banner1
Bir yanda UEFA Avrupa Ligi’nde gruptan lider çıkan bir takım.. Manchester United’ı, Feyenoord’u, Zorya’yı deviren oyuncular..

Diğer yanda ligde alınan kötü sonuçlar.. Adanaspor, Kayserispor gibi zayıf takımlar karşısında kaybedilen puanlar.. Şampiyonluk yarışının uzağında kalmak..
Bu karmaşada Beşiktaş’a Vodafone Arena’daki ilk yenilgiyi tattırmak ve kupanın dışına itmek..

XXX

Fenerbahçe nereye koşuyor.. Advocaat başarılı mı başarısız mı.. Yönetim’in bu performansta olumlu ya da olumsuz rolü ne.. Gelin hep birlikte göz atalım.. Fenerbahçe’yi doğru gözlemlemek için tarihini iyi bilmek gerek..

Fenerbahçe hücum takımıdır.. Pas takımıdır.. Baskı futbolunu seven bir taraftara sahiptir.. Cesur oyun ister Kadıköy’ü dolduranlar..

Deplasmanda korkak, çekingen bir görüntü de istemezler.. Ama dış sahadır, taktik öne çıkabilir düşüncesiyle yine de anlayışlı bakarlar takımlarına.. Ama iş Kadıköy’e gelince Fenerbahçe taraftarı coşkulu, yürekli ve kaliteli bir takım ister..

Real Madrid gibi.. Bayern gibi.. Barça gibi oynamasını isterler takımlarının.. Bunun için kombine alırlar.. Fenerium’un önünde kuyruk olurlar.. Televizyon başına koşarlar.. Sanal ortamda düşüncelerini paylaşırlar. Fenerbahçe taraftarı; rakibi durdurmayı hedefleyen, sürekli fren yapan, sürekli uzun top oynayan bir oyunu sevmez..

Manchester’a aynı, adanaspor’a aynı oynayan bir onbir görmek istemez.. Güçlü rakibe karşı saygı derecesi, alınan önlemler, savunma ağırlığı artabilir.. Risk faktörleri azalabilir..
Ama Adanaspor’a, Kayserispor’a, Alanyaspor’a Manchester muamelesi yapmak Fenerbahçe taraftarını takımından soğutur.. Keyif almaz olur takımından..

XXX

Advocaat teknik direktörlük yaşamı boyunca hiç “Birinci Sınıf” bir takım çalıştırmamış.. PSV, Zenit, Rangers, Sunderland gibi Avrupa’nın arka sıralarındaki takımlarda görev yapmış.. O yüzden Real’i, Barça’yı, Bayern’i oluşturmaya değil, bu tür “Büyük” takımları durdurmaya yönelik bir formata sahip olmuş..

“Korku futbolu” demeyelim ama “Aşırı önlem” içeren taktikler üretmiş.. Fenerbahçe’de de bu yolda devam ediyor..

XXX

Mustafa Denizli’nin bir sözü vardır: “Futbolcu çok akıllıdır.. Sizin soyunma odasında tahtaya yazdığınız onbirden ve dizilişten rakipten korkup korkmadığını anlar” diye..

Advocaat’ın soyunma odası taktikleri ve sahaya çıkan onbirleri hep derbi maçları havasında.. Aşırı önlem dolu..

Ben hiçbir maçta “Tüm riskleri alan” bir Advocaat görmedim.. Oysa almalıydı.. En basit örnek Kayseri’de yaşandı.. Takımın mutlak gole ihtiyacı varken van Persie oyuna giriyor, Fernandao çıkıyor.. Neden, niye kimse anlamıyor.. Tıpkı Şenol Güneş’in derbide Talisca’yı çıkarması gibi..

XXX

Yönetim’in 10 numara konusunda bir politikası var.. Çok sayıda oyuncuya teklif gitti.. Ama çoğu gelmek istemedi.. İsteyenlere de kulübü izin vermedi.. Taraftarın büyük tepki gösterdiği Diego Brezilya’nın en iyi 10 numaraları arasında bu sezon.. Sorun 10 numara olsaydı Fenerbahçe bu kadar önemli rakipleri yenemezdi..

Sorun Adrvocaat’ın kendinden aşağı seviye takımlara karşı oynattığı pasif futbol..Tüm toplar Lens’e, Volkan Şen’e.. Sürekli 50-60 metrelik uzun paslar..

XXX

Yönetim’in hatası sezona Pereira ile başlamaktı.. Başlayınca da iki maçla görevine son vermekti.. Yeni bir teknik adamın yaşayacağı sıkıntıları yaşadı Advocaat.. Ama hiçbir zaman Fenerbahçe’yi tam olarak özümseyemedi..

XXX

Beşiktaş maçında Fenerbahçe yine iyi oynamadı.. Tosiç atılana kadar oyun üstünlüğü Beşiktaş’taydı.. Açık söylemek gerekirse son dönemin en pasif futbolunu aykut Kocaman oynatıyordu.. Advocaat onu da geçti.. Pereira bile Lokomotiv Moskova, Braga, Ajax, Beşiktaş gibi takımlara Kadıköy’de nefes aldırmadı.. Üç kulvarda son düzlüğe kadar iddiasını sürdürdü..

XXX

Fenerbahçe’yi başarıya götürebilmek için Fenerbahçe’yi iyi tanımak gerek.. Fenerbahçe felsefesi’nin kazanmak üzerine kurulu olduğunu görmek gerek..

Taraftarı coşturacak bir oyun anlayışı gerek.. 10 numaradan önce 12 Numara’ya kavuşması gerek takımın.. 12 Numara’nın Kadıköy’ü doldurması için de yürekli futbol gerek..

Advocaat’la bu coşku yakalanmaz.. Başarı gelebilir.. Ama coşkulu bir takım Advocaat’ın ruhunda yok.. Ligden kopup tek maçlarda ilerleyen Fenerbahçe sezon sonunda doğru hamleleri yapmalı.. yeni baştan yaratılmalı..Genç, cesur, korkmayan.. Her şeyden önemlisi Fenerbahçe’nin büyüklüğünü anlayan yeni bir teknik patron tarafından..

Sezon sonuna kadar Advocaat’ın yanındayım..

Sonrasını bilmem..
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8

banner7