7,5 saat kuaförde kalan Bülent Ersoy'un yeni imajı şok etti!

Geçtiğimiz hafta gittiği kuaförde 7,5 saat harcayan Bülent Ersoy yeni imajı ile hayranlarının karşısına çıktı. Bursa'da konser veren Diva saçlarını siyah beyaz yaptırarak ilginç bir imaja büründü. Konserin ardından röportaj yapan Bülent Ersoy'a Bulgaristanlı Azis'in kendisi ile düet yapmak istediği soruldu. Ersoy bugüne kadar Tarkan'la düet yaptığını daha sonrasında kimse ile böyle bir çalışma düşünmediğini açıkladı.


7,5 saat kuaförde kalan Bülent Ersoy'un yeni imajı şok etti!

Bülent Ersoy yeni imajı ile hayranlarını şaşırttı. Geçtiğimiz hafta gittiği kuaförde 7,5 saat kalarak rekor kıran Diva yarısı siyah yarısı beyaz saçları ile hayranlarının karşısına çıktı. Bursa Rodman Kulüp’te konser veren Bülent Ersoy, programına ’Gençliğe Veda’ şarkısıyla başlayan Ersoy, konserde giydiği ve genç Semih Doğruel’in hazırladığı kıyafetle de dikkatleri üzerinde topladı. Konser öncesi soruları yanıtlayan Ersoy, Bursalı olduğunu hatırlatarak, "Kendi yerim gibi. İnşallah insanlarla da bütünleşebilirim. Allah nasip eder. Sanırım içerisi doluymuş. Elimden geldiğince gücüm nispetinde, sanatımı eksi sonsuzdan artı sonsuza kadar sunmaya çalışacağım" dedi.

"BİR TEK TARKAN’LA DÜET YAPTIM"


Bir süre önce Bursa’da konser veren ve Bülent Ersoy, Bulgaristan’ın ünlü şarkıcısı Azis’in kendisiyle düet yapmak istediği hatırlatılınca "Bilmiyorum ki, tanımıyorum kendilerini, bağışlasınlar. Bu belki benim eksikliğim olabilir. Ama ben bir tek Tarkan beyle düet yaptım. Ondan sonra da başka düşünmedim. Ukelalık olarak nitelendirilmesin sakın" diye konuştu.

 

Bülent Ersoy, repertuarla ile ilgili özel bir çalışma yaptığını da dile getirerek, şöyle konuştu:

 

"İçerideki ambiyans ne getirir ne götürür, siz çok daha iyi bilirsiniz bu işleri. Bir anda o repertuar değişir, yerine bir başka repertuar gelebilir. En fazla ikinci şarkıdan sonra bunlar belli olur. Oradaki ambiyans kişilerin alım güçleri, yaş vasatileri itibariyle oluşur."

"MÜTEVAZİ OLMAYACAĞIM"


TRT repertuarında bulunan 52 bin eseri nbildiğini ifade eden Bülent Ersoy, "Yaşayanların içerisinde en büyük repertuara sahip kişiyim. Bunda pek mütevazi olamayacağım. Çünkü gerçek. Bu hani bir güzellikti, şıklıktı falan filan olsaydı, o zaman görecelidir. Çeşitli şekillerde yorumayabilirler. Ama repertuar konusunda tabii bu benim söylediğim son noktadır. Onun üzerine de kimse konuşamaz zaten"

 

Sahne kıyafetlerini Semih Doğruel’in hazırladığını ifade eden Ersoy, "Bu gençler hem çiziyor, hem dikiyorlar. Onları tabii teşvik etmek gerekiyor. Güzel olduğuna inanıyorum. Ama bu mevzuda da fazla iddialı konuşmayayım. İnsanlar ne der, ne demezler bilemiyorum. Biraz fazla mı dekoltesi var? Var mı? Bursa biraz şeydir çünkü. Eyvah eyvah yanarım" diye espri yaptı.

BÜLENT ERSOY KİMDİR? 

Bülent Ersoy kimdir, Türk Sanat Müziği’nin güçlü sesi.

 

Bülent Ersoy, 1952 yılında Malatya’da dünyaya geldi. 1960 yılına kadar Malatya’da kaldı. Daha sonra ailesiyle birlikte İstanbul’a göç etti. Esas adı Bülent Erkoç’dur. Çok küçük yaşlardan itibaren müzikle ilgilenmeye başladı. Melahat Pars, Rıdvan Aytan gibi üstadlardan ve belediye konservatuarı hocalarından özel dersler aldı. İstanbul Belediye Konservatuarı‘nı bitiren değerli sanatçı, aldığı akademik terbiye vasıtasıyla hem Tanrüzikal tecrübelerini geliştirme fırsatı buldu.

 

İlk olarak 1970 yılında Üsküdar Fıstıkağacı’nda dönemin ilk aile gazinolarından birisi olan “Özlem” Aile Gazinosu’nda sahneye çıkarak sahne hayatına başladı. Fikret Torun‘un Sunar Konser Bürosu olarak düzenlediği ses yarışmasına katılarak bu yarışmada birinciliği kazanmış ve 1000 lira para ödülü almıştır. Sonrasında bu gazinoda üç ay kadar assolist olarak çalışmıştır.

 

1971 yılında Saner Plak’tan çıkan kırkbeşlik plağı ilk albüm çalışması oldu. Bu çalışmada, güfte ve bestesi bestekâr Muzaffer Özpınar‘a ait “Lüzûm Lalmadı” ve “Neye Yarar Gelişin” adlı eserleri seslendirdi. Sahneye ilk adımını 1974 yılında Büyük Maksim Müzikholleri‘nde attı ve müzik dünyasına bomba gibi düştü. Ancak gerçek soy ismi Erkoç olan sanatçının soyadı Müjdat Gezen tarafından Ersoy olarak değiştirilmiştir. Bu yıllardan itibaren gerek ismi gibi “bülend-paye” sesiyle gerekse hanımefendi kişiliğiyle Türk halkının beğenisini kazandı.

 

Bülent Ersoy, Müzeyyen Senar Ekolü’nün temsilcisi olarak başladığı sanat hayatında, akademik sanat kariyerinin de yüksek olması hasebiyle olağanüstü bir yorumcu ve büyük bir tavrın sancaktarı oldu. “Baharı Bekleyen Kumrular Gibi“, “Dert Çekmeye Gidiyorum” gibi her okuduğu şarkıyla grafiği sürekli yukarı tırmandı. O yıllarda TRT’ye, musikimizin bahtsızlığından ötürü kenara itilmiş, klasik makamlarda eski ve kalıcı eserler yorumladı. Yetmişli yılların ortasında daha da ileri giderek; o günkü müzik piyasasında pop, arabesk ve fantezi vb. gibi ticari şarkılar revaçta olmasına karşın Itrî‘nin “Tut-î Mucize-I Gûyan“ı gibi eserlerden oluşan koyu klasik bir uzunçalar yaptı. Bu ilk uzunçalar çalışması müzik piyasasında ki tüm hesapları altüst etti ve satış rekoru kırdı.

 

Ağustos 1980’de İzmir Fuarı’nda seyircilerden gelen tezahürat sonrası göğüslerini açınca İzmir Cumhuriyet Savcılığı, hakkında soruşturma açtı. Eylül 1980’de İzmir Kordon’daki evinde bir hâkime hakaret edince tutuklanarak 45 gün hapis cezası aldı ve Buca Cezaevi’nde tutuklu kaldı.

 

14 Nisan 1981’de Londra‘da Charring Cross Hastanesi’nde geçirdiği cinsiyet değiştirme ameliyatıyla kadın oldu, ancak “pembe nüfus kağıdı” alması yıllar sonra, sahne yasağını da kaldıran dönemin başbakanı Turgut Özal‘ın öncülüğünde çıkartılan bir kanun sayesinde oldu.

 

Bülent Ersoy’a 12 Eylül darbesi sonrası Haziran 1981’de diğer travesti ve transseksüel sanatçılarla birlikte sahne yasağı getirildi. Bu dönemde kariyerine Almanya’da devam eden sanatçı orada Türk filmlerinde oynamaya devam etti, bir müddet de Avustralya’da yaşadı. 1988 yılında Türkiye’ye döndü.

 

Yurtiçinde ve yurtdışında yüzlerce konser veren Bülent Ersoy, “Düşkünüm Sana“, “Yaşamak İstiyorum“, “Biz Ayrılamayız” ve “Ablan Kurban Olsun Sana” gibi satış grafiği çok yüksek albümlere imza attı. 1995 tarihini taşıyan “Benim Dünya Güzellerim“, S Müzik etiketiyle çıkan ilk albümü oldu. Selçuk Tekay‘ın müzik yönetmenliğini, Özkan Turgay‘ın aranjörlüğünü yaptığı albümde on şarkı seslendirdi. Aynı yıl janrına ve yorumuna uygun olarak “Alaturka 95” adında bir albüm yaparak Klasik Türk Musikisi’ne hizmetini de eksik etmedi. Muzaffer Özpınar’ın yönetmenliğini yaptığı albümde Hacı Arif Bey, Münir Nureddin Selçuk, Selahaddin Pınar, Kadri Şençalar, İsmail Hakkı Bey, Kemani Serkis Efendi gibi birçok üstâdın eserlerine yorumuyla hayat verdi. Ondört eserin yeraldığı çalışmada; “Aziz İstanbul”, “Dönülmez Akşamın Ufkundayım”, “Nerelerde Kaldın Ey Servi Nazım” gibi klasik eserlerin yanında “Alıverin Bağlamamı Çalayım” ve “Karam” adlı iki de anonim türküye de yer verdi.

 

1989 yılında Adana’da verdiği bir konser sırasında bir seyirciden gelen “Çırpınırdı Karadeniz” adlı isteği okumadığı için Hacı Tepe isimli kişi tarafından kurşunlanarak bir böbreğini kaybetti.

 

Bülent Ersoy, bir sonraki çalışmasını 1997 yılında yayınladı. “Maazallah” ismini taşıyan albüm, piyasaya sürülmeden dahi yüksek siparişler aldı ve büyük yankı uyandırdı. Albümün hazırlık aşamasında bu sefer Halil Karaduman ve Osman İşmen‘le çalışan sanatçı, popüler şarkılardan ve anonim türkülerden oluşan bir repertuar seslendirdi. Albüme ismini veren “Maazallah” adlı şarkısının video klibi ise büyük ses getirdi.Bülent Ersoy’un son albümü ise 2002 senesinde çıkardığı “Canımsın” albümüdür.

 

Otuz yıla yaklaşan sanat yaşamında pek çok ilke imza atan Bülent Ersoy, dünyaca ünlü yıldızların sahne aldığı salonlarda konser verdi. 1980 yılında London Palladium‘da ve 1983 yılında Madison Square Garden‘da sahne alan ilk Türk sanatçısı oldu. 30 Mart 1997’te ise Ümmü Gülsüm‘den sonra, etnik müzik sazlarıyla Paris Olympia müzikholünde sahne alan ilk sanatçı oldu. Dario Moreno‘dan sonra Olympia’da konser veren ilk Türk sanatçısı olan Bülent Ersoy, elli kişiden oluşan orkestrasıyla dört saat süren bir program sundu.

 

Bugüne değin otuzun üstünde albüme imzasını atan sanatçı, Türk Müzik Tarihi’ne ismini altın harflerle yazdırdı ve klasik, alaturka şarkılar alanında gelmiş geçmiş en önemli yorumcular arasında yer aldı. Müzik yaşamı boyunca sayısız ödül aldı. Herkesin takdirini kazanan geniş entervalli ve yüksek volümlü sesi, Japonya’da ses laboratuvarlarında yapılan testler sonucu “yüzde yüz kusursuz” bulundu ve 1997 yılında Uluslararası Montu Merid Müzik Doktoru ünvanıyla ödüllendirildi.

 

Evlilikleri :

 

1. evliliği :1998 yılında Cem Adler ile evlendi, 1999 yılında boşandı.

 

2. evliliği : 2007 yılında Armağan Uzun ile evlendi, 2008 yılında boşandı.

 

Popstar Alaturka adlı şarkı yarışmasında jüri üyeliği yapmıştır.

 

Albümleri :

1973 – Ah Tut-i Mucize Guyem

1975 – Şöhretler

1975 – Konser 1

1976 – Toprak Alsın Muradımı

1976 – Bir Tanrıyı Bir de Beni

1976 – Konser 2

1977 – Konser 3

1978 – Orkide 1

1978 – Ölmeyen Şarkılar

1979 – Orkide 2

1979 – Meyhaneci

1980 – Dolmamış Çilem

1980 – Beddua

1981 – Mahşeri Yaşıyorum

1981 – Yüz Karası

1983 – Ak Güvercin

1983 – Ne Duamsın Ne De Bedduam

1984 – Düşkünüm Sana

1985 – Yaşamak İstiyorum

1986 – Anılardan Bir Demet

1987 – Avustralya Konseri

1987 – Suskun Dünyam

1988 – Biz Ayrılamayız

1988 – Anılardan Bir Demet

1989 – Öptüm

1989 – İstiyorum

1989 – Şiirlerle Şarkılarla

1989 – Seçmeler

1989 – Bizim Hikayemiz

1991 – Bir Sen, Bir De Ben

1992 – Ablan Kurban Olsun Sana

1993 – Sefam Olsun

1995 – Benim Dünya Güzellerim

1995 – Alaturka 95

1997 – Maazallah

2000 – Alaturka 2000

2002 – Canımsın

2011 – Aşktan Sabıkalı

 

Filmleri :

1976 – Sıralardaki Heyecan

1977 – Ölmeyen Şarkı

1978 – İşte Bizim Hikayemiz

1980 – Beddua

1981 – Yüz Karası

1984 – Acı Ekmek

1984 – Asrın Kadını

1985 – Tövbekar Kadın

1986 – Efkarlıyım Abiler

1988 – Biz Ayrılamayız

1989 – Anılar

1989 – İstiyorum

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.