banner1

İnanmış, zamanı aşmış, tarihin gördüğü en büyük liderlerden biri. Yaşadığı döneme damga vurmuş, askeri dehası, çağdaş bir Türkiye ideası, hep barıştan yana olmuş yapısıyla tüm dünyayı etkilemiş ve kendine hayran bırakmış bir lider..

Ülkesini işgal etmiş Anzak askerlerinin annelerine hitap ederek: Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat uyuyacaklardır. Onlar, bu toprakta canlarını verdikten sonra, artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.” diyecek kadar engin düşünceli..

Kurtuluşun savaş kazanmakla bitmeyeceğini bilecek kadar da zeki ve ileri görüşlü bir kahraman. Daha kurtuluş savaşımızın en sıkıntılı günlerinde Eskişehir’e, Afyon’a saldırırken düşman 1921’de, Ankara’da Maarif Kongresini toplayacak kadar başarıya inanmış bir kahraman. Düşünebiliyor musunuz? Savaşın en sıkıntılı dönemi ve maarif kongresi!

Üreten, başaran çağdaş bir toplum hayaliyle yola çıkan ve asla yorulmayan bir kahraman.

Sümerbank Nazilli Basma Fabrikasının hikayesini bilir misiniz?

İnsanların giyecek yapmak için Fransız köselesi, Amerikan bezi, Alman kumaşı ve başına takmak için Avusturya fesi aradığı bir dönemden; İngilizlerin bile hayran kaldığı 2002’de Londra’da yapılan güzellik yarışmasında Azra Akın’ın giydiği çiçekli basma elbiseye uzanan Nazilli basma fabrikasının hikayesini? Bedeli Narenciye karşılığında ödenmek üzere Sovyetlerden kredi alınarak, mühendisler getirilerek, en kaliteli pamuk için en iyi tohumlar ekilerek, pamuk istasyonu kurularak yani en ince ayrıntısına kadar düşünülerek kurulan basma fabrikasını. 1930’ların dünyasında bir benzerine rastlanmayacak kadar güzel ekonomi projesini. İçinde; Sinema salonu, halkevi, korosu, okulu, hamamı, spor kulübü, ressamları, piyanosu olan. İçinde balolar, danslar yapılan fabrikayı.. Atatürk, emekle, alın teriyle yeni Türkiye’yi işte böyle inşa ediyordu.. İstiklal savaşından çıkmış, bağımsızlığını kazanmış bir ülkenin 30 yıl içinde nasıl bir sanayi devrimi yaptığının göstergesiydi Nazilli Basma Fabrikası. Atatürk hastaydı. Zor yürüyordu ama açılışa gitmeyi çok istiyordu. Biliyordu ki coşku içindeki halkını, Cumhuriyet’in başarısını görmek onu mutlu edecekti. Açılışı yaptıktan sonra yüzlerce makine birden çalışmaya başlayınca dönüp şöyle dedi: ”..İşte halka refah verecek sesler. İşte bu bir musiki..”

O basma fabrikasıdır Mustafa Kemal.

Bir millete neler başarılabileceğini gösterdi. Milletine inanarak, milletle birlikte..

Okudukça, başardıklarını, yaptıklarını gördükçe daha fazla hayran olunan, kısacık hayatına bir milletin geleceğini sığdıran bir kahramandı O.

Biliyoruz ki Mustafa Kemal; bu ülkenin ruhu, kalbi, beyni. Mustafa Kemal; bu ülkenin taşı, toprağı.

1283 mü?

Türkiye Cumhuriyet’inin hikayesidir O.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8

banner7