1850 yılında ortaya çıkan Sanayi İnkılabı, gelişiyle birlikte büyük bir enerji talebi de doğurmuştur. Bu enerji kaynakları o dönemde tam özellikleri bilinmemekle birlikte yine de kullanılan kömür, petrol gibi fosil yakıtlardır. Ayrıca bu kaynakların bilinçsiz kullanımı Dünya kirliliğine yol açmış ancak daha da önemlisi bilinçsiz kullanım nedeniyle sayısı hızlı bir şekilde azalan fosil yakıtlar enerji ihtiyacı doğurmuştur.

Bu enerji ihtiyacı sanayinin giderek gelişmesiyle daha fazla büyümüştür. Büyük devletlerin ekonomisinde olmazsa olmazı oluşturan sanayi, bu enerji ihtiyacı karşılanamazsa yok olur. Bu durumu göze alamayan büyük devletler çıkarları doğrultusunda enerji kaynaklarının yoğunlaştığı bazı yerlerde çeşitli isyan düzeyinde olaylar çıkararak ya da herhangi bir terör örgütü oluşturarak ve bu örgütü besleyerek enerji kaynaklarını sömürmeye çalışmakta ve başarmaktadırlar.

     Örneğin şu an dünyamıza bakarsak enerji kaynağı olan petrol giderek değer kazanmaktadır. Aynı doğrultuda petrol bulunduran coğrafyalarda değer kazanır. Günümüz Ortadoğu'suna baktığımızda Suriye, Irak gibi yerlerde birçok terör örgütü ortaya çıkmış ve bu ülkelerin toprak bütünlüklerini bozarak sömürülmelerini kolaylaştırmışlardır. Büyük devletler ise kendilerinin yarattıkları bu şartlardan yararlanarak gündemi karışık olan bu ülkelere asker yollar ve böylece sömürme işlemi başlamış olur. Bu yaşanan savaşlara enerji savaşları diyebiliriz çünkü altında yatan sebep tamamıyla enerji kaynaklarıdır.

     İllegal yollarla iş yapan bu örgütler satranç tahtasındaki bir piyon olduklarından habersiz terör estirmekteler. Bu savaş gözümüzde her ne kadar terör örgütleri ve devletlerin savaşı gibi gözükse de aslında her devletin gizlice beslediği bir terör örgütü olduğundan bu savaşlar devletler arasındaki soğuk savaş olarak da görülebilir. Kağıt üzerinde bir savaş olmamasına rağmen fiilde yaşanan bir savaşın mevcut olduğu Ortadoğu bu gidişle daha çok uzun yıllar boyunca karısık gündemini koruyacak gibi duruyor.

     Enerji savaşlarının nedenlerini belirttim ve arkasındaki güçleri de sizlerle paylaştık. Bütün bu bağlam içerisinde aslında bütün bu yaşanan çatışmalar her ne kadar farklı cephelerde olsa da aslında tek bir küresel cephenin farklı kollarıdır. Burada söz, konusu menfaatleri olan devletler ve kader kurbanlarıdır. Her ne kadar en sıcak tabaka sahadaki güçler olan askerler olsa da perde arkasında birçok kirli oyun dönmektedir. 

 

banner48
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8

banner37