Taşeron yasası son durum 27 Kasım Taşeron işçilere ne zaman kadro verilecek?

Taşeron işçilere ne zaman kadro verilecek? Sayıları 1 milyonu geçen taşeron işçiler ne zaman kadroya alınacaklarını merak etmeye başladılar. Yeni hükümetin kurulmasının ardından taşeron işçilere kadro konusunun yakın zamanda gündeme geleceği açıklandı. Taşeron işçilere 100 gün içinde kadro verilmesi bekleniyor. Taşeron işçiler için hazırlanan yasa bir kaç ay sonra meclise gelecek.


Taşeron yasası son durum 27 Kasım Taşeron işçilere ne zaman kadro verilecek?

Hangi taşeron işçilere kadro verilecek? Taşeron işçiler ne zaman kadroya alınacaklarını merak etmeye başladılar. Yeni hükümetin bugün kurulması bekleniyor. Yeni hükümetin kurulmasının ardından asıl işi yapan taşeron işçiler için yeni yasa düzenlemesi yapılacak. 100 gün içinde 100 bine yakın taşeron işçi kadroya alınacak. 

TAŞERONDA BANKA SÜRPRİZİ
 

Ak Parti’nin seçim öncesi vaatlerinin çalışma hayatıyla ilgili en önemli Gündem maddelerinden taşerona kadro cephesinde ilk uygulamaya Ziraat Bankası ve Halkbank gibi kamu bankaları imza atıyor.

 

Ziraat Bankası ve Halk Bank, henüz yeni hükümet açıklanmadan ve taşeron çalışanlara yönelik çalışmalar kamu sektöründe başlatılmadan bünyelerinde çalışan güvenlik görevlilerini kadrolarına alma çalışması başlattılar.

 

Bankalar düşen karlarından dolayı personel çıkartırken, kamu bankalarından Ziraat Bankası, taşeron güvenlik görevlerini banka bünyesine almak için karar aldı.

 

İştiraklerde de var

 

Ziraat Bankası Yönetim Kurulu aldığı karar ile bünyesinde görev yapan 2 bin 707 taşeron güvenlik görevlisini yüzde 70’e yakın bir bölümünü kadroya alıyor.

 

Ziraat Bankası Yönetim Kurulu, kararı 1 Ocak 20016 tarihinden itibaren geçerli olacak ve geri kalan personel ise kademeli olarak banka kadrosuna alınacak.

 

Kamu bankaları bünyesinde ve iştiraklerinde güvenlik personeli dışında temizlik ve içecek servisinde görev yapan çok sayıda taşeron çalışan istihdam ediliyor.

 

Kadro yılbaşında

 

Bu gelişmeyi değerlendiren Öz Finans-İş Sendikası Genel Başkanı AHMET EROĞLU “Kamuda başlatılan taşeron çalışanların ana kadroya alınmasının bankacılık sektöründe de uygulanması bizi çok mutlu etti. Bankalar kamu kuruluşları kapsamında değil ama karşın Ziraat Bankası ve Halk Bankası’nın da bu çalışmaya dahil edilmesi çok sevindirici. Ziraat Bankası’nda 5 yılını doldurmuş toplam 2 bin 707 taşeron güvenlik görevlisi ana kadroya alınacak. Çalışma başlatıldı. 1 Ocak 2016 tarihi itibarıyla banka kadrosuna geçecekler. Aranan koşullar taşeron çalışanların hakkında her hangi bir soruşturmama olmaması, bankanın etik kurallarına uymaları.”

 

Öte yandan Eroğlu, Halk Bankası’nın taşeron güvenlik görevlilerini banka kadrosuna alma çalışmalarının devam ettiğini söyledi. Banka taşeron çalışanların Halkbank kadrosuna alınması konusunda bilgi vermekten kaçındı.

 

Ahmet Eroğlu, Halkbankası bünyesindeki çalışmanın devam ettiğini söyledi.

 

Sendika teşekkür etti

 

Öz Finans - İş Sendikası sosyal medya üzerinden banka yöneticilerine teşekkür etti. Sendika şu açıklamayı yaptı:

 

“Ziraat Bankası’nda görev yapan 2700 taşeron güvenlik görevlisi arkadaşımızdan yüzde 70’ne yakının 1 Ocak 2016 tarihinden itibaren bankamız kadrosuna atamasının yapılmasına dair yönetim kurulu kararı alınmıştır. Bu kararla bankamız kadrosuna ataması yapılacak arkadaşlarımıza hayırlı olsun diyor, bu kararı alan yönetim kurulu üyelerine ve banka yöneticilerine teşekkür ediyoruz. Halkbank bünyesinde görev yapan taşeron güvenlik görevlilerinin 3 yıllık hizmet süresi sonrasında banka kadrosuna ataması uygulaması devam etekte olup, en kısa sürede Halkbank bünyesindeki diğer arkadaşlarımızın banka kadrosuna atamalarının yapılmış olmasını diliyoruz.”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Naci Ağbal, AK Parti'nin ekonomi politikalarına ilişkin, yoğun bir çalışmayla ilk 100 güne birçok şeyi sığdıracaklarını belirtti.

 

Seçim döneminde söylenen vaatler olduğunu belirten Ağbal, "Seçim döneminde vaat olarak ne söylediysek, bunların hepsini ilk 100 günde hayata geçireceğiz. Bunlar için gerekli olan yasal çalışmayı bu süre içinde tamamlayacağız. Özellikle ücret artışları ve sosyal destekler, bunların hepsi ilk 100 günde realize edilecek" dedi.

 

Taşeron işçilerin kadroya alınması konusunda Ağbal, şunları söyledi:

 

Vaatler için 100 günlük acil eylem planı

"Taşeron işçilerin kadroya alınması konusunda ise bakanlar kurulu kararı çalışmaları zaten bir noktaya gelinmişti, hazır. Onun son bir kez üzerinden geçilir. Sonra da asıl işlerde çalışanların kadroya geçirilmesi için yasal düzenleme yapılması gerekiyor, yasal düzenleme yapılmadan kamuya alma imkanı yok. İlk 100 gün içinde bunun da yasal düzenlemesi yapılacak ama bu kişilerin müracaatı, bunların değerlendirilmesi ve kadroya alınmaları 100 gün içine yetişebilir veya yetişmeyebilir ama bunu bir yıl içinde olacak diye söylemiyorum. Yasa 100 gün içinde çıkar, uygulaması hemen başlar. Kişi 100 gün içinde, hangi işte çalışıyorsa kamuya alınacağını bilecek."
 

ŞTE AK PARTİ'NİN SEÇİM BEYANNAMESİ

 

YENİ BİR ANAYASA


"13 yılda gerçekleştirdiğimiz sessiz devrimlerin kalıcı bir düzene kavuşması ve Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında ülkemizin bütün demokratik kriterlerde dünyanın en gelişmiş ülkeleri arasına girmesi için AK Parti olarak beyannamemizin ilk ve esası olarak yeni bir anayasa vadediyoruz. Yeni bir anayasa, yeni Türkiye'nin en temel taşıdır.

 

"SİYASİ PARTİLER KANUNUNU ÇIKARACAĞIZ"


Askeri dönemlerden kalan yürürlükteki siyasi partiler kanununu kaldırarak, yerine siyaset kurumunu güçlendirmek üzere siyasi parti özgürlüğünü güvence altına alacak, parti içi demokrasiyi güçlendirecek, siyasete katılımı teşvik edecek yeni bir siyasi partiler kanununu ivedilikle çıkaracağız.

 

"BAŞKANLIK SİSTEMİ BİZE DAHA UYGUN"


Parlamenter sistemin yol açtığı siyasi istikrarsızlıklar karşısında Türkiye vizyonumuzun ihtiyaç duyduğu etkin ve dinamik yönetim anlayışına dayalı özgürlükçü başkanlık sisteminin daha uygun olduğunu düşünüyoruz. Yeni sistemde meşru siyasi otorite ve hukuk düzenine tabi olmayan hiçbir paralel yapıya kesinlikle izin verilmeyecektir.

 

"TÜM AYRIMCILIK ZEMİNİNİ ORTADAN KALDIRACAĞIZ"


Başta istihdam, iskan ve eğitim sorunları olmak üzere, bütün toplum kesimlerinin ve Roman vatandaşlarımızın sorunlarının çözümüne hız vererek her türlü ayrımcılık zeminini ortadan kaldıracağız. Bu ülkede hiçbir vatandaş, ait olduğu kültür, etnik ve mezhebi geçmiş dolayısıyla tahkir edilemeyecek, dışlanamayacak, ötekileştirilemeyecek, hepsi devletin başının üzerinde olan vatandaşlar olarak en saygın konuma oturtulacak.

 

GELENEKSEL İRFAN MERKEZLERİ VE CEMEVLERİNE HUKUKİ STATÜ


Bundan sonra da Alevi toplum kesimlerimizin, kardeşlerimizin sorunlarının çözümü için gereken her türlü adımı atacağız. Bu noktada Geleneksel İrfan Merkezleri ile cemevlerine hukuki statü tanıyacağız. Aynı şekilde Geleneksel İrfan Merkezleri ile cemevlerinin ihtiyaçlarının karşılanması için 5393 sayılı Belediyeler Kanunu, 3194 sayılı İmar Kanunu ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununda gerekli değişiklikleri yapacağız. Buradan Hacı Bektaş-ı Veli'ye selam olsun.

 

AİLE SOSYAL DESTEK PROGRAMI


Ailenin ve çocukların ekonomik ve sosyal hayatın fırsatlarından yararlanmaları, olumsuz etkilerinden korunmaları için bir dizi eylem belirledik. Bu kapsamda sosyal yardım veya sosyal hizmete ihtiyacı olan bütün dezavantajlı vatandaşlarımıza ulaşacak olan Aile Sosyal Destek Programını ASDEP'i hayata geçiriyoruz.

 

SEÇİM BARAJINA DÜZENLEME


Ülke seçim barajıyla ilgili yeni düzenleme yapacağız. Barajı temsilde adalet, yönetimde istikrar ilkesine göre yeniden düzenleyeceğiz.

 

ÇÖZÜM SÜRECİ


Çözüm sürecini güvence altına almak amacıyla çıkardığımız yasa ile silahın, şiddetin tamamen gündemden çıktığı ortama ulaşmak için her türlü tedbiri alacağız.

Çözüm sürecinin sahibi millet, taşıyıcısı ise AK Parti ve ülkemizde barış isteyen herkestir.

Kamu düzeninin olmadığı toplumlarda özgürlüklerin korunması mümkün değildir.

 

Süreçte oluşan güvenlik risklerini gidermek, bölge halkını örgütün baskısından korumak devletimizin başlıca görevidir.

 

Çözüm sürecinin mimarı da yürütücüsü de AK Partidir, AK Parti olacaktır.

 

YARGIDA KAPSAMLI REFORM


Yargıda kapsamlı bir reform öngörüyoruz. Yüksek yargıda dağınıklığı gidereceğiz, askeri yargı disiplin mahkemesi düzeyinde faaliyet gösterecek, yüksek yargıda birlik sağlanacak.

"HSYK'YI YENİDEN YAPILANDIRACAĞIZ"

HSYK'yı Hakimler Yüksek Kurulu ve Savcılar Yüksek Kurulu olarak yeniden yapılandıracağız.

Eğitimde önemli reformlar gerçekleştirdik, reformları arttırıp derinleştirerek sürdüreceğiz.

Kamu ihale sistemini reforme edeceğiz.

Kamu maliyesi konusundaki reformlarımız sürecek. Şeffaflık ve hesap verebilirliği geliştireceğiz.

İleri teknoloji ve yüksek katma değere yönelik bir ekonomi hedefliyoruz.

Enerji, sağlık, havacılık, bilişim gibi öncelikli sektörlerde teknoloji yatırımlarını destekleyeceğiz.

5G ihalesini de alt yapısını hazırlayarak önümüzdeki dönemde gerçekleştireceğiz.

Vaatlerimiz somut gerçekçi üzerinde düşünülmüş vaatlerden oluşmaktadır.

 

"EV ALMAK İÇİN HESAP AÇAN HER VATANDAŞA YÜZDE 15 KATKI"


Sosyal yardım ve sosyal hizmete ihtiyaç duyan dezavantajlı tüm vatandaşlarımıza ulaşacağız, koğuş sisteminden ev ortamına geçeceğiz. Ev almak için hesap açan her vatandaşımıza devlet yüzde 15 katkı sağlayacak.

Bütün annelerimize doğum hediyesi vereceğiz, şu ana kadar 265 bin anneye bu ödemeyi yaptık.

Kadınların siyasetten bürokrasiye kadar karar alma mekanizmalarına etkin katılımlarını sağlayacak her türlü tedbiri alacağız.

Anneler ilk çocukta 2, ikincide 4, üçüncüde 6 ay yarı zamanlı çalışacak ama tam ücret alacak.

GENÇLER İÇİN YAPILACAKLAR: SEÇİLME YAŞI 18'E İNECEK, İŞ KURANA KARŞILIKSIZ 50 BİN TL VERİLECEK

Gençlerimiz için atacağımız adımları birer birer sizlerle paylaşıyorum.

Bir, seçilme yaşını inşallah 18'e indireceğiz. Seçme yaşını biz 18'e indirmiştik, seçilme yaşını da 18'e indiriyoruz. 21 yaşında bir çağı kapatıp bir çağı açan bir Sultan'ın nesilleri olarak 18 yaşındaki gençlerimizin dahi ülke yönetiminde etkin bir sorumluluk alabilecek altyapıya sahip olduklarına inanıyoruz.

İki, gençlerimize sınırsız, ücretsiz internete erişme imkanı getiriyoruz, nerede olurlarsa olsunlar.

Yine iş kurma anlamında sorular gelmişti. Kendi işini kurmak isteyen gençlerimize proje karşılığı 50 bin liraya kadar karşılıksız nakdi destek vereceğiz.

Yeni iş kuran gençlerimize üç yıl boyunca gelir vergisi muafiyeti sağlayacağız.

İlk kez iş bulan her gencimizin maaşının bir yıl boyunca devlet tarafından karşılanmasını sağlayacağız.

Gençlerde çeyiz hesabı uygulaması başlatacağız.

 

ENGELSİZ BİR HAYAT

Engelsiz bir hayat için gerekli her türlü alt yapıyı oluşturacağız. Engellilerin gündüz ve yatılı bakımları için güvenli şekilde kalabilecekleri engelli yaşam merkezleri kuracağız.

 

EMEKLİLER

Bütün emeklilerimizi kuşatacak şekilde yılda bin 200 lira ek zam yapıyoruz. 7 Haziran öncesinde verdiğimiz söz, gelir adaletini sağlayacak şekilde emeklilerimizin alt gelir tabakasının seviyesini yükseltmişti. Yani bin liraya kadar olan emeklilerimize 100'er lira, bin 100 liraya kadar olanları bin 100'e tamamlamıştık, bir gelir düzeltmesi yapmıştık. Şimdi bütün emeklilerimize, hepsine ayda 100, yılda bin 200 lira. Yani takribi durumuna göre bir veya bir buçuk maaş ölçeğinde yeni zam yapıyoruz. Emeklilerimize hayırlı bereketli olsun.

Ayrıca TOKİ eliyle emeklilerimizi aylık 250 TL taksitle konut sahibi yapacağız.

ÇİFTÇİLERE MÜJDE

Yemde ve gübrede KDV'yi kaldırıyoruz. Genç çiftçilerimize proje karşılığı 30 bin lira karşılıksız destek vereceğiz.

ASGARİ ÜCRET 1300 TL OLACAK

Asgari ücret 1300 TL olacak. Yapılan işin tehlikesine göre asgari ücrette farklılaşmaya gidilecek.

POLİSLERE MÜJDE

Polislerimizin 2.200 olan ek göstergelerini 3000'e çıkaracağız

TAŞERONLARA KAMUDA İSTİHDAM

Taşeronluk çerçevesinde kamunun ihtiyaç duyduğu işlerde çalışan taşeronları kamuda istihdam edeceğiz.

ESNAFA DÜŞÜK FAİZLİ KREDİ

Önümüzdeki dönemde esnafımıza düşük faizli kredi uygulamamıza devam edeceğiz. Ayrıca 30 bin Türk lirasına kadar faizsiz kredi desteği vereceğiz.

KOBİ'LERE MÜJDE

KOBİ'lerin finansmana erişimini artırmak amacıyla taşınırların teminat olarak kullanılmasının önündeki engelleri tümüyle kaldıracağız.

Emek yoğun sektörlerde yatırımcıların talebi halinde, çok önemli, sembolik bir kira bedeliyle anahtar teslimi karşılıksız fabrika yapacağız. 51 ilimizde uygulanmakta olan yüzde 6 oranındaki işveren sigorta primi indiriminde esas alınan 10 işçi çalıştırma zorunluluğunu da kaldırıyoruz. Bu imkandan 251 bin küçük işletmenin yararlanmasını sağlayacağız.

TAM GÜN EĞİTİM

Tüm okullarımızda tam gün eğitim öğretime geçilmesini sağlayacağız. İkili eğitim öğretim kalmayacak.

Öğrencilerimiz üzerindeki sınav baskısını azaltmak amacıyla, yükseköğretime geçişteki sınavların yılda birden çok yapılmasını temin edeceğiz. Mümkünse 3 kez olacak.

SAĞLIK

Sağlık çalışanlarımızın özlük haklarını yeniden düzenleyeceğiz, Sağlık çalışanlarına şiddetin önlenmesi için gerekli çalışmaları tamamlayacağız.

Bazı kanser türleri başta olmak üzere erken teşhis taramalarını çoğaltacağız.

YENİ HÜKÜMET NE ZAMAN KURULACAK? 

TBMM Başkanlığı seçimi için Genel Kurul'a gelişi sırasında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Başbakan Davutoğlu, 64. Hükümet'in ne zaman açıklanacağı şeklindeki soruya, "Bu kadar merak edilecek bir durum söz konusu değil, şundan 1 Kasım sonrasında hani koalisyon ve benzeri tablolar ortaya çıkmış olsa bunlar merakı mücbir bir durum olurdu. 1 Kasım sonrası çok açık bir tablo vardır ve bu açık tablo gereği de hükümeti kurma görevini Sayın Cumhurbaşkanı bana tevdi ettiler. Ben de büyük bir zaferle çıktığımız, AK Parti olarak çıktığımız seçim sonrasında hükümeti kuracağım" karşılığını verdi.

 

TÜRKİYE'YE DÖNÜK HERHANGİ BİR TEHDİT TEŞKİL EDEN BİR GELİŞME OLURSA ANINDA MUKABELE ETME TALİMATI GÜVENLİK BİRİMLERİMİZE VERİLMİŞTİR.

TBMM Başkanlık seçimlerinin için Genel Kurul'a gelişi sırasında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Başbakan Davutoğlu, TBMM Başkanlık seçimlerinin hayırlı olmasını dileyerek, Suriye'deki gelişmeler hakkında konuştu. Suriye'deki sınır güvenliği bağlamında Türkiye'ye dönük herhangi tehdit teşkil eden gelişme karşısında mukabele etme talimatı verildiğini belirten Davutoğlu şöyle konuştu:

"Suriye'deki her gelişmeyi yakından takip ediyoruz. Özellikle son dönemde Bayırbucak bölgesindeki gelişmeler bütün güvenlik birimlerimiz ve  bizim tarafımızdan an be an takip edilmektedir. Dün gece ve evvelsi gece birkaç kez hem MİT Müsteşarımızla hem Genel Kurmay Başkanlığımızla temaslarımız oldu. Dışişleri Bakanımızda bu konuyu Birleşmiş Milletlerde gündeme getirmesi için gerekli talimatları verdik. Bu konudaki hassasiyetimiz her gün her saat itibariyle devam etmektedir. Bugün de ilgili güvenlik birimlerimizle toplantı gerçekleştirdik.  Sınır güvenliği bağlamında Türkiye'ye dönük herhangi bir tehdit teşkil eden bir gelişme olursa anında mukabele etme talimatı güvenlik birimlerimize verilmiştir. Türkiye'ye dönük yoğun bir mülteci akımına yol açacak şekilde bir saldırı söz konusu olduğunda bu konu da da gerekli tedbirler Suriye içinde ve Türkiye içinde alınır. Suriye'de Türkiye müzahir gruplar bunlar ister, Arap ister Türk, ister Türkmen olsun saldırıya uğradıklarında onlara her türlü insani yardımı ve ayrıca onların bulundukları bölgelerde kalmasını temin edecek her türlü yardımı yaparız. Bu konudaki gerekli talimatlar verilmiştir. Bu saldırıların arka planına bakıldığında, çok açık bir şekilde hiçbir DEAŞ unsuru barınmayan, hiçbir terör unsurunun barınmadığı bir bölgede önce Rus savaş uçakları, arkasından da yabancı savaşçılar destekli, bunun özellikle altını çiziyorum, yabancı savaşçılar sadece Suriye'deki DEAŞ unsurları değil Suriyeli olmayan Suriye'deki herkes yabancı savaşçıdır. İster bunlar Lübnan'dan gelen ister Hizbullah ister diğer yerlerden gelen unsurlar olsun, rejimin direnme gücü kalmadığı yerde sivil halka dönük olarak bu yabancı savaşçılar."

 

"BAYIRBUCAK BÖLGESİNDE TEK BİR DEAŞ UNSURU YOKTUR"

Başbakan Davutoğlu, terör faaliyetlerine karşı Türkiye'nin aldığı tedbirlere dikkati çekerek "Türkiye'ye tehdit teşkil eden sadece PKK değil geçmişte de Türkiye'ye dönük faaliyetlerde bulunan terörist unsurlar, hem bu bölgede özellikle Hatay güneyinde terörist unsurlar, DHKP/C ve daha önce bağlantılı grupları kastediyorum, bunların yürüttüğü çalışmalara, terör faaliyetlerine karşı da Türkiye gerekli tedbirleri alır" dedi. Davutoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bayırbucak bölgesinde tek bir DEAŞ unsuru yoktur, tek bir terör unsuru yoktur. Bunun için evvelsi gece olayın gelişmesi esnasında Rusya'ya hem Dışişleri Bakanımız doğrudan arayarak, Rus Dışişleri Bakanını, hem de Rus Büyükelçisi çağrılarak bu konudaki kaygılarımız ve düşüncelerimiz kendilerine aktarıldı. DEAŞ'a karşı operasyon yapılıyorsa bu uluslararası anlamda bir koordinasyon içinde yürütülmeli ve DEAŞ'a operasyon yapılıyor görüntüsü altında masum Suriyeli sivillere ve özellikle de bu bölgede Türkmenlere dönük bir katliama yol açılmamalıdır. Buradan mesajımız son derece açık ve nettir. Biz buradaki kardeşlerimizin bulundukları yerde korunmaları için ve herhangi bir tehdit karşısında insani haklarının korunması için de gerekli tedbirleri diplomatik açıdan da alırız. Diplomatik anlamda Birleşmiş Milletler'de temaslarımız sürüyor. BM Güvenlik Konseyi'ne mektuplar gönderdik. Alanda bugünkü toplantıda mülteci durumuna düşmüş olan kardeşlerimize yapılacak yardımları ele aldık. Ayrıca dediğim gibi Bayırbucak bölgesindeki kardeşlerimizin korunması ve onların orada kendi öz vatanlarında onurlu bir şekilde hayatlarını devamı için her türlü tedbiri o anlamda aldık, alma talimatını da bugün verdik. Bir kez daha kamuoyumuzun bu konudaki hassasiyetimizden emin olmasını ve nasıl diğer bölgelerden gelen, baskılar karşısından gelen kardeşlerimize kucak açtıysak Bayırbucak'tan gelen kardeşlerimize de kucak açacağımızın bilinmesini isterim."

 

"MİT TIR'LARINA YÖNELİK OPERASYON YAPANLAR BU KATLİAMLARDAN SORUMLU"

Yaklaşık 2 yıl önce Bayırbucak Türkmenlerine yardım götüren MİT TIR'larına yönelik operasyonlara vurgu yapan Davutoğlu, şöyle konuştu:

"Bazı eleştiriler duyuyorum, şimdi şimdi çıkan eleştiriler, 2 sene önce MİT TIR'larına, yaklaşık 1.5 sene önce, yönelik operasyon yapanlar bugünkü bu katliamlardan sorumlu olan çevrelerdir. O günlerde tabii bazıları devlet ketumiyeti, mahremiyeti içinde Bayırbucak'taki Türkmen kardeşlerimizin bulundukları yerde muhafazaları için oralarda kendi topraklarında bulundukları alanda kalabilmeleri için yaptığımız yardımlara dönük operasyon yapanların da bu anlamda arkalarında hangi güçler olduğu herhalde çok şimdi herkes tarafından çok açık bir şekilde görülüyor. Ayrıca Kobani'den gelen kardeşlerimize de Kürt kardeşlerimize bağrımızı açmıştık. Kobani'deki katliama karşı sesini yükseltenlerin, Bayırbucak'taki katliama niye sessiz kaldıklarını da sorgulamak lazım. Yani burada kimleri kast ettiğim son derece açıktır." 

Etnik ve mezhep ayrımı yapmaksizin zulme uğrayanlara kuçak açtıklarını ifade eden Davutoğlu, şunları söyledi: 

"Kobani'de Kürt kardeşlerimize biz sahip çıkarken Türkiye'yi itham edenler ve insanlıktan bahsedenlerin bu sefer de Türkmenler söz konusu olduğunda seslerinin çıkmaması da buradan da kast ettiğim adres açıktır, onları da tarih yargılar, sorgular. Biz çok açık ve net politika takip ediyoruz. Etnik ve mezhep ayrımı yapmaksızın kim zulme uğramışsa, baskıya uğramışsa, kucağımızı, bağrımızı açtık. Onların bulundukları topraklarda kalması için elimizden gelen gayreti gösterdik şimdi de gösteriyoruz. Dün Halep'ten gelen bir Arap evvelsi gün Kobani'den gelen Kürt olabilir, bugün de Bayırbucak'tan gelen bir Türkmen olur. Bizim meselemiz insani meseledir. Bayırbucak bölgesi bu anlamda bizim ecdattan, tarihten gelen bir emanet gibi gördüğümüz bölgeler, bütün Suriye'deki kardeşlerimiz akraba topluluklar gibi. Bu bakımdan elimizden gelen her tedbir alınacak, her gelişme takip ediliyor."

 

"TÜRKİYE HER ZAMAN SÜRDÜRDÜĞÜ İLKELİ POLİTİKAYI BUNDAN SONRA DA SÜRDÜRMEYE DEVAM EDECEK" 

Başbakan Davutoğlu, Harcele hattındaki gelişmeleri de yakından takip ettiklerini ifade ederek, bu bölgede Türkmen unsurlarının bir taraftan DAEŞ'e karşı, bir taraftan da rejime karşı savaştığına dikkati çekti. "Türkmenlerin dün de iki köyü büyük bir başarıyla ele geçirdiğini" belirten Davutoğlu, şöyle konuştu: 

"Türkmenler ve Özgür Suriye Ordusu bir taraftan Harcele hattında DEAŞ'a karşı savaşıyor diğer taraftan da Bayırbucak, Lazkiye kırsalında ve Bayırbucak hattında da rejime karşı savaşıyor. Kimin gerçek anlamda Suriye vatanperveri olduğu da bu gelişmelerle ortaya çıkmaktadır. Ümit ederiz ki Suriye sınırları bir gün barış sınırları olur ama bu sınırları savaş sınırı, barbarlık sınırı haline getirmek isteyenlere karşı da Türkiye her zaman sürdürdüğü ilkeli politikayı bundan sonra da sürdürmeye devam edecek."

 

"EN KISA ZAMANDA HÜKÜMETİ KURACAĞIZ" 

Davutoğlu, başka bir gazetecinin, 64. Hükümetin ne zaman açıklanacağı sorusu üzerine şunları söyledi:

 

"Bu kadar merak edilecek bir durum söz konusu değil. Şundan, 1 Kasım sonrasında hani koalisyon ve benzeri tablolar ortaya çıkmış olsa merak-ı mucbir durum olurdu. 1 Kasım sonrasında çok açık bir tablo vardır. Bu açık tablo gereği de hükümeti kurma görevini Sayın Cumhurbaşkanımız bana tevdi ettiler ben de büyük bir zaferle çıktığımız, AK Parti olarak çıktığımız seçim sonrasında hükümeti kuracağım. Geçmiş seçimlerde baktığınızda değişik gerekçelerle bir hafta ve daha uzun süre, bir bekleme değil bu yani tamamıyla hem istişareler partimizin MYK'sı var, kurulları var hem de Sayın Cumhurbaşkanımızın İstanbul'daki programları sebebiyle. Biraz önce Sayın Cumhurbaşkanımız ile tekrar konuştuk, Bayırbucak bölgesindeki gelişmeleri istişare ettik. Güvenlik Toplantımızda aldığımız kararları gözden geçirdik. Kendisi de yarın Ankara'ya  geleceklerini söylediler. Buluşacağız, inşallah en kısa zamanda hükümeti kuracağız. Buradan bir bekleme hali olduğu gibi bir durum çıkmasın. Bu doğal bir süreçtir. "Biz en zor şartlarda, 7 Haziran'dan sonra bir söz verdik, 'Türkiye'yi hükümetsiz bırakmayız' diye, o şartlarda bırakmadık. Şimdi gördüğünüz gibi 317, böyle dimdik AK Parti milletvekiliyle Türkiye'de hükümet krizi olur mu? O bakımdan herkes, yarın inşallah Sayın Cumhurbaşkanımız ile ilk istişare yapacağım onu da söyleyeyim, sanki görüş ayrılığı varmış gibi hava yansıtılıyor. Daha Cumhurbaşkanımız ile oturup herhangi bir şekilde bu anlamda detaylı bir görüşme yapmış değiliz. Yemin töreninden sonra görevi aldım hemen ertesi gün Sayın Cumhurbaşkanımız İstanbul'a gitti. Şu ana kadar da dediğim gibi doğal bir süreç. Yarın inşallah kendisi Ankara'ya teşrif edecekler, o zaman oturup konuşacağız, istişare edeceğiz, Türkiye'de şimdiye kadar nasıl olmuşsa bundan sonra da merak etmeyin, AK Parti'nin olduğu yerde kriz olmaz." 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.