Mehmet Âkif Ersoy Kimdir ?

Mehmet Âkif Ersoy 20 Aralık 1873 tarihinde İstanbul’un Fatih ilçesinde doğmuş en önemli özelliği ise Türkiye Cumhuriyeti’nin ulusal marşı olan İstiklâl Marşı’nı yazmış olmasındır.

Mehmet Âkif Ersoy Kimdir ?

Mehmet Âkif Ersoy 20 Aralık 1873 tarihinde İstanbul’un Fatih ilçesinde doğmuş en önemli özelliği ise Türkiye Cumhuriyeti’nin ulusal marşı olan İstiklâl Marşı’nı yazmış olmasındır.

09 Mayıs 2018 Çarşamba 12:10
Mehmet Âkif Ersoy Kimdir ?

Mehmet Âkif Ersoy’un İstanbul’un Fatih ilçesinde doğmasına karşın, çocukluğu babası Mehmet Tahir Efendi’nin imam olmasından dolayı Çanakkale’nin Bayramiç mevkiinde geçmiştir. Mehmet Âkif’in asıl adı Mehmet Ragif olmasına rağmen babasının vefatından sonra Ragif’in yaygın olarak kullanılmamasından dolayı Âkif ismini tercih etmiştir.

Mehmet Âkif 4 yaşında Mahalle (iptidaii) Mektebine başladı. Sonrasında Fatih Merkez Rüştiyesi’ne devam etti. Burada Fransızca,Arapça ve Farsçe öğrendi ve bu dersleri birincilik ile bitirdi.Rüştiye’yi bitirdikten sonra ailesi medrese eğitimi almasını isterken kendisi yeni açılan Ziraat ve Baytar Mektebi’ne kayıt oldu. Burayıda derece ile bitiren Mehmet Âkif Fransızca’sını geliştirip 6 ay gibi kısa bir sürede de Hâfız oldu.

Mehmet Âkif Ersoy Kimdir

Ziraat ve Baytar Mektebi’ni bitirdikten sonra Orman ve Maadin ve Ziraat Nezareti’nde memur olarak işe başladı. Memurluk hayatı toplamda 20 sene kadar sürdü ve görevinin Veteriner Müfettiş Yardımcılığı olmasının avantajıyla ülkenin bir çok yerini gezme fırsatını buldu. Nihayet aradığı kadını bulup 1989 yılında Tophane-i Âmire veznedârı Mehmet Emin Beyin kızı İsmet Hanım’la evlendi.Bu evliliğinden ikisi kız beşi erkeke olmak üzere yedi çocuğu oldu.Mehmet Âkif memurluk hayatı bitince şiir ve edebiyat ilgilenmeye başladı ve Servet-i Fûnun Dergisinde yazdıkları yayımlandı.

1. Dünya Savaşı dolaylarında İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne girdi. Bu cemiyete bağlı olan Teşkilat-ı Mahsusa (bugünkü MİT) girerek Almanya’da tutsak durumda olan müslümanların durumuna bakmaya gönderildi. Bu görevinden sonra bir de Lübnan seyehatı yaptı burada Doğu-Batı çatışmasını tam anlamıyla sentezelemiş oldu.Kurtuluş mücadelesine tam destek verdi. Bunun için birçok şehirde konuşmalar yaptı, vaazlar verdi. Daha sonrasında Ankara’nın isteği üzerine Burdur mebusu olarak Meclise girdi. Tam o sıralarda Meclisin düzenlemiş olduğu İstiklal Marşı yarışmasına Maarif vekilinin(Milli Eğitim Bakanı)’nın özel isteği üzerine 1921′de “İstiklal Marşı”nı yazdı. Yazdığı marş bütün mebuslar tarafından çok beğenilerek 12 Mart 1921′de Büyük Millet Meclis’nde kabul edildi. Yarışmanın ödülü olan 500 lirayı ise almayarak Hilâl-ı Ahmer(Kızılay)’a bağlı cephede görev yapan kadınlara bağışladı.

Daha sonrasında Mehmet Âkif’in edebi hayatı kademeli olarak devam etti ve birçok eser yazdı. Eserlerinde genelde âruz ölçüsü kullanmış ve “sanat sanat içindir” anlayışına ters giden ve ağırlıklı olarak dini yönü ağır basan eserler vermiştir. Son olarak tüm şiirlerini “Safahat” adını verdiği 7 kitaptan oluşan eserde yayınlamıştır.

Son Güncelleme: 09.05.2018 12:18
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.