banner1

Nafaka hangi durumlarda alınır? Çalışan kadın nafaka alabilir mi

Toplumumuzun temelini oluşturan aile, hukuk sistemimiz içerisinde çeşitli kanunlarla koruma altına alınmıştır. Öncelikle anayasamızın 41. maddesinde toplumumuzun temelini oluşturduğu belirtilerek ailenin korunması için devletin gerekli tedbirleri alacağından bahsedilmiştir. Türk Medeni Kanununun 185. maddesinde belirtildiği üzere aile birliği evlilik ile kurulur. Yine aynı maddede görüyoruz ki evlilik birliğinin kurulması ile eşlere yöneltilen yükümlülükler mevcuttur. Bu yükümlülükler evlilik birliği sona erdikten sonra da devam etmektedir. Özellikle ekonomik açıdan zor duruma düşmeleri önlemek, maddi ve manevi açıdan yıpranmaları en aza indirebilmek adına nafaka kurumu getirilmiştir. Boşanma hukukunda nafaka; bir kimsenin boşanma davası sürecinde veya boşanmanın kesinleşmesiyle eşine ve çocuğuna ödediği paradır.Peki nafaka hangi hallerde alınabilir?


Nafaka hangi durumlarda alınır? Çalışan kadın nafaka alabilir mi

Toplumumuzun temelini oluşturan aile, hukuk sistemimiz içerisinde çeşitli kanunlarla koruma altına alınmıştır. Öncelikle anayasamızın 41. maddesinde toplumumuzun temelini oluşturduğu belirtilerek ailenin korunması için devletin gerekli  tedbirleri alacağından bahsedilmiştir. Türk Medeni Kanununun 185. maddesinde belirtildiği üzere aile birliği evlilik ile kurulur. Yine aynı maddede görüyoruz ki evlilik birliğinin kurulması ile eşlere yöneltilen yükümlülükler mevcuttur. Bu yükümlülükler evlilik birliği sona erdikten sonra da devam etmektedir. Özellikle ekonomik açıdan zor duruma düşmeleri önlemek, maddi ve manevi açıdan yıpranmaları en aza indirebilmek adına nafaka kurumu getirilmiştir. Boşanma hukukunda nafaka; bir kimsenin boşanma davası sürecinde veya boşanmanın kesinleşmesiyle eşine ve çocuğuna ödediği paradır.

BOŞANMA HUKUKUNDA NAFAKA KAÇ ÇEŞİTTİR ?

Boşanma hukukunda esas olarak iki temel nafaka tipi mevcuttur. Bunlar "yoksulluk nafakası" ve "iştirak nafakası" dır. Bunların dışında bir de TMK'nın 169. maddesinde belirtildiği üzere; boşanma veya ayrılık davası açılınca hakimin, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin re'sen alabileceği bir önlem olarak "tedbir nafakası" karşımıza çıkmaktadır.

Yoksulluk Nafakası

Türk Medeni Kanunu madde 175 uyarınca , "Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. "Yoksulluk nafakasına hakim kendiliğinden hükmedemez, taraflardan birinin istemi gereklidir. Nafaka miktarı istemde bulunan kişinin normal şartlarda geçinmesine yetecek şekilde ve ödeyecek kişinin de maddi durumuyla orantılı bir biçimde hakim tarafından takdir edilir.

İştirak Nafakası

Çocuğun bakımı ve yetiştirilmesi yükümlülüğü çocuk kendisine bırakılmış olan tarafa aittir. Bu durum Türk Medeni Kanunu 182. madde ile çocuk kendisine bırakılmış olan tarafın, çocuğun bakımı için bir nafaka ödeyeceği şeklinde hükme bağlanmıştır. İştirak nafakasının miktarı hakim tarafından serbestçe belirlenir. Bu belirleme yapılırken çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik şartları ve anne-babanın mali durumu dikkate alınır. Hakim re'sen iştirak nafakasına hükmetmekle yükümlüdür; herhangi bir istem şart değildir. Çocuğun velayeti kendisine verilen anne veya baba kendi adına dava açabilir.

İştirak nafakası velayet hakkındaki mahkeme hükmünün kesinleşmesinden başlayarak çocuğun ergin olduğu güne kadar devam eder. Ancak Türk Medeni Kanunu 328. maddesince anne ve baba, reşit olduğu halde eğitimi devam eden çocuğun bakımıyla eğitimi bitene kadar nafaka ödemekle yükümlüdür.  Bu sebepten eğitimi devam eden ergin çocuğun iştirak nafakası kesilmez. Eğitimi devam etmediği halde bakılmaya muhtaç ergin çocuğun nafakası ise Türk Medeni Kanununun madde 364 hükmüne dayandırılarak talep ile yardım nafakası olarak devam edebilir.

Boşanma Davası Bittikten Sonra Yoksulluk Nafakası İstemi

Yoksulluk nafakası boşanma davasında istenebileceği gibi, o dava devam ederken ya da sonuçlandıktan sonra da ayrı bir dava ile de istenebilir. Ancak bu istem boşanmanın kesinleşmesinden itibaren bir yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Boşanma davasında reddedilen yoksulluk nafakası başka bir davada istenilemez; yerel mahkeme kararı kesin hüküm kapsamında değerlendirilmelidir. Aynı şekilde anlaşılmalı boşanma esnasında yoksulluk nafakası talep edilmemiş ve karar yoksulluk nafakası içermiyorsa sonradan yoksulluk nafakası istenilemez.

Boşanma Davası Bittikten Sonra İştirak Nafakası İstemi

Boşanma kararından sonra da iştirak nafakasına karar verilebilir. Bu noktada velayet kendisine bırakılan eşin boşanma davası sırasında iştirak nafakası istememiş olması ve maddi konularda diğer eşle anlaşmış olması sonradan iştirak nafakası istemine engel teşkil etmez.

Yoksulluk Nafakasının Artırılması Davası ve Şartları

İrat biçiminde ödenmesine karar verilen yoksulluk nafakası için tarafların mali durumunun değişmesi  ve hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması kararı verilebilir. Yoksulluk nafakasının artırılabilmesi için davanın açıldığı tarihte davacının yoksulluğunun devam etmesi ve koşulların lehine değişmiş olması gerekir.

Yoksulluk nafakasının artırımı davasında tekrardan tarafların kusurluluğuyla ilgili inceleme yapılmaz. Sadece yoksulluk nafakasının artırımı koşullarının oluşup oluşmadığına bakılır.

Taraflar yoksulluk nafakası ve daha sonraki yıllarda ödenecek nafakanın artış oranında anlaşmışlarsa, taraflar bu anlaşma ile bağlıdır. Enflasyon ne olursa olsun anlaşmada gösterilen miktarın üzerinde artırım isteminde bulunulamaz. Hakim, yoksulluk nafakasının artırımına toptan veya tüketici fiyat endeksine göre veya memur maaşlarındaki artış oranına veyahut da paranın satın alma gücündeki değer değişikliklerine göre karar verir. İstem halinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceği hakim tarafından karara bağlanabilir. Ancak bu artırım ülke ekonomisindeki dalgalanmalar dikkate alınmadan gelecek yıllar için sabitlenemez. Bu durum dikkate alındığında; gelecek yıllar için hükmedilen nafaka artış miktarı, TEFE endeksindeki artış oranında (%65'i geçmemek kaydı ile) yapılması gerekir.

Yoksulluk nafakasının artırılması davasında davalıya duruşma günü tebliğ edilmeden karar verilemez. Mahkeme tarafından karar verilen yoksulluk nafakası kişinin ihtiyaçlarını karşılamakta yeterli ise nafakanın artırılmasına karar verilemez. Yoksulluk nafakasının artırılması davasının açılması belli bir zamana bağlı tutulmamıştır.

İştirak Nafakasının Artırılması Davası ve Şartları

Türk Medeni  Kanununun 331. maddesi  çerçevesinde iştirak nafakasına karar verildikten sonra aradan geçen zaman içerisinde, bir taraftan çocuğun ihtiyaçlarında meydana gelen değişmeler; diğer taraftan nafaka yükümlüsünün gelirindeki müspet ve menfi değişiklikler veyahut da değişen hal ve koşullar sebebiyle iştirak nafakasının artırılabilmesi mümkündür. İştirak nafakasının artırılması halinde takdir edilen meblağ nafaka yükümlüsünü sıkıntıya düşürmeyecek şekilde olmalıdır. Hakim istem halinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.

İştirak nafakası karara bağlandıktan sonra nafakanın artırılması davası açılabilmesi için herhangi bir süre öngörülmemiştir. İştirak nafakasının artırılması davasını davacı isterse kendi yerleşim yeri aile mahkemesinde isterse de davalının ikametgahı aile mahkemesinde açabilir.

Yoksulluk Nafakasının Kaldırılması

İrat şeklinde ödenen yoksulluk nafakası; tazminat alacaklısı eşin yoksulluğunun ortadan kalkması, eşin haysiyetsiz yaşam sürmesi, başka biriyle evlilik dışı yaşaması, eşin yeniden evlenmesi, eşlerden birinin ölmesi, yoksulluk nafakası veren eşin ekonomik durumunun nafaka veremeyecek düzeyde olması hallerinde yoksulluk nafakası kaldırılır. Yoksulluk nafakası alan eşin yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölmesi hallerinde nafaka ödemesi kendiliğinden kalkmış olur. Ancak diğer hallerde eşin mahkemeye başvurusuyla durumun mahkemece karar altına alınması gerekmektedir.

KAYNAK: HABERDESTEK.COM

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.