aileler ve avukatlar Yargıtay kararı ile devletin bir kere daha kendini aklayacağı gerekçesiyle davadan çekildiklerini bildirdiler. Tekrar görülmeye başlanan dava üçüncü celsede karara bağlandı. Mahkeme heyeti Albayrak ve Gündoğan’a toplam dört yıl otuz iki ay hapis cezası verdi.

 

Bunun yanında olaydan yıllar sonra çıkan Ergenekon iddianamelerinde olayın içinde emekli Tuğgeneral Veli Küçük'ün parmağı olduğu ileri sürüldü.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.