banner1

Sefa Zengin 'Başrol oynamak için yakışıklı olmaya gerek yok'

Kurtlar Vadisi dizisi ile gönüllere taht kuran şimdilerde Deniz Yıldızı dizisinde oynayan Sefa Zengin ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Sefa Zengin hakkında merak ettikleriniz haberimizin devamında sizlerle..


Sefa Zengin 'Başrol oynamak için yakışıklı olmaya gerek yok'

SÖYLEŞİ:  ONUR SANCAK

Sefa Zengin desem neler söylersiniz?

Tipik bir Türk vatandaşı. İnsanlar sizin oynadığınız karakterlerle özdeşleştirip kafalarında bir karakter çiziyorlar. Ve sizi öyle kabul ediyorlar. Tiyatro oyuncusu insan kendini hangi işte ifade edebilirse orada mutlu olabilir. Ben de kendimi en iyi ifade etme yöntemi olarak tiyatro oyunculuğunu seçtim. 1991 yılında İstanbul Üniversitesi, Devlet konservatuarı sınavlarına girdim. Ve bir tiyatro oyuncusu adayı olarak öğrencilik yaşamıma başladım. Malatya doğumluyum. 1968 yılından iki yıl sonra 1970 yılında ben doğduktan iki yıl sonra,  İstanbul’a gelen bir ailenin çocuğuyum. İşçi anne, inşaat işçisi bir babanın okumaya çok meraklı oğluyum. Henüz ilkokul çağlarındayken ansiklopedi okumaya çok meraklıydım. Bu bana çok şey kattı. Genel kültürüm arttı. Dünyaya bakışım değişti. Hayat görüşümü şekillendirdi. Yavaş yavaş Sefa Zengin’i oluşturdu. Bana bay ansiklopedi demeye başladılar. Yakından tanıyanlar bu lakabı hala kullanırlar. Müziği seven, sanatı seven, ülkesini seven bir Türk vatandaşıyım.
 

Yıllardır kötü adam karakterlerini canlandırıyorsunuz. Bu rolleri canlandıranlar zaman zaman sokakta olumsuz şeylerle karşılaşıyorlar. Siz de böyle şeyler yaşadınız mı?

Sürekli. Yakamı bıraktığını söyleyemeyeceğim. 1994 yılında Dormen tiyatrosuna girdim. Onlarla birlikte komediyi öğrendim. 2003 yılında kurtlar vadisi dizisine girmemle birlikte Türkiye kötü adamla tanıştı. Oynadığım karakter sıra dışı karakterdi. Şizofren bir kimliği canlandırıyordum. Bir oyuncunun rolünün hakkını vermek vazifesidir. Anlaşılan rolü fazlasıyla iyi oynamış olacağım ki bir müddet sonra tepkiler almaya başladım. Bu tepkiler hala devam ediyor. Sokakta, parkta, alışveriş merkezlerinde hala Erdal olarak tanınıyor ve öyle seviliyorum. Kötü adam olmak çok zevkli.  Kötü adam akılda kalıcı oluyor. Kötü adam rolü sınırları çok keskin çiziyor.

Kötü adam rolünü kimlere oynatıyorlar?

Bana oynatıyorlar. Her insanın içinde iyilikte kötülükte barınıyor. Ben oynadığım rollerle benzeşmesem de içimde barındırdığım kötü hisler rolü canlandırmama yardımcı oluyor. Bu roller birazda fizyonomiyle alakalı. Benim fizyonomimde bu rolleri oynamama yardımcı oluyor. Yüzümdeki keskin hatlar, belirgin kemikler, sert yüz hatları bu rolleri canlandırmamda bana yardımcı oluyor.
 

Sinema filmlerinde oynadınız. Bunlar içinize sinen roller miydi?

Bazıları içime sindi ama bazıları için bunları söyleyemem. Öyleyse neden oynadınız diyeceksiniz? Türkiye koşullarında ekonomik açıdan varlığınızı sürdürebilmek için seçici olamıyorsunuz maalesef. Aslında rolün size uygun olmadığını biliyorsunuz fakat yaşam koşulları sizi o rolü oynamaya mecbur bırakıyor. Böyle kabul ettiğim roller oldu elbette.
 

Oynadığınız karakterlere yakın teklifler mi geliyor?

Şu ana kadar farklı bir rol teklifi gelmedi. Sinema dizi ya da tiyatroda bana teklif edilen roller hep buna benzer roller. Sefa nasıl olsa bu rollerin üstesinden geliyor işimizi kolaylaştıracak diye düşünüyorlar. Bir gün mutlaka ters köşe yapacağım bir rol gelecektir.

 

Siz eğitimlisiniz? Sizce oyunculukta eğitim şart mı?

Her alanda eğitim şart. Tiyatro oyunculuğunda alaylı eğitimli birbirinden çok ayrı değiller. Usta- çırak ilişkisiyle belirler ve yetiştirirler. Eğitimde de hocalardan ders alarak yetişirler. Alaylı da eğitimli de iyi oyuncu olduktan sonra aynı anlamı ifade ediyor benim için.
 

İyi bir oyuncu varsa alaylı ya da eğitimli görmek bence iyi oyuncuya haksızlık olur.


 

Başrol oyuncusu olmak için güzel ya da yakışıklı olmak şart mı? Genelde bakıyoruz hep güzel ve yakışıklı insanlar başrol oynuyor.

Ben yakışıklı mıyım? Değilim ama başrol oynadım. Başrol oynamak için genellikle güzel kız yakışıklı erkek seçiliyor ama iyi oyuncularda çok yakışıklı olmadan başrol oynayabiliyor. Estetik olabilen herkes başrol oynayabilir.  Ben de başrol oynadım. Tiyatroda kurallar bellidir. Çirkin bir karakter çizilmişse siz bu rolü güzel birine oynatamazsınız. Çirkinse çirkin oynar.
 

Seslendirme yapıyorsunuz. Biraz da bundan konuşalım. Seslendirme yapmanın zorlukları var mı?

Var elbette. Çok iyi Türkçeye ve diksiyona sahip olması gerekiyor. Bunlara sahip olabilen kişi seslendirme yapabilir. Bu da gittikçe kan kaybetmeye başladı. Elbette anlamını yitirdi böylece.

Sahne önü mü arkası mı?

Sahne üstüde bambaşka bir dünya sahne arkası da öyle. Oyuncuların performansı da öyle. Sorumluluk yönetmende oluyor. O da çok keyifli. Benim anlayışım, oyuncu arkadaşımın yeteneğini kullanmasını isterim. Buna yardımcı olamaya çalışırım. En iyi performansı göstermeli. Oyunculuk çok değişken bir iş.  Oyunculuğunuzu sürekli geliştirmek zorundasınız.
 

Aynalarla konuşur musunuz?

Konuşurum. Mimik çalışmalarımı genelde elimi yüzümü yıkarken çalışırım. Oyunculuğuma katkısı çoktur.
 

Kendinizi birkaç cümleyle anlatmak isteseniz neler söylersiniz?

Sevecen, sorumluluk sahibi, içten, samimi dürüst.
 

Başarısızlık sizi nasıl etkiler? Başarısız olduğunuz projeler oldu mu?

Başarısızlık beni daha çok kamçılar. Başarısız olduğum zamanlar elbette oldu. Nerede hata yaptığımı düşünürüm. Ve bu hatamı düzeltmeye çalışırım.

 

Şöhret?

Benim için bir anlam ifade etmiyor. Şu an tanınan biriyim o kadar. Bu mesleği yaparken insanların ilgisine maruz kalıyorsunuz. Güçlüyseniz onun üstesinden gelebilirsiniz. Gelemiyorsanız sorun orda başlıyor bence.
 

Çok teşekkür ediyorum.
 

Ben teşekkür ederim.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.