banner1

Levent Kırca'nın hastalığı neydi? Levent Kırca ne kanseriydi

Levent Kırca'nın hastalığı neydi? Ünlü oyuncu Levent Kırca dün gece saat 02:40'ta hayatını kaybetti. Bir kez kanseri yenen Levent Kırca'nın kanseri yeniden nükseden Levent Kırca tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Bir süredir kanser tedavisi gören ünlü oyuncu Levent Kırca tedavi gördüğü Marmara Üniversitesi hastanesinde hayatını kaybetti.


Levent Kırca'nın hastalığı neydi? Levent Kırca ne kanseriydi

Levent Kırca dün gece saatlerinde tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Karaciğer kanserini bir kez yenen usta oyuncu geçtiğimiz yıl kanserin yeniden nüksetmesi ile birlikte yeniden tedavi görmeye başlamaştı. Karaciğer kanseri olan usta oyuncu 1 yıldan bu yana kanser tedavisi görüyordu. Marmara Üniversitesi hastanesinde kanser tedavisi gören Levent Kırca dün gece tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. 
 

Levent Kırca'nın hastalığı neydi ? Kırca neden öldü ? Tiyatrocu Levent Kırca, karaciğer kanseri nedeniyle tedavi gördüğü Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde hayatını kaybetti.

 

Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde karaciğer kanseri nedeniyle tedavi gören tiyatrocu Levent Kırca gece geç saatlerde hayata gözlerini yumdu. Kırca'nın hastalığı ağırlaşınca bir hafta önce hastaneye kaldırıldığı ve Temmuz ayından beri hastalık nedeniyle kemoterapi gördüğü öğrenildi.

UMUT KIRCA: "ÇOK ÜZGÜNÜZ"


Hastane önünde açıklama yapan oğlu Umut Kırca çok üzgün olduklarını belirterek şunları söyledi:"Çok üzgünüz. Perişanız. Zaten 10 gündür burada, hastanedeyiz. Kardeşler, kız kardeşim, Özdeş, Oğulcan, ben. Zaten durumunu biliyorduk. 10 gündür de çok ağırdı kendisi. Buradaydık, başındaydık, bütün kardeşler. Ona destek olmaya yanında olmaya çalıştık. Çok üzgünüz. Çok önemli bir sanatçıydı. 50 yıldır büyük işler yaptı Türkiye'de. Fazla söyleyebileceğimiz bir şey yok. Çok üzgünüz. 3 aydır biliyorduk durumunu. Çok çabuk gelişti. Bu kadar çabuk gelişeceğini beklemiyorduk. Kardeşler arasında, aile içerisinde yarın ayarlamalarımızı yapacağız. Salı veya Çarşamba günü defnedeceğiz babamızı güzel bir şekilde" dedi.

 

OĞULCAN KIRCA: "ÇOK DEĞERLİ BİR İNSANDI"


Çok üzgün olduğu gözlenen diğer kardeşlerden Oğulcan Kırca" Çok değerli bir insandı. Allah sevdiklerine, geride kalanlara sabır versin. Hiç beklemediğimiz bir şeydi. Kolay alışabileceğimiz bir şey değil" şeklinde konuştu

 

Levent Kırca'nın diğer oğlu Özdeş Kırca ise herhangi bir konuşma yapmadı.

1948 yılında Samsun'da doğan tiyatro sanatçısı, 1964 yılında Ankara Devlet Tiyatrosu'nda sahne hayatına atıldı. Çok sayıda tiyatro oyunu ve sinema filminde rol alan Kırca, 22 yıl boyunca yayınlanan televizyon programı "Olacak O Kadar"ı hazırladı.Oyunculuğunun yanı sıra sinema filmleri ve tiyatro oyunları da yöneten Levent Kırca'nın 4 çocuğu bulunmakta. Kırca, sanatçı kimliğinin yanı sıra gazete yazarlığı ve siyasi bir partinin Merkez Karar Kurulu üyeliğini de yapmaktaydı.


SEVENLERİNDEN DUA İSTEMİŞTİ

Kanser hastalığı ikinci kez tekrarlayan Leven Kırca Sözcü gazetesine konuştu. 2000 yılında kan kanserine yakalanan ve kanseri yenen Levent Kırca'nın kanseri ikinci kez tekrar etti. 3 ay önce kanseri tekrar eden Levent Kırca son zamanlarda çok stresli günler geçirdiği için kanserin yeniden başladığını söyledi. 
 

3 ay önce kanseri ikinci kez tekrarlayan Levent Kırca flaş açıklamalarda bulundu. İkinci kez kanser hastalığına yakalanan Levent Kırca konuştu: 65 yaşındayım, ölsem gözüm açık gitmez. Gençler yaşasın. "Herkes bana dua etsin" gibi lafları sevmiyorum. Yaşanacaksa da yaşarız abi...Sözcü'ye konuşan Kırca'nın sözleri şöyle:

  

Sizde de bir kavuk vardı yanılmıyorsam.

 

Behzat’ın kavuğu bendeydi, gençlerden birine verdim.  Bir de İsmail Dümbüllü’nün kavuğu var.

İsmail Dümbüllü’nün kavuğu Münir Özkul’daydı. O bu kavuğu Ferhan Şensoy’a verdi. Ferhan (Şensoy) aradı, “Leventçiğim, ağırdan al, ayağını sürt, hemen gitme sakın. Dümbüllü’nün kavuğunu sana vereceğim” dedi. HASAN’ın fesiyle Dümbüllü’nün kavuğunu almadan bir yere gitmeyeceğim (gülüyor). Yaşa baba, yaşa baba.

 

HAYATIN HAKKINI VERDiM…

 

Kimin gideceğini Allah bilir…

65 yaşındayım, ölsem gözüm açık gitmez. Gençler yaşasın, onlara bir şey olmasın. Benim hayatla olan maçım ortada. “Herkes bana dua etsin” gibi lafları sevmiyorum. Yaşanacaksa da yaşarız abi… Yaşa baba, yaşa baba…

Levent Kırca her zaman dik durdu, onuruyla yaşadı…

Ben hayatın hakkını vererek yaşadım. Gözlerimi kapatırken gönlüm rahat olacak. Bu rahatlığı olmayanlar düşünsün. Ben ölümden korkmuyorum. Asıl ölümden korkanlar çalıp çırpanlar, halkı kandıranlar, Cumhuriyet’e zarar verenlerdir. Türkiye Cumhuriyeti’nde hayatını sanatına adamış bir oyuncu olarak görevimi yaptım, alnım ak, gönlüm rahat. Şu an ölsem gam yemem. Ölmeye hazır olmak da önemlidir. Alkışlar aldım, kalpler kazandım.

 

Tedavi nasıl gidiyor?

Üç tane kemoterapim daha kaldı. Devlet hastanesinde tedavi oluyorum. Amerika’ya gidenler de var ama ben de Atatürk gibi kendimi Türk hekimlerine emanet ettim.

 

Daha önce kanserle yüzleştiniz.

2000 yılında kan kanserinin bir türüne yakalandım. O dönem kimseye açıklamadım bunu ve gizli tuttum. Sonunda kanseri paçasından tuttuğum gibi kündeye getiriverdim (gülüyor). Ama bu defaki çok dişli çıktı.

 

Bu yakalandığınız kanserin çektiğiniz sıkıntılarla ilgilisi var mı?

Sıkıntılar, üzüntüler, stresler birikti birikti, sonunda üç ay gibi kısa süre içinde vücudumu sardı. Devlet sanatçılığımı geri aldılar, tiyatroma yardımı kestiler, hakkımda davalar açıldı.  Anadolu turnesinde, sabaha karşı otelden alıp, sorguya çektiler.

KARACİĞER KANSERİ NEDİR?
 

Karaciğer kanserlerine tüm kanserler içinde daha az rastlanır. Batı toplumlarında daha nadir rastlanan bir tümördür ve özellikle hepatit B infeksiyonunun yaygın olduğu Güneydoğu Asya ve Güney Afrika’da görülür. Karaciğer kanserleri çoğunlukla hepatosit adı verilen karaciğer hücrelerinden köken alırlar. Bu nedenle, karaciğer kanserlerinin %85-90’ına hepatosellüler kanser adı verilir.

Risk Faktörleri

Karaciğer kanserine neden olan etkenler tam olarak bilinmemekle birlikte toplumda risk altında olan kişiler mevcuttur. Hepatit B ve hepatit C virüsüyle sarılık hastalığı geçirip virüs taşıyıcısı olanlarda karaciğer kanseri riski artmaktadır. Bu virüsler kan yoluyla ve cinsel yolla insandan insana bulaşır. Karaciğer kanseri, bu tür virüs infeksiyonları görüldükten yıllarca sonra ortaya çıkabilir. Hepatit virüsleriyle yakınmanız olmadan da hastalığı geçirebilirsiniz ve ancak kan testleri ile hastalığı geçirdiğiniz anlaşılabilir. Yine, siroz hastalarının %5’inde de karaciğer kanserine yakalanma riski vardır. Ayrıca, mısır, yer fıstığı ve diğer tahıllarda yaşayan Aspergillus adı verilen mantarların ürettiği aflatoksin adı verilen zehirler de karaciğer kanserine neden olabilir. Erkeklerde, 60 yaşın üzerindekilerde ve ailesinde karaciğer kanseri olanlarda da riskte artış mevcuttur.

Yakınma ve Bulgular

Karaciğer kanserleri sıklıkla karında şişkinlik, karnın sağ üst kısmında sırta vuran ağrı, kilo kaybı, iştahsızlık, ateş ve ciltte sararma, idrar renginde koyulaşma gibi sarılık bulguları ile ortaya çıkar. Bu yakınma ve bulguların hiç birisi karaciğer kanserine özgün değildir. Bu nedenle, benzer yakınmaları olan kişilerin doktora başvurması gerekmektedir.

Tanı

Siroz ve hepatit taşıyıcısı olan hastalarda takip sırasında tanı konulabilir. Tanı koyabilmek için ilk adım doktor muayenesidir. Bu muayenede karın içindeki karaciğer, dalak gibi organlardaki büyümeler, asit adı verilen sıvı toplanması, cilt ve gözlerdeki sararma tespit edilir. Kan testlerinde alfa fetoprotein olarak adlandırılan maddenin yüksek olması karaciğer kanseri tanısını destekler. Karın ultrasonografisi, bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme karaciğerin görüntülenmesi ile tanı konulmasına yardımcı olur. Kesin tanı için görüntüleme yöntemleri eşliğinde karaciğerden ince bir iğne ile biyopsi alınması ve patolojik olarak incelenmesi gerekmektedir. Yapılan biyopsi sonucunda karaciğer kanseri tanısı konulursa hastalığın vücuttaki yaygınlığını anlamak ve uygulanacak tedavi yöntemine karar vermek için evreleme yapılması gereklidir. Evreleme bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme yardımı ile yapılabileceği gibi bazen genel anestezi altında laparoskopi adı verilen girişim ile de yapılabilir.

Tedavi

Karaciğer kanserlerinin asıl tedavisi cerrahidir. Sadece karaciğerde sınırlı olan kanserlerde, hastanın genel durumu ameliyat için uygunsa, hastalıklı karaciğer dokusu çıkartılarak cerrahi tedavi uygulanır. Hepatektomi adı verilen bu cerrahi girişim sırasında çıkartılacak karaciğer dokusunun miktarını kanserin büyüklüğü, sayısı ve yerleşim yeri belirler. Bu işlem sırasında geride kalacak karaciğer dokusunun da hastanın yaşamını devam ettirebilmesi için yeterli miktarda olması

gereklidir. Karaciğerin kanser nedeniyle tümüyle çıkartılması gereken durumlarda sağlıklı bir vericiden karaciğer nakli de yapılabilir. Cerrahiyle birlikte veya cerrahi uygulanamayan bazı hastalarda ısıtma (radyofrekans ablasyon, lazer) veya dondurma (kriyocerrahi) yöntemleri kullanılarak da kanserli doku yok edilebilir. Ancak, bu yöntemlerin etkinliği cerrahiden daha azdır. Cerrahi tedavi sonrası veya cerrahi tedavinin uygun olmayacağı hastalarda ilaç tedavisi (kemoterapi) uygulanır. Bu durumda tek bir ilaç veya farklı ilaç kombinasyonları belirli aralıklarla hastalara verilmektedir. İlaçlar koldaki bir damardan tüm vücuda verilebileceği gibi, ameliyat edilen hastalarda ameliyat sırasında yerleştirilen bir kateter yardımıyla karaciğerin damarından (hepatik arter) sadece karaciğer içine de verilebilir. İlaç tedavisine bazen ışın tedavisi (radyoterapi) de eklenebilir. Bu durumda dışarıdan cihazlar yardımıyla yüksek enerjili ışınlar karaciğerin olduğu karın sağ üst bölgesine yönlendirilerek tedavi uygulanır. Hastalar cerrahi sonrası ilaç ve ışın tedavilerini tamamladıktan sonra belli aralıklarla takip edilirler. Takip sırasında karaciğer ve karın içi organlar ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi veya manyetik rezonans görüntüleme yöntemleriyle görüntülenerek hastalığın tekrarlayıp tekrarlamadığı kontrol edilir. Kanserin tekrarlaması genellikle ilk iki yıl içinde olur. Hastaya tekrarlayan kanserin durumuna göre yeniden cerrahi, ilaç veya ışın tedavisi uygulanabilir.

Korunma

Karaciğer kanserinden korunmak için hepatit virüsleriyle infeksiyondan kaçınmak gerekir. Hepatit B virüsünden aşılanarak korunabilirsiniz. Ayrıca, alınan besinlerde aflatoksin olmamasına dikkat etmek gerekir. Siroza ve uzun dönemde karaciğer kanserine neden olabileceği için aşırı alkol tüketiminden uzak durmak gerekir.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.