vh medya tuzla port

Silahlı Silahsız İHA’lar

İnsansız hava araçlarından bahsetmeden önce ilk olarak onların geçmişinden biraz bahsetmemiz lazım, iha’ların geçmişi tahmin ettiğimizin aksine ta 1916 yılına dayanıyor.

Silahlı Silahsız İHA’lar

İnsansız hava araçlarından bahsetmeden önce ilk olarak onların geçmişinden biraz bahsetmemiz lazım, iha’ların geçmişi tahmin ettiğimizin aksine ta 1916 yılına dayanıyor.

21 Şubat 2018 Çarşamba 13:31
Silahlı Silahsız İHA’lar

Silahlı Silahsız İHA’lar

İnsansız hava araçlarından bahsetmeden önce ilk olarak onların geçmişinden biraz bahsetmemiz lazım, iha’ların geçmişi tahmin ettiğimizin aksine ta 1916 yılına dayanıyor. İlk insanlı uçuşun ardından insansız uçakların çalışmalarına başlandı, ihaları ilk olarak ingiliziler kullanmaya başladı fakat ilk modellerin amacı muharebeye katkı sağlamak değil bu modeller daha çok avcı pilotlarının yada hava savunma birliklerinin eğitimi için kullanılan dron’lardı. Birinci dünya savaşından sonra ikinci dünya savaşı dönemindede bu dron’lar kullanılmaya devam edildi bu dönemde ihalara farklı bir açıdan yaklaşan ilk ülke almanya oldu nazi almanyası ikinci dünya savaşının ortalarından itibaren v2 füzelerini İngiltere ana karasını bombardıman etmek için kullandı v2’lere aslında dünyanın ilk silahlı iha’sı diyebiliriz,

v1 roketi bir katapult yardımı ile fırlatılıyordu etki gücünü sağlayan ilkel bi jet motoru vardı belli bir mesafeye kadar uzaktan kumanda ile kontrol ediliyordu menzilden çıktıktan sonra ise kendi güdümlü sistemini kullanarak hedefe ilerleyip terminal aşamaya geçerek hedefi imha ediyordu alman v1 füzeleri pratikte çokta başarılı silahlar değildi başarı yüzdeleri oldukça düşüktü zaten çoğu britanyaya ulaşmadan düşüyordu önemli bir kısmını da kraliyet hava kuvvetleri de havada imha ediyordu, fırlatılan her 10 füzeden sadece 1 yada 2’si ingiltereye düşsede etkisi oldukça büyük oluyordu. İkinci dünya savaşından sonrada başlayan soğuk savaş dönemindede iha’lar geliştirilmeye devam edildi bu konuda özellikle Sovyetler bayrağı önde götürüyordu ama Sovyetlerde iha’ları istihbarat için kullanmıyordu onlar jet dron’larını yine pilot eğitimlerinde kullanıyorlardı ve 1990’lara kadar bir çok farklı model geliştirdiler amerika’lılarda ihaları hedef dron’ları olarak kullanmayı tercih ediyorlardı ama onlar bunun için özel bir tasarım yapmak yerine hizmetten çıkmış eski uçakları robotize ederek, uzaktan kumandalı hale getirerek hedef dron olarak kullanmayı tercih ediyorlardı bu iki ülke dışında iha’lar konusunda ciddi çalışmalar yapan başka bir ülkede israildi,özellikle 1950’li yıllardan sonraki o meşhur arap İsrail savaşları döneminde İsrailliler almanyadan sonra ilk defa iha’ları silah amaçlı kullanmaya başladı.

Arap İsrail savaşlarında kullandığı alternatif yöntemler sayesinde İsrailliler de iha’lar üstünde ciddi bir birikime sahip oldular hatta seri üretim olarak kabul edebileceğimiz ilk silahlı iha’yı da kendileri geliştirdi 1990’lı yıllarda, harpy adı verilen değişik bir iha geliştirdiler harpy’de v1 gibi bir intihar uçağıydı diyebiliriz ama onun görevi sivil yada askeri hedefleri vurmaktan çok düşman hava savunmasını bastırmak amaçlıydı harpy dron’larının çalışma mantıkları çok basit bi katapult yardımı ile fırlatılan harpy düşman hava sahası bölgesinde devreyi geziyordu ve eğer düşman radarları onu tespit eder ise o radarın kaynağına bir intihar dalışı gerçekleştirerek o radarı etkisiz hale getiriyordu soğuk savaş sırasında iha’lar kullanıldı ama iha’ları keşif ve istihbarat amaçlı kullanma fikri 70’li yılların sonu 80’li yılların başına denk geldi amerika’lılar Vietnam ve Kamboçya bölgesinde fotoğraf çekmek ve istihbarat elde etmek için kullandı. Bu konsept’in başarılı olduğu ortaya çıkınca 1980’li yıllarda daha gelişmiş daha uzun menzilli ve daha yüksek irtifalara çıkabilen iha’lar geliştirildi ki bunların ilk başarılı seri üretim ürünü gnet ihalarıydı 90’lı yılların sonuna doğru türkiye’dede hizmete girdi bu ihalar türkiyenin kullandığı ilk male sınıfı iha’lar dı 1990’lı yılların sonuna doğru bunların değişik modelleri üretilmeye devam edildi fakat iha’ların altın çağı ise 2000’li yılların başları oldu. Amerika 11 eylülden sonra ırağa ve afganistana müdahale etti bu müdahale sonucu ciddi anlamda bir askeri direniş ile karşılaştı özellikle afganistanda çok ciddi anlamda sıkıntılar yaşadılar çünkü Afganistan coğrafyası en bozuk ülkelerden birisi cidden o ülkede savaşmak çok güç bir iş ve taliban bunu amerikaya karşı çok iyi bir şekilde kullandı afganistanda özellikle anlık istihbarat çok önemli bir şeydi ve bunu klasik anlamdaki uçaklar ile sağlamak mümkün değildi o yüzden Amerikalılar 2001 yılında envantere soktukları ve sizinde çok iyi tanıdığınız MQ-1 PREDATOR iha’larını afganistanda ve ırak kırsalında sıkça kullanmaya başladılar,

MQ-1 PREDATOR ciddi anlamda bir başarı kazandı havada 20-25 saat kadar kalabiliyordu bölgeyi çok iyi bir şekilde tarayabiliyordu Predatorların bu başarısı askeri anlamda ciddi bir başarı gördü bu ilginin üzerine pek çok ülke projelerini geliştirmeye başladı İsrail çok hızlı bir şekilde geldi zaten başarılı bir heron projesi vardı onlar heronu devreye sokarak Predator’den sonra dünyanın en popüler 2. Male sınıf iha’sını yaptılar hatta bu iha’yı sonrasında türkiyeye de sattılar ama orda çok ciddi karmaşalar oldu İsrail orda biraz şart kurnazlığı yapıp tufaya getirdiler. Predator’ün Afganistan ve ırak kırsalındaki bu başarısından sonra şöyle bir sorun ortaya çıktı, şimdi tamam afganistan’da Predator devriye uçuşu atıyor ve 5 kişilik bir taliban birliğini görüyor, Predator karargaha bilgi gönderiyor, karargahtakiler onların taliban üyesi olduklarını teyid ediyorlar ve bu noktada karargah o bölgedeki en yakın savaş uçağına yerini belirleyip vurması hakkında emir veriyor tamam Amerika bu konuda oldukça hızlı fakat bu işlemler en aşşağı yarım saatte tamamlanabiliyor ve bu yarım saat içinde taliban üyeleri mağara’ya girip izlerini kaybettirebiliyorlar bu reaksiyon süresini kısaltabilmek adına 2004 yılında Predator’lere hell fire güdümlü mermileri takılıyor hell fire güdümlü mermileri normalde helikopterlerde kullanılan bir anti tank füze sistemi türk silahlı kuvvetlerindeki cobra helikopterleri bu mermileri kullanmakta. Bunu yapabilmek adına bazı Predator’lerde modifikasyonlar yapılıyor daha güçlü bir motor yerleştiriliyor benzin depoları büyütülüyor ağırlık artıcağı için gövdede bir takım eklemeler ve güçlendirmeler yapılıyor ve 2004 yılında MQ-reaper çıkıyor.

Reaper predator’un silahlı versiyonu ilk versiyonları sadece 2 tane hell fire taşıyabilirken şimdiki versiyonları 4 farklı silah taşıyabilme kapasitesine sahip reaper ile predator arasındaki farklar sadece yapısal farklar değil bilgisayar yapısı olarak donanımsal anlamdada bazı farkları var çünkü predator’ün olayı sadece görmek ve haber vermek iken, reaper’ın görevi görmek ve aynı zamanda vurmaktı tabi bunun ile ilgili algılama sensörlerine eklemeler yapıldı yapay zekası daha da geliştirildi yani reaper 2004 yılında silahlı görevlere çıkarak çok büyük bir başarı elde etti e onlar bu başarıyı elde edince türkiyedede yıllardır bitmek bilmeyen bir pkk terörü olunca doğal olarak bizim kuvvet komutanlığı’da silahlı iha kavramına yöneldi 2000’in ikinci yarısında bir ihale başladı milli iha programı bu ihalede kısa listeye General Atomics firması yani predator’u üreten firma, ve İsrail havacılık endüstri’si IHI katıldı ve onlar kazandılar ki zaten o zaman böyle bir ihaleye katılabilicek sadece 2 ülke vardı ihale şartnamesi biraz karışıktı ve oldukça zorlayıcıydı çünkü türkiye alıcağı iha’ya daha uzun menzilli silahlar takmak istiyordu taşıma kapasitesinin daha yüksek olmasını istiyordu bu noktada Amerikalılar pürüz çıkarttılar, General Atomics isteklerinizi yerine getirerek istediğiniz iha’yı üretiriz ama bunun için bize ekstra zaman ve ekstra bütçe lazım bu bütçeyle bu zamana bu iş olmaz ya ihale şartnamesini güncelleyin yada biz bu işten çekiliyoruz dediler. İsrail tarafı da tam bir kurnazlık yaparak istediğiniz her birimi iha’ya yerleştiririz bu bütçeyle bu zamandada hallederiz siz yeterki sözleşmeyi imzalayın yeter dediler ve bizde idden bu oyuna gelerek sözleşmeyi imzaladık. Heronlar bizim için ciddi baş ağrısı oldular çok problemliydiler üretimleri başka bir problemdi hizmetleri başka bir problemdi, takvimler sürekli ertelendi derken İsrail ve heron macerası bizim için cidden bir eziyet haline geldi. Ama bu noktada israile teşekkür etmemiz lazım heron konusunda bize bu kazığı atmış olmasalardı günümüzde saghip olduğumuz ankayı baykar tb2’yi gibi gelişmiş hava sistemlerini belkide bu gün göremiyecektik çünkü 2000’lerin başında kendi iha sistemlerimizi geliştirmek için çalışmalara başlamıtık o dönem bu işlerden anlamayan bazı siyasetçiler bazı gazeteciler “oyuncak helikopterin önüne kamera takmışlar askeri iha diye yedirmeye çalışıyorlar” deseler de bunlara rağmen bayraktar firması pes etmeyerek iha’larda çok başarılı işler çıkarttılar. Heronlar o dönemki kuvvet komutanlığı bu işi yerli kaynaklarla çözme kararı aldı, bi taraftan TAİ bi taraftan yerli kuruluşlar bayraktar, Vestel gibi firmalar iha geliştirme programına başladılar tai ANKA modelini çıkardı ki ANKA ciddi anlamda çok başarılı bir male sınıfı iha’ydı. ANKA cidden çok büyük bir başarıydı donanımsal anlamda Predator’den alt kalıcak bir yanı yoktu ki test uçuşunda başarısını gözler önüne koyarak daha seri üretime geçmeden çoğu ülkenin sipariş listesinde yer aldı ve geçtiğimiz aylarda ankaların silahlı versiyonu ANKA-S ler şuanda sınırda pkk ile ile çatışmada kullanılmakta, aynı zamanda bayraktar firmasının BAYKAR-TB2 iha’sı başarılı bir şekilde geliştiriliyor yani Türkiye iha’lar konusunda çok hızlı ve çok emin adımlar attı. İnsansız hava araçları ve silahlı insansız hava araçları konusunda Türkiye teknoloji ve kapasite bakımından bu gün dünyada ilk 10 içerisinde çok rahat yer alır.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8

tuzla port