Hiçbir Şeyi Unutmadım, Hiçbir Şeyi Hatırlamıyorum


Perihan Gün

Perihan Gün

31 Ekim 2016, 16:33

‘Zaman denen şey gerçekten tam ilaç olmasa da hafifletiyor her şeyi. Hiçbir şeyi unutmadım, hiçbir şeyi hatırlamıyorum.’ demişti Yıldız Tilbe… Artık ne soruyorlarsa bilmiyorum, bu şekilde cevaplıyor. Kadın ‘SOR’ diye şarkı yaptığı günden bu yana kafası hiç rahat değil. İçimden ‘işte tam olarak bu’ dediğim bir cümleydi. Günlerce yankılandı kulağımda, defalarca dinledim o röportajı, sonunda ‘ben bu hayatın Yıldız Tilbe’siyim demek ki; yoksa bu kadar hemfikir olmam ‘imkansız' diyerek çıktım işin içinden.

Bakın bu eşik;  her şeyin farkına herkesten önce varabilme; ama bunun bir meziyetten çok, bir eziyet haline gelmesi eşiği. Olabileceklerin,  önceden kestirilebilmesinin bir anlamı olmadığını; belki defalarca tecrübe ettiğin ve kendini, tüm hırsını soyunup bir kenara bıraktığın eşik…  Zamanın, bir yara bandı olmadığı farkındalığıyla, aslında son derece güçlü olduğun bir çizgi. Zamana,  ‘sen benim ilacım değilsin, sadece yaşadıklarımın şahidi, sadece arkadaşımsın’ diyebilmenin gücünden bahsediyorum. Başa gelen gelmiş, ‘ne olur geçsin sızlanmaları' yerine ‘bundan sonra ne yapacağız’ ın konuşulduğu eşik… Yolun sonunda zamanın yanağından bir makas alınan eşik...

Hiç bitmeyecek sandığınız her gece sabaha döndü, asla kapanmaz dediğiniz her yara kabuk bağladı. Hanginiz arkanıza dönüp ‘zaman’a teşekkür ettiniz? Hiçbiriniz.

Çünkü zaman, yaşanan durumu düzeltmedi işte biliyorsunuz. Zamanla her şey olması gerektiği gibi, hayalinizdeki gibi olmadı! O, sizi iyileştirdi sadece. Yol boyunca size eşlik etti hepsi bu kadar.

Yaralarınızı kendiniz sardınız. Yaşanan her şeyi izledi zaman.

Çok ağrı yapan çürük dişinizi düşünün.

Bir parçanın eksilmesini öyle yürekten istemenin başka izahı yoktur. Kendinden olan bir şeyden kurtulmayı istemek deliler gibi… Dişi çektirdiniz, yeri boş kaldı, orda hala inceden bir ağrı kaldı… Diliniz sürekli oraya gidecek… Bir süre böyle devam edecek. Bir müddet sonra acı azala azala bitecek ve artık eskisinden daha az yoklayacaksınız o boşluğu.

Dişinizin artık yerinde olmadığını ve o sancılı günleri unutmadınız; ama acımıyor artık değil mi?

Bunlar hep büyümekle alakalı şeyler.

Büyümek, Yıldız Tilbe’dir arkadaşlar.

Büyümek, hiçbir şeyi unutmamak ve hiçbir şeyi hatırlamamaktır.

Bazen yaşadığım her şeyin hiç de komik olmayan bir şakadan ibaret olduğunu düşünürken, yer yer ağlamalı, çoğu zaman ‘ACI TEBESSÜMLÜ’ duruşumla öykümü uzaktan izlerken… Birilerine anlatmaya kalktığım an burnumun yanması, sonra sahte gülümsemem ve daha çok yanması… Gözlerimin dolmasıyla ‘ne olur akma be’ diye gözyaşlarıma yalvarışım, başımı yukarı kaldırışım ve sonra daha çok gülmek zorundaymışım gibi gelmesi gösteriyor ki ben daha büyümemişim mesela.

Çünkü özür dilerim Yıldız abla ama; henüz hiçbir şeyi unutmadım, henüz her şeyi hatırlıyorum.

 

 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Elif - 1 ay önce
Size ulaşmak ve yazmak istiyorum. [email protected]