banner1

Arefe günü mezar-kabir ziyareti yapılır mı? Arefe günü yapılacak olan dualar ve tesbihler

Arefe gününde mezarlık ziyareti yapılırmı? Ramazan Bayramına artık az bir zaman kaldı.Ramazan Bayramın'dan önce yani 16 Temmuz Perşembe günü Arefe günü ve bu günde ölmüşlerimizi ziyaret etmeliyiz ve onlarında bayramını kutlamalı ve onları mutlu etmeliyiz.Peki arefe günüde nasıl dua edilir?Mezar ziyaretinde hangi dualar okunur?

Arefe günü mezar-kabir ziyareti yapılır mı? Arefe günü yapılacak olan dualar ve tesbihler

Arefe gününde mezarlık ziyareti yapılırmı? Ramazan Bayramına artık az bir zaman kaldı.Ramazan Bayramın'dan önce yani 16 Temmuz Perşembe günü Arefe günü ve bu günde ölmüşlerimizi ziyaret etmeliyiz ve onlarında bayramını kutlamalı ve onları mutlu etmeliyiz.Peki arefe günüde nasıl dua edilir?Mezar ziyaretinde hangi dualar okunur?

10 Kasım 2016 Perşembe 15:05
Arefe günü mezar-kabir ziyareti yapılır mı? Arefe günü yapılacak olan dualar ve tesbihler

Arefe günü yapılacak bir çok ibadet olduğu gibi kabirleri ziyaret etmek de çok sevabtır.Zira kabirde yatanlar biz onları görmesekte bizi görür,sesimizi işitir,ve okuduğumuz hediyelerimizi kabul ederler.

 

Kabir ziyaretinde:Bir Fatiha 11 ihlası şerif ve bir Elhekümüttekasür okunup sevabı kabirde yatanlara bağışlanır.Kabir ziyaretinde Yasini şerif ve mülk suresini okumakta çok faziletlidir.

Cenâzelerin gömüldüğü yerlere kabir denir. Türkçe’de ziyaret edilen yer anlamına gelen mezar kelimesi, ayrıca makber ve makbere kelimesi de kabir anlamında kullanılmaktadır. Kabirlerin bulunduğu yere kabristan denir.

Kabir 100-150 cm. derinliğinde, kıbleye dik açı oluşturacak şekilde kazılır ve kıble tarafına ölünün konulabileceği şekilde oyularak lahit açılır. Ölü kıble tarafından kabre indirilerek bu lahde konur. Çeşitli sebeplerle lahit yapılması mümkün olmaması halinde, cenâzenin kabrin tabanına konulup, üzerine toprak dökülmesini önleyecek tedbir alınabilir. Lahit kapatıldıktan sonra kabre toprak dökülerek doldurulur ve kabir balık sırtı şeklinde yerden bir karış veya daha fazla yükseltilir. Orada bulunanların da kabre toprak atması müstehaptır.

Kabirlerin yükseltilmesi, üzerine kubbeli binalar yapılması, taşına övücü veya kaderden şikâyet edici sözler yazılması yasaklanmıştır. Buna karşılık, bir ? iki karış yükseltilmesi, israfa kaçmadan ve tevhid inancına zarar vermeyecek şekilde yapılmasında bir sakınca yoktur.

Kabir Hayatı; ölümle başlayıp tekrar dirilinceye kadar devam edecek hayata denir. Kabir hayatına berzah da denilmiştir. Hz. Peygamber, “Kabir âhiret duraklarının ilkidir. Bir kimse eğer o duraktan kurtulursa, sonrası daha kolaydır. Kurtulamazsa, sonrakileri geçmek daha zordur.” buyurmuştur (Tirmizî, Zühd, 5; İbn Mâce, Zühd, 32).

İnsan ölüp de kabre konulunca, Münker ve Nekir ismi verilen iki melek gelerek sorgulayacaktır. Îmân ve güzel amel sahipleri sorulan sorulara doğru cevaplar verirler, daha sonra cennet kapıları açılarak cennetin nimetleri kendilerine gösterilir.

Kâfirler ve münafıklar ise sorulan sorulara doğru cevap veremezler, bunun üzerine cehennem kapıları açılarak kendilerine cehennem gösterilir. Kabir hayatında, kabir nimetlerinin ve kabir azabının hak olduğuna işaret eden pek çok âyet ve hadis bulunmaktadır.

Kabir Ziyareti; erkek ve kadın Müslümanlar için menduptur. Hz. Peygamber, “Kabirleri ziyaret ediniz. Çünkü kabirleri ziyaret, size âhireti hatırlatır” buyurmuştur (İbn Mâce, Cenâiz, 47). Kabirlerin haftada bir gün, özellikle Cuma veya Cumartesi günleri, ayrıca arefe ve bayram günleri ziyaret edilmesi iyidir.

Kabirleri ziyaret eden kimse, kıbleye veya ölülerin yüzüne karşı dönerek “es-selâmu aleyküm yâ ehle kubûr. Ve innâ inşâallahu biküm le-lâhikûn” (Ey kabir halkı! Allah’ın selâmı üzerinize olsun. İnşâallah biz de size (bir gün) kavuşacağız.) diyerek selamlar.

Kabir ziyaretinde bulunan, sevabını ölülere bağışlamak üzere Kur’ân-ı Kerim okur, onlar ve kendisi için duada bulunur. Kabir ziyaretinde, mezar taşlarına el-yüz sürülmez, kabirler çiğnenmez, üzerine oturulmaz ve yatılmaz. Ayrıca kabirlere karşı namaz kılınmaz ve ölülere adak yapılmaz.

 Kabristanda okunacak dualarla ilgili Büreyde radıyallahu anh şöyle dedi: Hz. Peygamber (asm) ashâb-ı kirâma, kabristana gittikleri zaman şöyle demelerini öğretirdi:

“Esselâmü aleyküm ehled diyârî minel-mûminîn. Ve Innâ inşaallâhu biküm lahikûn. Es’elûllâhe lenâ ve lekümü’l âfiyeh.”

 

“Selâm size, ey bu diyârın mü’min ve müslim halkı! İnşallah yakında biz de aranıza katılacağız. Allah’ın bizi de sizi de bağışlamasını dilerim.”

 

İbni Abbas radıyallahu anhümâ şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Medine’de bazı kabirlere uğradı. Yüzünü onlara dönerek şöyle buyurdu:

 

“Selâm size, ey bu kabirlerde yatanlar! Allah bizi de sizi de bağışlasın. Siz bizden önce gittiniz. Biz peşinizden geleceğiz.”

 

Bundan sonra Kur’an-i Kerim’den bildigi sûre ve ayetlerden okur ve sevabını ölülerin ruhuna bağışlar.

İslam’ın ilk yıllarında kabir ziyareti cahiliye dönemi adetlerinden dolayı yasaklanmıştı. Sonradan bu durum ortadan kalkınca serbest bırakıldı. Kabir ziyaretinden maksat ölümü hatırlamaktır. Dünyaya bağlanıp kalan ve katılaşan kalplerimiz belki yumuşar diye kabirler ziyaret edilir ve oraya kadar gidilmişken onlara da selam verilip tavsiye edilen dualar yapılır.

Kabir ziyaretinde bulunan kişinin ölü için dua etmesi ve Kur’an okuyarak sevabını orada bulunanların ruhlarına bağışlaması uygun görülmüştür. Kabrin başında yüksek sesle ağlayıp gürültü yapmak, kabrin demirlik ve taşlarını öpmek, onlara sarılıp ağlamak ise kabir ziyaretinin adabıyla bağdaşmaz.

Son Güncelleme: 10.11.2016 15:05
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8

banner7