banner1

Taha Özer bilinmeyenleri! Taha Özer'in babası kimdir ne iş yapıyor?

Taha Özer kimdir? Lüks yaşamı ve İnstagram hesabına yüklediği fotoğraflarla ilgi çeken Taha Özer pek çok kişi tarafından merak edilmeye başlandı. Ciciş kardeşler olarak bildiğimiz Esra ve Ceyda kardeşler ile neredeyse tüm vaktini geçiren Taha Özer ünlü İnstagram fenomeni Dan Bilzerian olma yolunda varını yoğunu ortaya koyuyor. Taha Özer hakkında merak ettikleriniz ve Taha Özer'in Hürriyet gazetesine verdiği röportaj haberimizin devamında sizlerle.


Taha Özer bilinmeyenleri! Taha Özer'in babası kimdir ne iş yapıyor?

Taha Özer kimdir? Son günlerin en çok merak edilen isimlerinden biri Taha Özer olmaya devam ediyor. Ciciş kardeşler ile oldukça samimi olan Taha Özer İnstagram hesabına yüklediği fotoğraflar ile ilgi çekiyor. Yaşadığı her anının fotoğrafını İntagram hesabından yayınlayan Taha Özer Türkiye'nin Dan Bilzerian'ı olma yolunda ilerliyor. Taha Özer Deriden markasının veliahtı olarak biliniyor. 

Taha Özer Son günlerin en çok merak edilen isimlerinden biri olmaya devam ediyor. Deriden markasının veliahtı olan Taha Özer 1987 doğumlu. Ciciş kardeşler Esra ve Ceyda ile gününü gün eden Taha Özer Türkiye'nin Dan Bilzerian'ı olamak için elinden geleniyor. . Türkiye'nin Dan Bilzerian'ı olma yolunda pek çok şey yapan Taha Özer yaptığı herşeyi İnstagram hesabından anında yayınlıyor. Taha Özer hakkında merak ettikleriniz haberimizin devamında sizlerle. 

 

1987 doğumlu, ilkokulda konservatuar ve müzik eğitimi almaya başlayan, şu an yeditepe üniversite ingiliz dili ve edebiyatı 2. sınıfta okuyan yeni bir şarkıcı. geçtiğimiz aylarda sezen aksu, ümit sayın, kıvanch k gibi müzisyenlerin desteğiyle davet isimli ilk albümünü çıkarmış. hayırlı olsun diyoruz. 

 

şöyle de bir sitesi var: http://www.tahaozer.com/





Sosyal medyada ün kazanan, Amerikalı profesyonel poker oyuncusu Dan Bilzerian'a benzetiliyor. Taha Özer, "Ben çok iyi yaşıyorum, bunu da paylaşmayı seviyorum" diyor... Peki Taha Özer kimdir, "İyi yaşamaktan" kastı nedir? Hayatı, sosyal medya paylaşımlarındaki gibi mi?Özer ,bütün merak edilenlerini Radikal'den Armağan Çağlayan'a anlattı...

En tahammül edemediğim şey bir kıza sarılarak uyumak!

 

En merak ettiğim sorudan başlayayım. Niye böyle bir şey yaptınız; Dan Bilzerian diye bir adam var, onunla ilgili bir durum mu?

Benim hayat tarzım yıllardır böyleydi zaten. Yakın çevrem benzetiyordu. Son olarak, herkes birdenbire aynı şeyi söyleyemeye başlamıştı. Ama yıllardan beri birileriyle ciddi ilişkilerim oldu. Onlar bittikten sonra çok hızlı yaşamaya başladım. Beş, altı senedir de böyleydi. Ama sadece kadınlarla ilgili söylemiyorlar bunu…

 

Neyle ilgili söylüyorlar? Fotoğraflarınızın çoğunda zenginlikle ilgili bir öge mutlaka var…

Evet… Seviyorum  yaşamayı, hayatı. Elimdeki şeyleri kullanmayı seviyorum. Sahip olduklarımı belirli bir süre keyifle yaşayabilirim, sonrasında aynı keyfi almayabilirim. Önceliklerim farklı olabilir, daha sonrasında. Şu an yaşım ve pozisyonum gereği yaptığım şeylerden zevk almaya çalışıyorum.

 

Kaç yaşındasınız?

27

 

Büyük bir ayakkabı markasının varisisiniz. Babanız kızmıyor mu bu duruma?

İşim ayrı, özel hayatım ayrı… Birbirine katmamaya çalışıyorum. 

 

Ama hafta içi bütün gazetelerde sizin Instagram paylaşımlarınız vardı…

Ama benim hiçbir paylaşımımda şirket ismi geçmez… 

 

Şirket ismi demiyorum, galeriler var.

Galeriler var ama galerilerde de onların yazdıkları yok. Koymam yani. Özel hayatım ayrı, iş hayatım ayrı. Çünkü kurumsal bir şirkette çalışıyorum. Ona uygun davranmam gerekiyor. Özel hayatım sadece beni ilgilendiriyor. İş hayatında da çok ciddi, çok farklı açıdan değerlendirilebilecek bir kişiliğim var.

 

 

Dan Bilzerian paylaşımlarıyla bütün dünyanın takip ettiği sosyal medya femomenlerinden...

 

 

Dan Bilzerian'ın Türkiye şubesi Taha Özer

 

Ama ben dün Twitter’da bütün gün sizin isminizi gördüm mesela. Tedirgin olmadınız mı, iş hayatım, ne oluyor falan diye…

Oradan şöyle bir tepki geliyor; iş hayatımla ilgili insanlar ya da işte şirkette çalışan insanlar, “A seni şurada gördük, burada gördük…” diyorlar. Bana olumsuz bir şey gelmiyor. Genelde benim ilgimi çekmeyen bir kategori bayan var, onlardan olumsuz yorum geliyor. 

Benim ilgimi çekecek kategoriden almıyorum, onlar yorumsuz kalıyor. 

 

Sadece kadınlar için mi yapıyorsunuz Instagram paylaşımlarını?

Yok hayır. Benimle zaman geçirmek isteyen, konuşmak isteyen, beni seven insanlar erkekler de var. Facebook mesajlarıma bakıyorum, 200-250 kişi yazıyor günde, bunun 150’si erkek. Ve “Ağabey bir gün resim çekilelim mi?” Hep ağabeyle başlıyor, farklı bir diyaloga gitmiyor. Giden de var. Yüz tane yazıyorsa 90’ı “Ağabey resim çekilebilir miyiz, beni takip eder misin, paylaşır mısın?” O tarz yorumlar... Instagram hesabım zaten hep popülerdi, Twitter’ım ondan önce popülerdi.

 

Ne mezunusunuz? 

Yeditepe Üniversitesi İngilizce İşletme.

 

Siz mi yönetiyorsunuz şirketi? 

Yönetimindeyim, evet.

 

Nerelisiniz?

Erzurum. Ama İstanbulluyuz. Çok İstanbulluyuz. Ama en tepeye gidince Erzurumluyuz. Soruluyor, “Nerelisiniz?” diye, “İstanbullu”, “Baban nereli?” “O da İstanbullu”, “Deden nereli?”, “O da…” Nereli, nereli deyince Erzurum geliyor, o yüzden direkt Erzurum diyeyim.

 

YAŞADIKLARIMIN ÇOĞU FOTOĞRAFLARDA GÖZÜKMÜYOR

 

Gerçekten fotoğraflarda görüldüğü gibi mi yaşıyorsunuz?

Evet. Çoğu da fotoğrafta gözükmüyor, gözükmediği kadarı da var. Paylaşamıyorsun. Ben çok açık seçik bir şey paylaşmıyorum zaten fotoğraflarımda. Arkadaşlarım oluyor, kız arkadaşlarım oluyor. Bir ortam oluyor. Üstlerindeki kıyafetler biraz iddialı olabilir. Benim üstüm başım biraz klas olabilir. Mekân iyi bir mekân olabilir ama orada çok fazla böyle cinsel çağrışım yapan çok az şey var. Çok daha fazlasını yapabilirim ama yapmam. Onun için Periscope’a bekliyoruz yani… 

 

Periscope’ta ne yapıyorsunuz ki?

Periscope’ta bir şey yapmıyorum da Periscope’ta çok popüler oldum ben. Dünyada 19’uncuyum şu an.

 

Ne yayını yapıyorsunuz?

Mesela bir arkadaş ortamında hemen açıyorum, bugün açayım şu anda direkt 1K yani bin kişi gelir. 130 bin takipçim var Periscope’ta. Bastığım anda bin kişi geliyor. Sonra onlar arkadaşlarını davet ediyor, iki bin kişi oluyor, böyle bir ortamda. Ama bir ev ortamıysa, yanımda bir kız arkadaşım varsa direkt 4K, 5K, 6K diye çıkıyor.

 

Niye geliyorlar?

Bilmiyorum. Ben bir özelliğimden dolayı bir şeylere sahip olduğumu düşünmüyorum. İnsanların neye geldiklerine de kafayı çok yormuyorum. Sadece, bana bir ilgi var bunu biliyorum. Ulaşmak istediğim herkese ulaştım bugüne kadar. Çok fazla bir şey kaybetmedim hayatta. Sebebini de araştırmadım. Böyle oldu, böyle gitti.

 

Hiç ulaşmak isteyip de ulaşamadığınız insan olmadı mı?

Oldu, birkaç tane. Ama onlara da ulaşamayacağımı düşünüp kendimi geri çektim.

 

Böyle yaparak birisinden intikam mı alıyorsunuz acaba?

Yok. 15-16 yaşlarımdayken kız arkadaşlarıma “Şunu giyme, bunu yapma, buraya gitme” diye çok karışıyordum. Sonra baktım ki bunları yapmadığım zamanlarda daha fazla değer veriliyor bana, daha fazla üstüme düşülüyor. İnsanlar seninle daha fazla ilgileniyor. Sen insanların üstüne gitmedikçe onlar senin üzerine geliyor. Sen aramadıkça onlar seni arıyor. Bazen saf bir insan gibi davranabilirsin, hiçbir şeyden anlamıyor gibi davranabilirsin. Politik olabilirsin. Aranın kötü olduğu insanlara illa aranın kötü olduğunu söylemeyebilirsin. Senin işine gelen noktada, senin doğru davranman gerekiyor her zaman. Bunları yaparak ilerlediğin zaman zaten sıkıntı olmuyor.

 

Çok mu zenginsiniz?

Allaha şükür, maddi durumumuz iyi. Biz erkek arkadaşlarımızla gittiğimiz yerlerde bir kuralımız vardır; dört erkek bir yere gidiyorsak hesap dörde bölünür. On kız, dört erkek gidiyorsak yine hesap dörde bölünür. Otuz kız, dört erkek gidiyorsak, yine hesap dörde bölünür.

 

BENİM GİBİ YAŞAYAN PEK KİMSE YOK

 

Öyle bir dönemde yaşıyoruz ki sizin gibi yaşayanlar aslında gizleniyorlar.

Doğru. Ben kendim gibi yaşayan pek görmüyorum ama… Çünkü siz benim yaşantımın küçük bir kısmını görüyorsunuz; hem iş anlamında hem özel hayat anlamında kendi hayatımı seviyorum ve diğer insanlardan farklı olduğunu düşünüyorum.

 

Ne yapıyorsunuz da sizin gibi yaşayan yok?

Güzel olması gereken her zaman dilimimizi, diğer insanlarla kıyasladığımızda fazlasıyla iyi geçirdiğimizi düşünüyorum. İnsanların konuştuğu ortamlara giriyorum, kendi ortamımın çok daha iyi olduğunu düşünüyorum. Bu tepkiyi yanımdaki tüm insanlardan da alıyorum ben. Gerçekten güzel zaman geçirdiğimizi düşünüyorum. Tatiller olsun, gittiğimiz yerler olsun. Yurtdışına iş için gidiyorum çoğunlukla ama mesela Milano’ya gidiyorum, orada arkadaş çevrem var. Tanınan insanlar, onların oğulları. Milano’da yaşıyorlar, oraya gittiğimiz zaman iş yaptıktan sonra 9’da otele gidip uyumak yerine orada yaşayıp en güzel şeyleri yapan insanlarla vakit geçiriyorum.

 

“En güzel şey”den anladığımız gece kulübüne gidip içki içmek mi?

Hayır, değil!

 

İyi yaşamak kavramı herkese göre farklı ya; siz iyi yaşamaktan ne anlıyorsunuz? 

İyi yaşamaktan anladığım takip ettiğim takımın şampiyon olması. Ailemle geçirdiğim anların kalitesi, kız arkadaşlarım olması, onların benim ne kadar hoşuma gittiği, onlarla nerelere gittiğim, ne yaptığım, düzgün dostlarımın olması. Çok büyük bir bayan sirkülasyonu varken, çok az erkek sirkülasyonu var hayatımda.

 

Şunu anlıyorum: Çok fazla kız arkadaşınız var.

Çok fazla kız arkadaşım var, evet. Yıllardan beri çok kız arkadaşım oldu, evet.

 

Kaç tane mesela?

İşte bu kız arkadaş sorusunu ‘one night’ olarak mı soruyorsun yoksa şey olarak mı soruyorsun?

 

Hangisini isterseniz. 

Üç kız arkadaşım oldu benim.

 

Çok değilmiş. 

Üç kızla çıktım. Üç birlikteliğim oldu. Ama kasıt o değil orada. Takılıyorsun, bir yere gidiyorsun, zaten adını koymak istemiyorsun. Ben istemiyorum adını koymayı. Sürekli evlenmek istiyorlar. Bir şey oluyor, bir hafta geçiyor, “İşte ciddi ilişkiye nasıl bakıyorsun? Şuna nasıl bakıyorsun?” Çocukları ve hayvanları çok seviyorum. Köpekleri çok seviyorum. Anlatabiliyor muyum, bunları çok sevdiğim için…

 

 

 

MİLLİ PLAYBOY OLMA HEDEFİM YOK 

 

Peki öyle rüzgar gibi gelip geçen, bir gecelik… 300-400 olmuş mudur?

Öyle çok oldu. Sayısını hatırlayamadığım… Geçen gün uçakta saymaya kalktım, sayamadım. Gerçekten bu böyle. Ama öbür taraftan da bir o kadar az.

 

Sevemiyor musunuz? 

Sıkılıyorum şu anda. Birisi geliyor hayatıma, dışarı çıkıyorum, görüşüyorum onunla. Çok kolay tüketiliyor bir anda. Hemen her şeylerini gözler önüne seriyorlar, sahip oldukları her şeyi bir anda veriyorlar.

 

Siz milli playboy mu olmak istiyorsunuz?

Öyle bir amacım yok. O bir yakıştırma. Ben kendi sevdiğim şeyi yapmak istiyorum. Öyle bir hedefim yok. Benim istediğim şey; zevk aldığım insanlarla birlikte zaman geçirmek. Daha çok güzel kızlar olduğu için bu arkadaşlar, öyle yorumlar yapılıyor.

 

Ne yapıyorsunuz her akşam? Her gece bir klübe mi gidiyorsunuz?

Aslında o fotoğraflar genelde cuma cumartesi günleri ve tatillerden ibaret. Ben bütün hafta çalışıyorum zaten. Cumartesi günleri 4,5 gibi işim biter çıkarım ve o anda hayatımı yaşamaya başlarım. Cumartesi akşamından pazar sabahına kadar inanılmaz zaman geçiyor ve bir anda bitiyor.

 

Ne yapıyorsunuz sabaha kadar?

Tam anlayım soruyu, neyi öğrenmek istiyorsunuz? “Seks yapıyor musun?”u soracaksanız bileyim. Oraya doğru gidiyor çünkü soru.

 

Benim aklıma hiç o gelmedi. Ben ne yapıyorum; cumartesi ise bir kadeh içkimi içerim, arkadaşlarımla sohbet ederim, onlara giderim, onlar bana gelir. Kitap okurum, televizyon seyrederim ama gece kulübüne gitmem. 

Biz onu da yapıyoruz. Pazar günü havuza gidiyoruz, Suada’ya gidiyoruz orası çok müthiş oluyor. Sizinki de güzel, sıkıntı yok. Benimle görüşmek isteyen çok insan oluyor. Yığınla insanın görüşmek istediğini düşünün.

 

Çok mu arkadaşınız var?

Çok arkadaşım var; bir, iki tane de dostum var. Hafta boyunca iki yüz, üç yüz kişi “Hafta sonu bir şeyler yapalım mı?” diyor. Sen onları eliyorsun, seçiyorsun artık biliyorsun ne isteyip istemediğini ve akşam çıkıyorsun. Güzel zaman geçirmiş oluyorsun. Bir yere gidiyorsun, oradan çıkıyorsun başka bir yere gidiyorsun.

 

Genç kızlar sizinle fotoğrafınızı koymanız için size mesaj mı yolluyorlar?

Yolluyorlar evet. Sürekli yolluyorlar. Sonra ben seçiyorum, beğendiklerime yorum yapıyorum, özelden. Ben direct’ten hiç yazmam. Yorum yazmam. 27 kişi takip ediyorum. Onların arasından bana bir şey yazan olursa o kişiye dönerim. Ama tanımadığım insanlara hiç cevap vermiyorum. Veremem zaten 300 yorum, 400 yoruma cevap veremezsin ki…

 

 

 

BEN ÜNLÜ DEĞİLİM 

 

Kendinizi ünlü hissediyor musunuz?

Hissetmiyorum. Belki çok kişi biliyordur beni ama ben ünlü değilim. Tarkan ünlü bence. Bazı insanlar vardır, onlar kaçar gazeteciler kovalar…

 

Artık sizin de fotoğrafınızı çekecekler, biliyorsunuz değil mi?

Çeksinler. Çekiyorlar da; iki gün önce çıktığım mekânın önünde çok kişi talepte bulundu, hiç birini kırmadım. Hoşuma da gitti. Beni tanıyor, yanıma geldi adımı söyledi “Ağabey resmini çekebilir miyim?” dedi. O sırada görüntüm kötü değildi, yanımdaki arkadaşlarım iyiydi… 

 

KEDİYE BİR HAFTA BAKTIM, HAYATINDA GÖREMEYECEĞİ ORTAMLARI GÖRDÜ

 

Televizyon seyrediyor musunuz?

Benim planım belli. Örneğin, buradan çıkınca spora gideceğim. Kız arkadaşımla buluşacağım, yemek yiyeceğim. Eve gideceğim, yatacağım. Sabah işe gideceğim. Bunun neresinde, ne izleyeyim? En fazla Power Türk açabilirim. Haber ilgimi çekiyor, belgeseller ilgimi çekiyor. İşte böyle hayvanların yaşamı, Fenerbahçe, bebekler ilgimi çekiyor.

 

Hayvanınız var mı?

Köpeğim vardı. Şimdi yok. Geçenlerde de havuzda bir kedi buldum. Bir hafta baktım ona, sonra bıraktım. Hayatında göremeyeceği ortamları gördü o kedi.

 

 

 

Dan Bilzerian’ın da bir kedisi vardı.

Evet, büyük bir kedi. 

 

Geçen bir sitede gördüm onu. 

Biliyorum bana geçiren bir haberdi. “O onu yapıyor sen bunu yapıyorsun” diyordu. O siteyi de hiç hayatım da duymamıştım. Benim haberimi yapınca duydum. Yoksa o siteye niye bakayım. 

 

Ama kötü bir şey yok ki.

Orada bana laf koyuyor. Tek faydası hayatımda bilmediğim bir sitenin adını öğrendim. Zaten en fazla tık aldıkları haber, benim haberim oldu. 

 

Türkiye'nin şu anda içinde bulunduğu durumla ilgili ne düşünüyorsunuz?

AK Parti'nin tek başına iktidar olamaması, CHP oylarının HDP'ye kayması sonucunda uzun yıllardır devam eden istikrar ortamı bozuldu. Şu anda çok belirsiz süreç. Koalisyonun AK Parti-MHP ile kurulacağını düşünüyordum. 

 

İş hayatı bu ortamdan kötü mü etkileniyor?

Tabii ki. Dolar kuru çok yükseldi. İşsizlik artınca, borsa düşünce tüm bu şeyler iş hayatının dinamiklerini etkiliyor. Hepimizin cebinden para gidiyor. Siz bir şeyi alırken daha pahalıya alıyorsunuz. Telefona 2300 TL verirken şimdi 2600 veriyorsunuz ama maaşınız 20 bin iken daha da aşağı iniyor. Ülkenin içindeki politik durum Gezi olaylarından beri kötü.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.