banner1

BİG BANG TEORİSİ

Big Bang teorisi temelde iki kabule dayanır: Albert Einstein'in temel görelilik kuramı ve kozmololik prensip.

BİG BANG TEORİSİ

Big Bang teorisi temelde iki kabule dayanır: Albert Einstein'in temel görelilik kuramı ve kozmololik prensip.

10 Ocak 2018 Çarşamba 15:00
BİG BANG TEORİSİ

BİG BANG

Big Bang teorisi temelde iki kabule dayanır: Albert Einstein'in temel görelilik kuramı ve kozmololik prensip. Tüm cisimlerin çekimsel etkileşimini hatasız olarak temel görelilik kuramı açıklar. Genel göreliliğin keşfi 1915’te, evrenin aşamalı evrimi genel görelilikle tanımladığımızdan, evrenin bir fiziksel sistem gibi bütünlüğü içinde tanımlamayı mümkün kılan modern kozmoloji’nin başlangıcı sayılır.

Aynı zamanda uzayı bütünlüğü içide tanımlamada Einstein'in, genel görelilikten doğan bir çözümü (Einstein evreni) önermesiyle genel göreliliği bu yolda kullanan ilk kişidir. Bu olay Einstein'in gözü pek girişimi ile yeni de bir kavramın doğmasını sağlamıştır. Kozmolojik prensip. Bu prensip’e göre insan evrende ayrıcalıklı bir konuma sahip değildir, evren homojen ve izotroptur. Yani insanın baktığı yön veya yer neresi olursa olsun evren (uzay) mekan bakımından homojendir; daha basit bir şekilde açıklayacak olur isek, evrenin genel görünümü gözlemcinin baktığı yöne ve konumuna bağlı değildir. Bu hipotez o döneme göre fazla cürretkar bir hipotezdi; çünkü henüz “samanyolu”, sonrasında adı “büyük tartışma” adı verilen samanyolu dışında başka cisimler varmı yokmu tartışması devam ederken hiçbir inandırıcı gözlem samanyolu dışındaki cisimlerin varlığını doğrulama imkanı vermiyordu.”kozmik prensip” evrenin makro özelliklerini açıklamakla birlikte evrenin bir sınırı olmadığını ve big bang’in de uzayda belirli bir noktada değilde aynı anda tüm uzay boyunca gerçekleştiğini idda eder. Makro ölçekte evren homojen ve izotroptur. Bu iki kabul evrenim Planck zamanından sonraki tarihini de hesaplama şansını bize mümkün kılmıştır.günümüze halen bilim insanlar  Planck zamanından önce gerçekleşen çok önemli olayları araştırıp saptamaya çalışmaktadır.

1915 yılında Einstein’ın ortaya attığı genel görelilik kuramıyla ve yaptığı hesaplamalarla evrenin durağan olamayacağı sonucuna varmıştır. Ama o dönemdeki genel kabul evrenin statik olduğu olduğu yönündeydi, bu nedenle Einstein elinde olan sonucuna “Krolonojik sabit”i ekledi. Bunu yaparak üstü kapalı bir şekilde, günümüzdede doğrulama şansı oldukça düşük olan zamanla evrim hipoteziydi.

GALAKSİLERİN EVRİMİ

Hubble Uzay Teleskobu tarafından edinilen uzayın “Hubble ultra derin alan” (Hubble Ultra Deep Field) resmi, galaksilerin hepsinin evrenin daha yoğun, daha genç ve daha sıcak eski çağdaki haliye göstermektedir.

Bigbang modeli, zaten homojen olan evrenin gçmişten bugüne kadar daha da homojen bir yapıya büründüğünü varsayar. Kanıtı ise yayılan kozmik arka planın gözlemi aracılığı ile sağlanmıştır kozmik arka plan ışıması korkunç bir izotropi gösterir.2

Bu durumda astrofiziksel yapılar (galaksi kümeleri, galaksiler) bigbang’in ilk dönemlerinde mevut değildi, buna göre sonrada yavaş yavaş oluşmuşlardı. Oluşumlarının kökenindeki süreç James Jeans’in 1902’deki çalışmalarından itibaren bilinmektedir; bu süreç “Jeans Kararsızlığı” adıyla bilinir.

Tayf çizgilerinin icelenmesi bulutun kimyasal bileşiminin anlaşılmasına imkân sağladığı gibi, bulutta mevcut çeşitli atom ya da iyonların farklı enerji frekansları arasındaki geçişlere denk düşen çizgilerin saptanması, ısısının anlaşılmasına da imkân sağlayabilecekti. Bu bulutun ayırt etme gücü çok yüksek olan bir spektrometre (Very Large Telescope’un UVES spektrometresi) ile saptanan kimyasal özellikleri ilk kez "kozmik arka plan ışıması"nın ısısının ayırt edilebilmesine imkân sağladı. Srianand, Petitjean ve Ledoux kozmik arka plan ışımasının ısısının 6 ile 14 °K (Kelvin) arasında olduğunu saptadılar; yani, bulutun 2,33.771 derecesinde kırmızıya geçmeden bulunduğu gözönüne alınırsa, Big Bang’ın öngördüğü 9,1 °K tahmini ile uyum halindeydi

Nötrinoların ayrılması

Bu dönemden az önce, ısı elektron, foton ve nötrinoların çeşitli kaynaşımları için yeterli olan 1 MeV’un (on milyar derece) üzerindeydi. Bu sıcaklıktan itibaren bu üç tür, (“termik denge”) halindedir. Evren soğuduğunda elektronlar ve fotonların etkileşimlerini sürdürmelerine karşın nötrinoların etkileşimleri biter. Bu dönem de nötrinoların ayrılma dönemidir. Bu nedenle  bildiğimiz “kozmik arka plan ışıması”nın özelliklerine benzer özellikler gösteren bir “nötrinolar kozmik arka planı” mevcuttur. Dolaylı bir rol oynayan nötrinoların “ kozmik arka planı”nın varlığı ilk nükleosentezin sonuçları yoluyla, dolaylı olarak doğrulanmıştı Nötrinoların kozmik arka planının doğrudan saptanması şimdiki teknolojik imkânlarla son derece kısıtlı olmakla birlikte, varlıkları konusunda herhangibi bir tartışma yaşanmamıştır.

Baryogenez

Atomaltı parçacıkları ve etkileşimlerini ele alan, çeşitli parçacıkların ve temel etkileşimlerin (temel kuvvetlerin) “elementer antiteler”in (nötron, proton, elektron) yalnızca değişik görünümleri olarak ele alındığı (örneğin elektromanyetizma ve zayıf nükleer güç, tek bir etkileşimin iki görünümü olarak tanımlanabilir) parçacık fiziği, deneylerle desteklenen genel fikir üzerine kuruludur. Daha genel olarak belirtmek gerekirse, fizik yasalarının ve evrenin, yüksek ısılarda daha “simetrik” bir hal aldıkları varsayılır.

misal geçmişte evrende madde ve antimaddenin nicel eş olarak mevcut oldukları herkes tarafından kabul edilir. Günümüzdeki gözlemler antimaddenin gözlemlenebilir evrenimizde hemen hemen mevcut olmadığını göstermektedir.Bu durumda maddenin varlığı belirli bir zamanda maddenin antimaddeye oranla hafif bir fazlalığından oluşmuştur (maddenin antimaddeye baskın gelmesi).Evrenin sonraki evrimi sırasında madde ve antimadde, arkalarında oluşan en hafif madde fazlasını bırakarak eşit niceliklerle yok oldular. Bu olağan madde baryon denilen parçacıklardan oluştuğundan, söz konusu madde fazlalığının oluştuğu evreye baryogenez adı verilir.

Bu evre ya da süreç hakkında çok az şey bilinmektedir. Örneğin bu olay sırasında oluşan ısı derecelenmesi Big Bang modellerine göre değişmektedir (bu, farklı Big Bang modelleri arasındaki farklardan biridir). Baryogenezin ortaya çıkması için gerekli imkanları ve koşulları Rus fizikçi Andréi Sakharov’un 1967’deki çalışmalarından ötürü "Sakharov koşulları" ismi verilmiştir.

Son Güncelleme: 17.01.2018 13:04
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8

banner7