banner1

Hamza Celepoğlu kimdir? Tuğgeneral Hamza Celepoğlu tutulandı mı?

Hamza Celepoğlu kimdir? Tuğgeneral Hamza Celepoğlu pek çok kişi tarafından merak edilmeye başlandı. 19 Ocak günü Adana'da durdurulan MİT TIR'ları soruşturması kapsamında Tuğgeneral Hamza Celepoğlu gözaltına alındı. MİT Tırlarının durdurulması olayı ile ilgili Ankara Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral İbrahim Aydın, Halen Genelkurmay Karargahında görevli dönemin Adana Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Hamza Celepoğlu ve Jandarma Kriminal Laboratuarları eski Daire Başkanı Emekli Albay Burhanettin Cihangiroğlu gözaltına alındı.

Hamza Celepoğlu kimdir? Tuğgeneral Hamza Celepoğlu tutulandı mı?

Hamza Celepoğlu kimdir? Tuğgeneral Hamza Celepoğlu pek çok kişi tarafından merak edilmeye başlandı. 19 Ocak günü Adana'da durdurulan MİT TIR'ları soruşturması kapsamında Tuğgeneral Hamza Celepoğlu gözaltına alındı. MİT Tırlarının durdurulması olayı ile ilgili Ankara Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral İbrahim Aydın, Halen Genelkurmay Karargahında görevli dönemin Adana Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Hamza Celepoğlu ve Jandarma Kriminal Laboratuarları eski Daire Başkanı Emekli Albay Burhanettin Cihangiroğlu gözaltına alındı.

10 Kasım 2016 Perşembe 15:05
Hamza Celepoğlu kimdir? Tuğgeneral Hamza Celepoğlu tutulandı mı?

Hamza Celepoğlu kimdir? Bugün MİT Tırları hakkında flaş bir gelişme yaşandı. MİT Tırları soruşturması kapsamında Tuğgeneral Hamza Celepoğlu gözaltına alındı. Tuğgeneral Hamza Celepoğlu'nun tutuklanıp tutuklanmayacağı merak ediliyor. 

Adana ve Hatay’da MİT Tırlarının durdurulması olayı ile ilgili Ankara Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral İbrahim Aydın, Halen Genelkurmay Karargahında görevli dönemin Adana Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Hamza Celepoğlu ve Jandarma Kriminal Laboratuarları eski Daire Başkanı Emekli Albay Burhanettin Cihangiroğlu gözaltına alındı.

Selam Kumpası çerçevesinde 1-19 Ocak 2014 günlerinde Adana ve Hatay'da durdurulan MİT Tırları ile ilgili soruşturma kapsamında yeni bir gözaltı dalgası yaşandı. İkisi general üç üst düzey komutan ifadelerine başvurulmak üzere gözaltına alındı..

 

YAKALAMA KARARI

Soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili İrfan Fidan Tırların yasadışı durdurulması, yasadışı şekilde numune alınıp kriminal analiz yapılması ve yasadışı şekilde MİT mensuplarının dinlemesi olaylarında etkileri oldukları iddia edilen Ankara Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral İbrahim Aydın, Dönemin Adana Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Hamza Celepoğlu ve Jandarma Kriminal Laboratuarları eski Daire Başkanı Emekli Albay Burhanettin Cihangiroğlu hakkında gözaltı kararı verdi. Başsavcı Vekili, Jandarma Genel Komutanlığı'na yazı yazarak üç komutanın ifade için İstanbul Merkez Komutanlığı'nda hazır edilmesini istedi. İfade işlemleri dün sabah saatlerinden itibaren İstanbul Adliyesi'nde yapıldı.

1 GÜNDE JET RAPOR

Adana'da 19 Ocak 2014 günü MİT Tırlarının durdurulması ardından dönemin savcısı Aziz Takçı tarafından Tır dorselerinden alınan numune Adana İl Jandarma Komutanlığı tarafından 22 Ocak günü Ankara Jandarma Kriminal Laboratuarları Amirliği'ne ulaştırılmış bu birimce 1 gün içinde yani 23 Ocak 2014 günü 4 sayfalık bir analiz raporu hazırlanmıştı. 

 

YASADIŞI DİNLEME

Diğer taraftan Ankara İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde çalışan bir kısım personelin, uyuşturucu ticareti suçu kapsamında yürütülen bir soruşturma içerisine, durdurulan MİT Tırları'nda görev yapan ve yardım faaliyetinde görev yapan 7 MİT personelinin telefonlarını serpiştirerek Ankara Mahkemelerinden önleyici dinleme bahanesiyle kararlar aldıkları belirlenmişti. Suç uydurmak suretiyle MİT personeli hakkında yasadışı dinleme kararları alınması aşamasında görev alan veya imzası olan personelin bir bölümü daha önce gözaltına alınarak tutuklanmıştı. Bu kişiler, 10 bin 529 sayfalık ilk Selam kumpası iddianamesinde şüpheli olarak yer almışlardı. Yine Ankara İl Jandarma Komutanlığı'nda görevli bir kısım personelin yardım Tırlarını Ankara'dan çıktıkları gün takibe aldıkları ve Adana İl Jandarma'ya sahte ihbarda bulundukları ortaya çıkmıştı.
 

TIR krizi

1 Ocak 2014'te Hatay'da,[88] 19 Ocak 2014'te Adana'da silah yüklü oldukları iddiasıyla durdurulan ve arama yapılmaya çalışılan TIR'lar bir başka krize neden oldu. Hatay'da durdurulan TIR'ın aranmasına MİT görevlileri izin vermedi ve arama yapan savcının görev yeri değiştirildi.[90] Adana'da durdurulan TIR'ların ise MİT'e ait olduğu Adana Valiliği tarafından açıklandı.[89] Hükûmet sözcüsü Hüseyin Çelik TIR'lardaki malzemenin devlet sırrı olduğunu, savcının haddini bilmediğini söyledi ve olayın nedenine ilişkin şöyle konuştu Şu sıralar meydana gelen tüm olaylarda Hükûmet ile Cemaat arasındaki çatışmadan dolayı, kavgadan dolayı deniliyor. Bu arkadaş gerçekten bir Cemaat mensubu mudur, bunu da bilmiyorum. Olduğunu varsayın. Türkiye’de son günlerde olan hadise şudur; birileri Cemaat’in gücünden yararlanarak, Cemaat’i manivela olarak kullanıp taşları yerinden oynatmaya, siyaseti dizayn etmeye çalışıyor.[91] Başbakan Erdoğan da, kendi izni olmadan MİT'e ait TIR'ların aranamayacağını, bunun "paralel yapılanmanın diğer bir versiyonu" ve "kısa bir zaman önce atılan adımın devamı" olduğunu söyledi.[92] Daha sonraki haftalarda ise üslubunu daha da sertleştirerek TIR'ları arama girişiminin "vatana ihanet" olduğunu, şu sözlerle ifade etti: O paralel savcı operasyon yapıyor. MİT mensuplarına silah doğrultuyorlar. Yere yatırıyor, tekmeliyorlar. Kimin talimatıyla oluyor bu? Emniyetin, jandarmanın, yargının içine sızan paralellerin talimatıyla oluyor. İşte bunlar, yurt dışındaki odaklardan talimat alarak, kendi ülkelerinin istihbarat teşkilatına silah doğrultacak kadar vatana ihanet içindeler. Ey paralel yapının savcısı, iznim olmadan MİT'e müdahale edemezsin. Bu ne cesarettir. Bu millet, bunu affetmez. Bu ihanetin, bu ajanlık faaliyetinin, hesabını hepsinden hesabını soracağız. Kim adına yapıyorlar, ortaya çıkacak. Talimat veren elebaşılarından da soracağız. Ama biz sabırlıyız.[93]

 

Emniyet ve HSYK'de değişiklikler

Arka arkaya yapılan operasyon ve operasyon girişimleri sürerken, Emniyet Müdürlüğü bünyesindeki çok sayıda Polis başka görevlere verildi. 17 Aralık'tan sonraki 35 gün içinde 5.000 Polisin yeri değiştirildi. İçişleri Bakanı Efkan Ala, 22 Şubat 2014'te katıldığı bir televizyon programında[96] yaptığı açıklamada, yaklaşık 1000 Polisin 17 Aralık süreci içerisinde başka görevlere tayin edildiğini, 5000 kişinin ise rutin olarak görev yerinin değiştirildiğini, bunun 260 bin kişilik teşkilat içinde oldukça küçük bir yüzde olduğunu söyledi.[97] HSYK yasasında yapılacak değişiklik tartışmaları sürerken HSYK 1. Daire'de hükûmetin yapmak istediği değişikliklere karşı çıkmış üyeler değiştirildi  ve ardından İstanbul adliyesinde bir dizi değişikliğe gidildi. Erdoğan daha sonraki günlerde (6 Mart) Gülen Cemaatinin yargıyı ele geçirmiş olduğunu şu biçimde ifade etti: "2010 referandumu, onların dikkat ederseniz onların çok çırpındığı bir referandum oldu. Sizlerden de bir adım önde gittiler. Meğerse bu iyi niyetli değilmiş. Şimdi onları düşünüyorum. Niye iyi niyetli değilmiş. Çünkü o referandumda bunların tek hedefleri vardı. İdari ve adli yargıyı ele geçirmek. Ve bunu başardılar. Az veya çok başardılar."[102] Aynı konuşmasında neden HSYK'dan başladıklarını ise şöyle açıkladı: Niye biz olaya HSYK'den başladık? Çünkü alt derece mahkemelerde herhangi bir cezai müyeyyide uygulayamıyorsunuz. Bir defa kapanın elinde kalıyor, istediğini istediği zaman, istediği şekilde dinleyebiliyor. Sadece dinleme değil, ortam, görüntüleme hepsi var. Bunların hepsini yaptılar ve yapıyorlar.

 

ÖYM'lerin kaldırılması, İnternet ve MİT Yasasında değişiklikler

Yargıda yapılan bir diğer önemli değişiklik de Yeni Demokratikleşme Paketi çerçevesinde Özel Yetkili Mahkemelerin (ÖYM) kaldırılması oldu. Bir torba yasa içinde 21 Şubat 2014'te meclisten geçen değişiklik aynı zamanda azami tutukluluk sürelerini 5 yılla sınırlayarak Ergenekon ve Balyoz gibi davalardan uzun süreden beri cezaevinde yatanların dışarı çıkabilmesini sağladı.[103] 25 Şubat'ta İnternet alanında yeni düzenlemeler yapan ve TİB başkanına yeni yetkiler veren bir İnternet yasası mecliste kabul edildi.[104] 24 Şubat'ta ise MİT'e daha geniş yetkiler veren ve çalışma alanını genişleten MİT yasası meclis içişleri komisyonundan geçirildi[105] ancak meclisten geçirilmesi yaklaşan yerel seçimlerin sonrasına bırakıldı.[106]

 

Tape depremi

25 Şubat 2014 günü akşam saatlerinde sosyal medyada yayınlanan bir ses kaydı Türkiye'nin gündemine yerleşti. "Başçalan" isimli bir kullanıcı tarafından Youtube'a yüklenen ses kaydı,[107] ertesi gün Kemal Kılıçdaroğlu tarafından da mecliste dinlettirildi,[108] 17 Aralık'ta kaydedildiği ileri sürülen ses kaydında Erdoğan, oğlu Bilal'i arayarak evlerinde bazı bakanların oğullarının evlerine operasyon yapılmakta olduğunu ve evlerine sakladıkları paraları bulundukları yerden taşıyarak hemen sıfırlamalarını istiyordu.[109] Erdoğan, bu tapenin "alçakça, hayasızca, edepsizce bir montaj" olduğunu, "bu dinlemelerin arkasındaki paralel yapının elebaşı" olduğunu[110] ve "ses kayıtlarının montaj olduğunun kanıtlarını göstereceklerini ayrıca hukuki süreci başlatacaklarını ifade etti" CHP lideri Kılıçdaroğlu, Erdoğan'a seslenerek "yarın, öbür gün yeni şeyler de çıkacak. Benim sana tavsiyem, helikopteri al, ya yurtdışına kaç ya Başbakanlık’tan istifa et” çağrısı yaptı. MHP lideri Bahçeli ise, Erdoğan'ın oğluyla yaptığı telefon konuşmasının akıllara durgunluk verdiğini belirterek "17 Aralık operasyonunu haber alır almaz korkuya kapılan Başbakan’ın, yolsuzluktan elde ettiği ve nakit olarak değişik aile fertleri aracılığıyla sakladığı milyarlarca liranın derdine düşmesi skandalla bile izah edilemeyecek bir rezillik olarak tarihe geçmiştir." dedi.

 

Bu dinlemelerin "Selam" adlı bir islami örgütü dinleme gerekçesiyle yapılmış olduğu ve Star gazetesine göre 2.280 kişinin,[114] Yeni Şafak'a göre 7.000 kişinin,[115] Sabah'a göre ise 20.000 kişinin[116] dinlendiği ileri sürüldü. Ancak sonraki günlerde dinlenen kişi sayısı ile ilgili iddialar giderek büyüdü. Yeni Şafak, 27 Şubat 2014'te "Paralel Yapı"'nın 100 bin kişiyi dinlenmiş olabileceğini yazdı. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı, 7 Mart 2014'te yaptığı açıklamada 2012 ve 2013'te 509 bin kişinin dinlenmiş olduğunu, bu iki yılda telefon dinlemek için 217.863 mahkeme kararı çıkarılmış olduğunu belirtti.

 

2014 Yerel Seçimleri

30 Mart 2014'te yapılan yerel seçimlerde, Adalet ve Kalkınma Partisi % 44'lük bir oy oranı ile zafer elde etti.[119] Seçim başarısının ardından bir balkon konuşması yapan Erdoğan "paralel yapı" ile mücadele edeceklerini "Devletin içinde devlet olmaz. Hangi kurumumuzun içine girmişlerse girmişler. Bizler de iyi niyetimizin kurbanı olduk. Ama artık bunları ayıklama zamanı gelmiştir hukuk içinde." sözleriyle tekrarladı.[120] 7 Nisan 2014'te partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada ise daha sert ifadeler kullandı: "Halkımız bize paralel yapıyla mücadele talimatını verdi. Vatana ihaneti artık tescillenen bu yapının tasviyesi için millet bize yetki verdi. Yapılan ihaneti unutmayacağız",[121] Paralel yapının MİT TIR'larına yaptığı saldırıyı, devletin en gizli görüşmelerini kaydedip yayınlamasını, arkadaşlarıma yaptığı ahlaksızlığı asla sineye çekmeyeceğiz. Bu noktada hukuk ve demokrasiden taviz vermeyeceğimizi vurgulamak istiyorum. Sorumluların hepsi yargı önünde hesap verecekler. Fakat, altını çiziyorum kendi paralel yargıları önünde değil milletin yargısı önünde hesap verecekler."[122]

 

Gülen Cemaati'nin silahlı örgütü Ötüken iddiası

14 Nisan 2014'ta Akşam gazetesi Balyoz davası sanığı emekli hakim Ahmet Zeki Üçok'un iddialarını manşetine taşıdı.[123] Buna göre "paralel yapı" Ötüken adlı silahlı bir gizli örgüt kurmuştu ve sokak ve şiddet eylemleri yapıyordu. Rahip Santoro, Dink, Zirve ve Danıştay cinayetlerinde ve Gezi eylemlerinde bu örgüt kullanılmıştı.[124] Akşam gazetesinin bu manşeti üzerine gazetenin yazarı Fikri Akyüz istifa etti.[125]

 

14 Aralık operasyonu

14 Aralık 2014 tarihinde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Hasan Yılmaz tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul dahil 13 ilde eş zamanlı polis operasyonu düzenlendi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Hadi Salihoğlu'nun yayınladığı basın açıklamasına göre "bir kısım medya mensupları ve emniyet görevlilerinin sahte delil üreterek sözde Tahşiye adlı suç örgütü hakkında soruşturma yaptıklarının tespiti üzerine bu soruşturmayı yürüten ve soruşturma öncesi yayın yapan" 31 şüpheli hakkında gözaltı ve yakalama kararı çıkarıldı.[126] Şüphelilerin "silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek, üyesi olmak", "örgüt kapsamında sahtecilik" ve "iftira" suçlarından gözaltına alınmaları talimatı verildi.[126]

 

Şüpheliler[değiştir | kaynağı değiştir]

Hidayet Karaca, Samanyolu Yayın Grubu Başkanı, Basın Konseyi Yüksek Kurul Üyesi ve Televizyon Yayıncıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı. 14 Aralık'tan bu yana tutuklu olarak yargılanmaktadır.

Ekrem Dumanlı, Zaman gazetesi Genel Yayın Müdürü. İfade verdikten sonra adli kontrol uygulamasıyla serbest bırakıldı.[127]

Fahri Sarrafoğlu, gazeteci. İfade verdikten sonra serbest bırakıldı.[128]

Hüseyin Gülerce, eski Zaman gazetesi köşe yazarı. İfade verdikten sonra serbest bırakıldı.[129]

Ahmet Şahin, Zaman gazetesi köşe yazarı. İfade verdikten sonra serbest bırakıldı.[129]

Nuh Günültaş, Bugün gazetesi yazarı. İfade verdikten sonra serbest bırakıldı.[130]

Naci Çelik Berksoy, Tek Türkiye adlı dizinin yönetmeni. İfade verdikten sonra serbest bırakıldı.[131]

Ali Samim Noyan, Şefkat Tepe adlı dizinin senaristi. İfade verdikten sonra serbest bırakıldı.[132]

Ali Kara, Tek Türkiye adlı dizinin senaristi. İfade verdikten sonra serbest bırakıldı.[133]

Elif Yılmaz, Tek Türkiye adlı dizinin senaristi. İfade verdikten sonra serbest bırakıldı.[131]

Radiye Ebru Şenvardar, Tek Türkiye adlı dizinin senaristi. İfade verdikten sonra serbest bırakıldı.[131]

Hikmet Tombulca, Şefkat Tepe adlı dizinin hikaye yazarı. İfade verdikten sonra serbest bırakıldı.[132]

Salih Asan, Şefkat Tepe ve Sungurlar adlı dizilerin yapımcısı. İfade verdikten sonra serbest bırakıldı.

Makbule Çam Elamdağ, Tek Türkiye adlı dizinin senaristi. "Yaşı küçük çocuğu olduğu" gerekçesiyle serbest bırakıldı.

Engin Koç, Sungurlar adlı dizinin yönetmeni. İfade verdikten sonra serbest bırakıldı.

Tufan Ergüder, eski İstanbul Terörle Mücadele Şubesi ve Hakkari Emniyet Müdürü. KCK, Ergenekon ve Balyoz operasyonlarını yürüten Ergüder, 17-25 Aralık operasyonları sonrası Emniyet'te yapılan görevden almaları protesto etmek amacıyla "Bu zulme dayanamıyorum" diyerek istifa etti.[135] 14 Aralık'tan bu yana tutuklu olarak yargılanmaktadır.

Mutlu Ekizoğlu, eski İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ve Siirt Emniyet Müdürü. İfade verdikten sonra serbest bırakıldı.[136] Aralarında Ergenekon, Balyoz, Odatv ve Şike soruşturmasının da bulunduğu birçok operasyonu yöneten Ekizoğlu, 2015 yılında meslekten ihraç edildi.[137]

Ertan Erçıktı, eski İstanbul Asayiş Şube Müdürü. 17 Aralık operasyonu sonrası görevden alınan Erçıktı, Sarai Sierra cinayeti ile Ermeni vatandaşlara yönelik saldırıları aydınlatan ekibin başındaydı. 14 Aralık'tan bu yana tutuklu olarak yargılanmaktadır.

Mustafa Kılıçarslan, Kahramanmaraş Emniyet Müdürlüğü'nde görevli polis memuru. 14 Aralık'tan bu yana tutuklu olarak yargılanmaktadır.

Ferdi Taşkaya, polis memuru. İfade verdikten sonra adli kontrol uygulamasıyla serbest bırakıldı.

Ayhan Akça, polis memuru. İfade verdikten sonra adli kontrol uygulamasıyla serbest bırakıldı.

Mehmet Ali Doğan, polis memuru. İfade verdikten sonra adli kontrol uygulamasıyla serbest bırakıldı.

Ali Cihan, Batman Koruma Şube Müdürlüğü'nde görevli komiser. İfade verdikten sonra adli kontrol uygulamasıyla serbest bırakıldı.

Mustafa Uyanık, Hakkari'de görevli polis memuru. İfade verdikten sonra adli kontrol uygulamasıyla serbest bırakıldı.[138]

Halit Akbulut, polis memuru. İfade verdikten sonra adli kontrol uygulamasıyla serbest bırakıldı.[138]

Çetin Öztürk, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde görevli polis memuru.[139]

Rıfat Aslan, polis memuru. İfade verdikten sonra adli kontrol uygulamasıyla serbest bırakıldı.[139]

Erdem Kısa, polis memuru. İfade verdikten sonra adli kontrol uygulamasıyla serbest bırakıldı.[139]

Mustafa Altunbulak, polis memuru. İfade verdikten sonra serbest bırakıldı.[136]

Yakup Ergün, polis memuru. Selam ve Tevhid operasyonunda görev yaptı. İfade verdikten sonra adli kontrol uygulamasıyla serbest bırakıldı.[139]

Recep Güleç, polis memuru. Selam ve Tevhid operasyonunda görev yaptı. İfade verdikten sonra adli kontrol uygulamasıyla serbest bırakıldı.[139]

Son Güncelleme: 10.11.2016 15:05
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8

banner7