banner1

Adetliyken hangi sureler okunur? Adetli kişi mezarlığa gidebilir mi

Adetli iken hangi dualar okunur? Adet olan hanımlar arefe gününde hangi ibadetleri yapacaklarını ve hangi sureleri okuyabileceklerini merak etmeye başladılar. Adetli iken pek çok dua ve sure okunamıyor. Adetli kadınların okuyabileceği dua ve sureler haberimizin devamında sizlerle.

Adetliyken hangi sureler okunur? Adetli kişi mezarlığa gidebilir mi

Adetli iken hangi dualar okunur? Adet olan hanımlar arefe gününde hangi ibadetleri yapacaklarını ve hangi sureleri okuyabileceklerini merak etmeye başladılar. Adetli iken pek çok dua ve sure okunamıyor. Adetli kadınların okuyabileceği dua ve sureler haberimizin devamında sizlerle.

10 Kasım 2016 Perşembe 15:05
Adetliyken hangi sureler okunur? Adetli kişi mezarlığa gidebilir mi

Adetli kadınlar mezarlığa gidebilir mi? Arefe gününü ibadet ile geçirmek isteyen fakat adet olduğu için sure ve dua okuyamayan hanımlar bu özel günlerinde hangi duları okuyabileceklerini merak ediyorlar. Adetli kadınların bu özel günlerinde Kuran-ı Kerim ayetlerini okuması caiz değildir. Adetli iken yapılacak bazı ibadetler ve sureler vardır. 

“Kadınlar namaz kılamadıkları âdetli ve lohusa oldukları günlerde

 

1. Kur’ân-ı Kerim okuyabilirler mi?

2. Âyetü’l-kürsi ve İhlâs okuyabilirler mi?

3. Besmele, kelime-i tevhid, kelime-i şehadet, salavat-ı şerife, tesbih ve zikir çekebilirler mi?

4. Dini kitapları okuyabilirler mi?

5. Radyodan dinledikleri Kur’ân’ı içlerinden tekrarlayabilirler mi?

6. Arapça Besmele yazabilirler mi?”

 

Bu soruların tamamına toplu olarak şöyle cevap vermeye çalışalım:

 

Cünüp, âdetli veya lohusa olan kadın Kur’ân âyetlerinden hiç birini okuyamaz, caiz değildir.

Bu hususta Resulullah (a.s.m.) şöyle buyururlar:

 

“Cünüp ve âdetli kadın Kur’ân’dan hiçbir şey okuyamaz.”1

 

Yani sırf Kur’ân-ı Kerim okumak niyetiyle bir âyetten daha az bile okuyamaz. Ancak dua, senâ, Allah’a sığınma, zikir veya bir işe başlangıcında yahut öğretmek maksadıyla Kur’ân’dan bazı âyetleri okumak caizdir.

 

Meselâ, bir ulaşım aracına binerken okunması sünnet olan “Sübhânellezî sahhara lenâ hâzâ vemâ künnâ lehû mukrinîn (Her türlü noksandan münezzehtir o Allah ki, bunu bizim hizmetimize verdi, yoksa bizim buna gücümüz yetmezdi.”2

 

Aynı araçtan inerken de “Rabbenâ enzilnî münzelen mübâreken ve ente hayrü’l-münzilîn (Ey Rabbim, beni hayır ve bereketi bol bir yere indir. Misafir ağırlayanların en hayırlısı Sensin).3

Bir musibet ve ölüm haberi alınca, “İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn (Muhakkak biz Allah içiniz ve muhakkak yalnız Ona dönücüleriz).4

 

Yine bir işe başlarken “Bismillâhirrahmânirrahîm” demek, şükür maksadıyla “Elhamdülillah” demek de bu kabildendir.

 

Aynı şekilde Fâtiha, Âyetü’l-kürsî, Felâk, Nâs ve İhlâs Sûrelerini zikir maksadıyla, Allah’ı hatırlamak düşüncesiyle okumak haram değildir.

 

Mâlikî mezhebine göre, hayızlı ve lohusa olan kadının az miktarda Kur’ân okumasında bir mahzur bulunmamaktadır. Bu az miktar da yukarıda adı geçen sûreler miktarıdır. Bu meseleye delil olarak; kadınların uzun süre bu halde kalmış olduklarından dolayı istihsânen caiz görmüşlerdir.

 

Hanbeli ve Hanefi mezhebine göre, Kur’ân-ı Kerimin kelimelerini heceleyerek, harf harf okumak caizdir. Çünkü böyle bir okuyuş “kıraat”e girmemektedir. Yine tilavet olmadan Mushafa bakmayı, sesini çıkarmadan içinden okumasını da caiz kabul etmişlerdir. Çünkü bu durumda da kıraatten (okumaktan) söz edilmez.5

 

Bütün bu görüşler müçtehid imamların çeşitli delillere dayanarak vardıkları içtihad farklılıklarıdır ve hepsi de doğrudur.

 

Bunun yanında, Kelime-i Şehâdet, Kelime-i Tevhid, istiğfar, salavat-ı şerife gibi tevhid ve zikir cümlelerini bir veya birden fazla okumak caizdir.

 

Hanımların bugünlerde Kur’ân-i Kerimin dışında tefsir, hadis ve fıkıh gibi dinî kitapları ellerine almaları İmam-ı Âzama göre caizdir. Ancak bu kitapların içinde bulunan âyetlere el sürmemeleri gerekir.

Kur’ân âyetlerinin bu durumda iken yazılması meselesinde el-Feteva’l-Hindiyye’de şu kayıtları okuyoruz:

“Cünüp veya hayızlı olanların yazmakta oldukları satırların arasına Kur’ân’dan bir âyet yazmaları mekruhtur. Fakat yazdıkları bu âyetleri okumazlarsa mekruh olmaz.

 

“İmam-ı Muhammed ise, bu kimselerin Kur’ân yazmamaları bana göre en sevimli davranıştır, diyerek bu hususta ihtiyatlı ve dikkatli olmayı tavsiye etmektedir.”

 

Buna göre, Besmele de Kur’ân’dan bir âyet olduğundan hayızlı iken yazılmaması daha isabetli olur.

Bu arada hangi mezhebe bağlı olursa olsun, bu haldeki bir kadın Kur’ân’ın bir âyetine bile el süremez. Ancak Kur’ân’a yapışık olmayan temiz bir bez ve kâğıtla tutabilir.

 

1 İbni Mâce, Tahâret: 105.

2 Zuhruf Sûresi, 13.

3 Mü’minûn Sûresi, 29.

4 Bakara Sûresi, 256.

5 Vehbe Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslâmî ve Edilletühû, İslâm Fıkhı Ansiklopedisi, 1: 288-9.

6 İbni Mâce, Tahare: 119.

7 Bidâyetü’l-Müctehid, 1:110; el-fıkhu’l-İslâmî ve Edilletühû, 1: 422.

Mehmed Paksu 

loading...
Son Güncelleme: 10.11.2016 15:05
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8

banner7