Çin'den Uygurlara Baskı

2016 yılı başından itibaren Çin yönetimi, “Türkiye başta olmak üzere Ortadoğu ülkelerine yerleşen ve bu ülkelerin vatandaşı olan Uygur Türkleri ile Uygur’da yaşayan akrabaları arasında iletişim kurulmasını engelliyor, kurabilenlerin Uygur’daki akrabaları cezalandırılıyor.

Çin'den Uygurlara Baskı

2016 yılı başından itibaren Çin yönetimi, “Türkiye başta olmak üzere Ortadoğu ülkelerine yerleşen ve bu ülkelerin vatandaşı olan Uygur Türkleri ile Uygur’da yaşayan akrabaları arasında iletişim kurulmasını engelliyor, kurabilenlerin Uygur’daki akrabaları cezalandırılıyor.

27 Kasım 2017 Pazartesi 17:07
Çin'den Uygurlara Baskı

“Ayrıca, Türkiye başta olmak üzere bu ülkelerden mülk satın alanlar daha ağır baskılar uğramaktadır. Zaten aylar önce Uygur Türkleri’nin Çinli’lere nispetle çok küçük mal varlıklarına çeşitli bahanelerle el konulmuş geriye dönük kazancını sözde kanunlara uygun yoldan kazandığını ispatlayamayanlar ise cezaevlerine gönderilmiştir.”
“Türkiye başta diğer Müslüman Ülkelerin malları adeta yasaklanmış ve satanlara potansiyel terörist muamelesi yapılmaktadır! Özellikle tesettür kıyafeti satan dükkânlara kilit vurmuş ve cezaevlerine gönderilmiştir. Bilindiği üzere Uygur halkı Türk mallarına çok tutkunlar eskiden sayısı 10 u bulan İstanbul Urumçi Uçak kargo sayısı bugün ikiye inmiş bunlar ayakta durmakta zorlanıyor. Hatta son günlerde Türkiye’nin önde gelen bir gıda Fabrikasının konteynırları Çin limanından geri çevrilmiştir. Çünkü bu gıda ürünleri Urumçi’ye gidecekti!! Ama Çin malları Türkiye ve diğer Müslüman Ülkelerde çok yaygın satılıyor.”
“Eskiden El- kaide modası vardı şimdi ise Deaş neredeyse istisnasız Tüm Müslüman Ülke ve toplulukları bir şekilde bu örgütle ilişkilendirilerek cezalandırma ve baskı aracı olarak kullanılıyor. Doğal olarak Çin yönetimi altındaki Uygur Türkleri günlük dini ibadetlerini yapamıyor. Kimliğinden ötürü terörist muamelesi görürken, birden bire adeta kendi istihbaratının Fabrikasyonu beyni yıkanmış Uygur Türkü gençleri Suriye’ye göndererek Dünyaya Bu mazlum halkı terörist göstermek için büyük çabalar harcamakta. Ve kısmen başarılı olmuştur. İkiyüzlü Çin yönetimi bir yanda Pandalarının nesli tükenmesin diye çaba harcarken Türk ve İslam dünyasının geçmişinde önemli yeri ve saygınlığı olan medeniyet sahibi Uygur Türklerinin soyunu kurutmak için dünya tarihinde görülmemiş açık ve gizli sinsi sistematik soykırım uygulamaktadır. Ne yazık ki haber meraklısı medya olmadık havadisleri defalarca yayınlarken bugün Uygur Türklerinin yoğun olarak yaşadığı Kaşgar, Aksu, Yarkent ve Hoten gibi vilayetlere gitme ve yerinde görme zahmeti ve cesaretini göstermekten acizler.”
“Ayrıca son aylarda Uygur’da yeni doğan bebekler ve hatta 15 yaş altı çocuklara başta Peygamber Efendimiz olmak üzere 40’tan fazla Müslüman ismi yasaklanmıştır. Yeni evlenecek olanların dini nikâh yaptırmaları yasaklanmıştır.”
Yine,2017  Haziran ayı başında Uygur’dan gelen Uygur Türkü’nün anlattıkları gerçekten ibret vericidir: “Yaşlı bir Uygur Türkü Cuma namazı kılabilmek için polisin izniyle camiye girer ve namaza durmadan önce kamet yerine üçer defa ‘yaşasın Çin halk cumhuriyeti! Yaşasın Şi jinping( devlet başkanı), yaşasın Çin’in birliği’ şeklinde cemaat tarafından (aralarındaki üniformalı polisler zoruyla) yüksek sesle söyletildiğine ve tespih çekerken ayni uygulamanın yüksek sesle tekrarlandığına, sesi yeterince yüksek çıkarmayanların polisler tarafından azarlandığına şahit olmuştur.”
“ Bununla beraber Uygur Türkleri bayram namazı kılamamıştır. Artık düğün ve cenaze gibi toplumsal etkinlikler devletin iznine bağlı olarak çok zor şartlar altında yapıla bilmektedir. Öyle ki bir köyden diğer köye, bir şehirden diğerine gidebilmek için çeşitli devlet makamlarından izin yazıları almanız için uygun gerekçeniz olması ve diğer kardeşleriniz size kefil olması lazım. Köylerde komşu – komşuya gidebilmek için dahi yerel yetkilerden izin almalıdır. Seyahat özgürlüğü gasp edilmiştir. İnsanlar ‘başım belaya girmesin’ diye akıllı cep teflonları taşımayı çoktan bıraktılar. Çünkü size yabancı tanımadığınız şahıslardan gelen en ufak dini içerikli bir mesaj vb geldi mi doğru ceza evini boyluyorsunuz. Eğer Uygur Türkleri Urumçi gibi büyük şehirlerde yabancı ülke vatandaşı turistlerle birkaç dakika konuştu mu günlerce sorgu ya maruz Bırakılmakta.
Aracına yakıt almak isteyen Uygur vatandaşı benzin istasyonuna gittiğinde önce polis aramasına tabii tutuluyor ardından araçtaki yolcular araçtan indirilip sürücü tek başına istasyona girip 15 litreyi geçmiyecek şekilde aracına yakıt alarak tekrar girdiği noktadan çıkış yapar bunun nedeni ise  istasyonun her tarafı çelik çitlerle çevrilmiş olmasıdır ayrıca iki den fazla arkadaşın eş ve dostun yan yana yürümesi yasaklanmış bunun nedeni ise toplumsal risk oluşturmakmış. Her evin önünde birer seyyar karakol bulunmakta eve girişlerde polis kontrol noktalarından geçmek zorunda Evlerde 1 adet bıçak 2 adet  çatal  kaşık şeklinde zimmetlidir  toplu taşıma iş yerleri avm ler lokantalar olmak üzere polis taramasından geçmek zorundadır
Kutsal kitabımız kuran ve dini içerikli kitapların yakıldığı yakalandığı anda suç teşkil ettiği
Çok Daha vahim olan ise Uygur Türkleri ile evlenen Türk vatandaşlarımızın eşleri çocukları Çin Devleti tarafından pasaporlarına el konulmuş olup Aile sadetleri  ellerinden alınmıştır onlarca türk vatandaşı mağdurdur
“Geçtiğimiz yıllarda bazı Avrupa Ülkeleri kendi ülkelerinde yaşamakta olan Uygur Türklerini takip eden Çin ajanlarını yakalayıp sınır dışı ettiğini biliyoruz. Türkiye’den de aynı uygulamayı bekliyoruz.”
“Biz Uygur Türkleri için Türkiye, tarihten beri umut ve manevi yaşam kaynağıdır!”

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8