banner1

38.bölüm fragmanı Paramparça 26 Ekim yeni bölüm fragmanı

Paramparça 38.bölüm fragmanı. Star Tv ekranlarının sevilen dizisi Paramparça heyecan dolu son bölüm ile ekranlara geldi. Hazal'ın tüm oyunu ortaya çıkınca büyük darbe yedi. Önce Dilara ardından da Gülseren büyük tepki vermiştir Hazal'a. Dilara kadar vicdansız olamadı Gülseren. Paramparça yeni bölümü ile 26 Ekim Pazartesi ekranlarda yerini alacak.


38.bölüm fragmanı Paramparça 26 Ekim yeni bölüm fragmanı

Paramparça 38.bölüm fragmanı yayınlandı mı? Hazal ve Cansu'nun arasında savaş yeniden başlar. Hazal yürüyemediğini söyleyerek Cansu'ya korkunç günler yaşatmıştı. Hazal'ın büyük oyunu ortaya çıkınca Cansu başta olmak üzere Dilara ve Gülseren büyük şok yaşar. Dilara konakta artık Hazal'ı görmek istemez. Gülseren başta kızını ayakta görünce büyük bir sevinç yaşar ama bu sevinç Hazal'ın korkunç oyunu ile son bulur. Hazal'ı konaktan alıp evine götüren  Gülseren içinde artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır. 

 

Özkan oldukça zor günler yaşar. Çocuğu ile Nuray'ın gözlerini açmasını bekler. Nuray bir anda beyin kanaması geçirir yoğun bakımda ölüm kalım savaşı verirken Özkan oldukça zor anlar yaşar. Paramparça 38.bölüm ile 26 Ekim 'de Star Tv ekranlarında yerini alacak.

 

Dilara’dan gelen telefon üzerine yalıya giden Gülseren, Hazal’ın yürümesine sevinirken Dilara’nın tepkisine maruz kalır. Dilara, Hazal’ın bu yalanı Gülseren ile birlikte planladığına iknadır ve artık Hazal’ı hayatından çıkarmaya kararlıdır. Gülseren, Hazal’ın yalan söylediğini öğrenince yıkılır. 

 

 

 

Cihan'a Kelepçe  

Şirketteki maliye denetimi Cihan’ın iyiden iyiye köşeye sıkıştırırken, Harun intikam planına kusursuz bir şekilde devam etmektedir. Geçmişe gömüldüğü sanılan bir sırrın ortaya çıkmasıyla Cihan artık dönüşü olmayan bir yola girer. Ellerinde kelepçeyle emniyete götürülen Cihan’ı orada kötü bir sürpriz beklemektedir. 

Dualar Nuray İçin

Beyin kanaması geçiren Nuray, yoğun bakımda ölüm kalım savaşı verirken kucağında oğluyla kalan Özkan çaresizdir. Bu çaresizlik duygusu, Cihan’dan Gülseren’e, Hazal’dan Cansu’ya, Rahmi Bey’den Keriman’a kadar herkesi ayrı ayrı sarmıştır.

 

 

PARAMPARÇA'NIN HARUN'NDAN SAMİMİ İTİRAFLAR

 

 Medcezir dizisinden sonra Paramparça dizisi ile bir yıldız gibi parlayan Barış Falay bir çok ünlünün yaptığı gibi Arap kanalında söyleşi yaptı. Açıklamalarında özel hayatına dair çok önemli bilgiler verdi.



 Barış Falay, Birleşik Arap Emirlikleri'nden yayın yapan MBC4 kanalındaki 'Turki Ekstra' programında soruları yanıtladı.



 Oyuncu Barış Falay, gençliğinde sosyalist bir derginin sayfasını hazırladığını, tesadüf sonucu başladığı tiyatronun eğitimini gördüğünü söyledi. 



 

Bugüne kadar 'Ezel', 'Paramparça', 'Med Cezir', 'Kurtlar Vadisi' gibi sevilen birçok dizide oynayan Falay, oynadığı dizilerde tanıştığı bir çok güzel insanı yaşamına katmanın büyük hazine olduğuna inandığını, Nursel Köse'nin de bunlardan öyle biri olduğunu söyledi. Köse'nin içini severek yapan isimlerden biri olduğunu anlatan Barış Falay, oyuncuların 'iyi' veya 'kötü karakter' ayrımı yapmasını doğru bulmadığını, 'Ezel' dizisinde canlandırdığı 'Ali Kırgız' karakterini canlandırmaktan gurur duyduğunu anlattı. Falay, 'Ezel' ekibi ile birlikte davetli gittikleri Dubai'deki kırmızı halı ve izleyicinin coşkusunu unutamadığını söyledi. 
Barış Falay, izleyicilerin sosyal medyadan yönelttiği soruları yanıtlarken, aşkın 'kimyasal bir durum' olduğunu düşündüğünü kaydederek, şöyle dedi: 

 

"İLK GÖRÜŞTE AŞK"

 

"İlk görüşte aşka inananlardanım. En azından eşimle öyle olmuştu. İlk görüşte insanın vücudunda ne oluyorsa.. Her şeyi ile yanında olmak, dokunmak, her an için onunla temas etmek istiyorsunuz. Öyle benim için. Oynadığım 'Al Yazmalım'da anlatılan aşk da çok kıymetli olduğu için tercih ettiğim bir projeydi. Bence emek verdiğiniz şey kıymetlidir." 





 

Barış Falay, eşi ile nasıl tanıştığı sorulunca, "1995'te tiyatroda 'Azizname'yi oynuyordum. Eşim de aynı oyunu benden önce başka versiyonunda oynamış. Nasıl oynadığımızı görmeye gelmiş. Oyuna girmeden önce onu görmüştüm. İlk bakışta aşk bende olmuştu. Bunu da çok fazla da belli etmiştim. Gel zaman, git zaman; bir baktık evlenmişiz, çocuğumuz olmuş falan." 
Barış Falay, lisedeyken sosyal faaliyetlere ilgi göstermeye başladığını, bir dönem sosyalist bir derginin gençlik kollarına yönelik sayfa hazırladığını anlatırken, oyunculuğa başlamasına ilişkin şunları söyledi: 

 

"TELEVİZYON İLE 32 YAŞINDA TANIŞTIM" 

 

"Sosyalist dergideki arkadaşlardan birinin önerisi ile bir grup kurduk. Bana, 'Gel bize sahne ışıklarını yap' dediler. Oyunculardan biri 3 prova arka arkaya gelmedi, onun yerine beni bir şekilde oyuna soktular. Çok da 'maymun iştahlı' bir adamdım. Ailem seçimlerime hep saygı gösterdi. Böyle bir tesadüf olunca sevdim, sonra da eğitimini aldım. Televizyon ile 32 yaşında tanıştım. Bu işlerin bana kazandırdığı en büyük güzellik bence tanıştığım insanlar." 





 

"SERENAY VE ÇAĞATAY, DİSİPLİNLİ VE GÜLERYÜZLÜ" 

 

Falay, bir izleyicinin sorusu üzerine Serenay Sarıkaya ile Çağatay Ulusoy'un 'Dünya tatlısı' olarak nitelendirirken, bu genç oyuncuların işlerine çok saygılı, disiplinli ayrıca güleryüzlü olduklarını anlattı. Barış Falay, "Çağatay'ın 2 sene boyunca zor koşullara rağmen bir gün bile yüzünün bir an bile düştüğünü görmedim. Belli ki işlerini çok seviyorlardı. Çok tatlı keyifli, saygılı, çalışması zevkli özel insanlar" diye konuştu.
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.