banner1

Sultan Ahmet kardeşlerini öldürdü mü? Şahin ve Mehmet Giray'a ne oldu?

Sultan Ahmet kardeşlerini öldürdü mü? Mehmet Giray ve Şahin Giray'ı öldürdü mü öldürmedi merak konusu oldu. 1.Ahmet Sultan Han kardeş katlini ortadan kaldıran padişah olarak tarihe geçti. Tahta geçtiği gün kardeşi Mustafa'nın katlini durdu.


Sultan Ahmet kardeşlerini öldürdü mü? Şahin ve Mehmet Giray'a ne oldu?

Sultan Ahmet Han kardeşlerini katletti mi? Mehmet Giray ve Şahin Giray kardeşleri ama bir de küçük kardeşi Mustafa vardı. İlk tahta çıktığı sırada kardeşinin katli söz konusuydu ama o kardeş katlini kaldırdı.  Osmanlı padişahlarının on dördüncüsüdür. III. Mehmet ile Handan Sultan’ın oğludur. Manisa’da doğmuş, 1603 te babasının yerine tahta geçmiştir.

 

1. Ahmet’in yaptığı ilk icraat Bayezit zamanında başlayıp Fatih Mehmet zamanında kanunlaşan kardeş öldürme geleneğine son vererek hanedanın en yaşlı erkeğinin tahta geçmesi kaidesini kurması olmuştur. Gerçekten de kendi ölümünden sonra yerine kardeşi Mustafa tahta çıkmıştır. Daha sonra II. Murat ve III. Mehmet zamanında saray işlerine karışan annesi Safiye Sultan’ı (Venedikli Baffa), gözdeleriyle birlikte Eski Saraya göndermiştir.

I. Ahmet tahta çıktığı zaman Osmanlı İmparatorluğu, İran ve Avusturya ile savaş halindeydi. Iran cephesi komutanı Cağalzade Sinan Paşa 1604 te yola çıktı. Ordunun yaklaştığını gören Şah Abbas geri çekildiyse de, Van’da kışlamak zorunda kalınması Şah Abbas’ın yeniden hücüm etmesine sebep oldu. Sinan Paşa güçlükle kendisini Erzurum’a atarak, ilkbaharda yeniden taarruza geçti. Bu defa da orduda inzibat namına bir şey kalmamıştı. Bu yüzden savaş başarılı olmadı, ordunun büyük bir kısmı emir beklemeden dağıldı. Sinan Paşa da birkaç bin yeniçeri ile geri çekilmek zorunda kaldı, bir müddet sonra kederinden öldü.

SULTAN AHMET’İN KARDEŞİ DE TAHTA GEÇTİ

 

Yıldırım Bayezid döneminde başlayıp, Fatih Sultan Mehmet (II. Mehmed) döneminde kanunlaşan kardeş katli yasasını kaldırmıştır. Yerine ekber ve erşet (ailenin aklı başında olan en büyük üyesi) sistemini getirmiştir. Böylece oğullarından üçü padişah olmuştur. Bunlar sırası ile; Genç Osman, IV. Murad ve İbrahim'dir. Ayrıca kardeşi Mustafa'yı da önceki padişahlar gibi katletmemiş, yaşamasına izin vermiştir. Nitekim kardeşi Mustafa da padişah olmuştur. Bu yeni kanun, kardeş katlini önlemesi açısından Osmanlı tarihinde büyük bir önemi haizdir.

 

Öte yandan, Sadrazam Malkoç Ali Paşa ise Avusturya seferini idare ediyordu. Onun ölümünden sonra I. Ahmet, Sadrazam Lala Mehmet Paşayı sadrazamlığa getirdi. Sefere çıkan sadrazam, Vaç (Waitzen) kalesini aldı, fakat Estergon (Esztergom, Gran) Kalesini ve Peşte’yi almadan geri döndü. Ancak, bu arada Erdel Beyi Bocskay İstvan, Osmanlılarla işbirliği yaparak, Avusturyalılara karşı savaştı ve galip geldi. Artık Osmanlılar da, Avusturyalılar da savaştan bıkmıştı. Buna rağmen Türkler Estergon’un fethini lüzumlu sayıyorlardı. Bunun için Lala Mehmet Paşa yeniden sefere çıkarak Tepedelen, (Saint Thomas tepesindeki istihkama Türklerin verdikleri isim) VVissegrad, ve Estergon kalelerini aldı. Bu arada Bocskay İstvan da Uyvar’ı (Neuhaeusel’i) almıştı. Bu başarısından dolayı Lala Mehmet Paşa ona törenle Erdel ve Macar tacını giydirdi. Lala Mehmet Paşa bu seferden sonra yeni bir Avrupa seferi daha düşünürken, bazı entrikalarla doğu cephesine verildi. I. Ahmet, Paşanın itirazlarını dinlemedi, idamla tehdit etti, fakat bu tehdidin gerçekleşmesine meydan kalmadan Lala Mehmet Paşa kederinden öldü.

Avusturya cephesine Kuyucu Murat Paşa getirilmişti. Murat Paşa Avusturyalılarla Jitvatorok (Zsitvatorok-Jitva Boğazı) Antlaşmasını yaptı. Buna göre Avusturya, Osmanlı Devleti ile eşit tutulacaktı. Halbuki o zamana kadar Osmanlı İmparatorluğu Avusturya’ya her istediğini kabul ettirmeye muvaffak olmuştur.

I. Ahmet devrinin en Önemli İç olayı Celali ayaklanmalarıdır. Uzun süren seferler Anadoludaki asayişi bozmuş, tımarlı sipahiler zaafa uğramıştı. Zaman zaman Celalilerle Anadoluda yapılan çarpışmalar hükümet kuvvetlerinin mağlubiyetiyle sonuçlanıyordu. Jitvatorok Antlaşmasından sonra Kuyucu Murat Faşa Celalilerin üzerine yürüdü. Bunların en tehlikelisi olan Canbulatoğlu Ali Paşa Suriye’de hüküm sürüyordu. Murat Paşa, yol boyunca, bu asi Celalilerin kimini zorla, kimini güzellikle yola getirdi. Nihayet Canbulatoğlu Ali Paşa ile karşılaşarak onu da yendi. Canbulatoğlu İstanbul’a kaçıp Padişaha sığındığı için affedildiyse de sonradan Belgrad’da öldürüldü. Kuyucu Murat Paşa, Celali isyanlarının bastırıldıktan sonra İran seferine çıkmıştı, fakat başarı kazanamadan öldüğü için yerine gelen Nasuh Paşa İranlılarla bir antlaşma yaptı.

 

I. Ahmet zamanında Akdeniz’de güvenliği sağlamak için çalışılmış, Floransa ve Malta korsanlarıyla başarılı çarpışmalar yapılmıştır. Karadeniz kıyılarını ise Şakşaki İbrahim Paşa koruyordu, I. Ahmet zamanında İranlılarla yeniden savaş çıkmışla da bunun neticesi ancak Padişahın ölümünden sonra alınmıştır.

 

I. Ahmet bir mide hastalığı sonunda genç yaşta ölmüştür. Bahtı lakabıyla şiirler yazan Padişahın hattatlığa da merakı vardı. Gerek Celalilerin temizlenmesinde, gerekse dış savaşlarda kumandanlarını başarı ile seçmiş, sırasında memleket idaresinde büyük bir şiddet göstermiştir.

 

Sultan Ahmet camisini yaptıran I. Ahmet, Osmanlı mimarisine güzel bir anıt hediye etmiştir.

 

MEHMET GİRAY KİMDİR? 

I. Mengli Giray'ın en büyük oğludur. Olasılıka 1465'da doğmuştur. Yavuz Sultan Selim'in de kayınbiraderidir.

 

Babasının hanlık döneminde ilk defa bu isimle Kalgaylık (resmi taht varisi șehzade) görevini yaptı.

 

Ocak 1515'de vefat eden babasının yerine tahta geçti. Önce kardeşi Bahadır Giray'ı Kalgay olarak görevlendirdi. Diğer bir kardeşini İstanbul'a gönderdi.

 

Mehmed Giray'ın Osmanlı Sultanı olan ve üvey kızkardeşinin kocası olan Yavuz Sultan Selim ile ilişkileri pek iyi değildi. Yavuz Sultan Selim babası II. Beyazıt'a karsi ayaklanip ona karşı yaptığı seferde yenildiğinde kayınpederi Kırım Hani Mengli Giray'a sığınmıştı. O zaman Kalgay olan Mehmed Giray şehzade Selim'in tutuklanip babası II. Beyazıt'a teslim edilmesini istemişti; ama Mengli Giray bunu kabul etmemişti. Fakat Mehmed Giray Kırım Hanı olduğu dönemde I. Selim doğuda İran Seferi ve sonra Mısır Seferi ile uğraştığı için Kirim Hanlığı ve Osmanlı devleti arasındaki bu soğukluk mütecaviz tavırlar ortaya çıkartmadı.

 

O dönemde gelişme dönemini yaşayan, bir şehir devleti olan Moskova Knezliği ile babası Mengli Giray 1480'de bir saldırmazlık antlaşması yapmıştı ve I. Mehmed Giray'ın ilk yıllainda Moskova knezi III. Vasili (1505-1533) ile arası iyi idi. Fakat Moskova Knezinin rakibi olan Polonya-Litvanya Birliği kralı Sigismund'un gönderdiği kıymetli hediyeler ve ıanadırıcı temsilciler nedeni ile Mehmet Giray Moskova Knezi'ne karşı tutumunu değiştirdi ve I. Mehmed Giray Polonya-Litvanya Birliği Krallığı ile bir antlaşma imzaladı. Moskova Knezliğinin eline geçirmiş olduğu Bryansk, Starodub, Novgorod-Seversk, Putivle ile diğer Litvanya şehirlerini geri vermesini talep etti ve bu talep karşılanmassa bir savaşın ortaya çıkabileceği tehdidini de ortaya attı. Moskova Knezi III. Vasilı Kırım Hanlığı kalgayı olan ve Özi valisi olan Bahadır Han (bazı Rus kaynaklarına göre aynı Kalgay'ın diğer ismi olan Ahmed Han) ile bir gizli komplo yapma planlamasına geçti. Fakat sonra iki ülke arasındaki ilişkiler yumuşamaya başladı. Tam bu sırada Mehmet Giray'ın büyük oğlu Bahadır Han Moskova Knezliğine bir akın yaptı ve Mechesrk ve Ryaan şehirleri ve etraflarını talan etti. Babası olan Kırım Hanı Mehmed Giray oğlunun bir faaliyetinin kendinden izinsiz yapıldığını ilan edip resmen ve açıkça oğlunu kınadı.

 

1519'da Kazan Hanı Mehmet Emin Han çocuksuz ve varissiz öldü ve Kazan Hanı olmak için yapılan çabalar ve çatışmalar sadece Kazan Hanlığı'nı değil etraftaki ülkeleri de kargaşalığa buladı. Moskova Knezi III. Vasıllı Şah Ali Kasım'ı Hanlık için aday olarak tutmakta idi. Önce Moskova Knezliğinin tuttuğu ve Karaçi adıyla bilinen soylu mirza aileleri üyelerinden olan Bulat Şirin adı verilen bir Kazan asiller grubunun desteklediği Sah Ali Kasım hanlığını eline geçirdi. Ama Kazan'daki diğer ilerigelen mızralar grubu onun Ruslara dayanmasından tedirgin oldular. Eski Kırım Hani Mengli Giray 1485 yılında Kazan hani İbrahim Han'ın dul eşi Nur Sultan'la evlenmişti. Bu eşinden Sahip Giray adlı oğlu olmuştu ve bunun Kazan Hanlığı'na olan iddiası Moskova'nın tuttuğu Şah Ali Kasım'ın varışlık iddiasından daha köklü idi. 1519'da Mehmed Giray Moskova Knezi ile babasının imzaladığı anlaşmayı bozarak annesi yarım kardeşi olan Sahip Giray'ın Kazan Hanı olma iddiasını benimsedi. 1521'de Sahip Giray Kazan Hanı olarak tahta geçti ve 1524'de kadar Kazan Hanı olarak saltanat yaptı.

 

1521'de iki kardeş kendi Tatar ordularını birleştirip Moskova üzerine bir akın seferi düzenlediler. Bu akın yolu üzerindeki tüm Moskova Knezliği arazilerini talan ederek ilerlediler. Oka Nehri kıyısında Moskova Knezliği ordusu yaptıkları muharabeden galip çıktılar. Moskova şehri kapılarına kadar ilerlediler ve şehrin çevresini ateşe verdiler. Moskova Knezliği Kırım Hanlığına yıllık bir tazminat vermeyi kabul etti. Bu akın seferi sırasında ele geçen gayet çok sayıda esir Kefe esir pazarında satıldı.

 

Mehmed Giray 1523'de Moskova Knezi'ne karşı bir akına daha başladı. Fakat bu sefer Moskova Knez ordusu toplarla donatılmıştı. Oka Nehri kıyısında yapılan bir muharebe sonunda Kırım tatar süvari ordusu Moskova Knezliği topraklarında ilerleyemedi. Bu sefer akının hedefini Altın Orda kalıntılarını birleştirmek amacı ile Astrahan Hanlığına yöneltti ve Astrahan'ı zaptetti.

 

I. Mehmed Giray Han, Ekim/Kasım 1523'de Astrahan seferinden dönerken Nogay Hanı Mamaı tarafından bir baskınına uğrayıp hayatını kaybetti. Nogaylar Kırım yarımadasına akın yaparak ülkeyi talan ettiler.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.