Türkmen dağı- Bayır bucak nerede? Türkmenlere yapılan işkenceler Esed zulmü devam ediyor

Türkmen dağı nerede? 5 yıldan bu yana iç savaşın devam ettiği Suriye'de Esed güçleri Türkmenlere saldırmaya başladı. Suriye'nin iç karışıklığından kaçmayı başaramayan Türkmenlere hem Esed güçleri hemde Rusya saldırıyor. Türkmen dağı bölgesinde yaşayan Türkmenler oldukça zor durumdalar. Türkmen Dağı'nın büyük kısmının rejimin eline geçmesiyle birlikte bölgede yaşayan sivilleri katliam korkusu sardı. Yaşadıkları köy ve kasabaları boşaltan 5 bini aşkın kişi, kafileler halinde Türkiye sınırına akın etti. Türkmen tugayları ise oldukça kıt imkanlarıyla ellerinde kalan toprakları savunmaya çalışıyor.

Türkmen dağı- Bayır bucak nerede? Türkmenlere yapılan işkenceler Esed zulmü devam ediyor

Türkmen dağı nerede? 5 yıldan bu yana iç savaşın devam ettiği Suriye'de Esed güçleri Türkmenlere saldırmaya başladı. Suriye'nin iç karışıklığından kaçmayı başaramayan Türkmenlere hem Esed güçleri hemde Rusya saldırıyor. Türkmen dağı bölgesinde yaşayan Türkmenler oldukça zor durumdalar. Türkmen Dağı'nın büyük kısmının rejimin eline geçmesiyle birlikte bölgede yaşayan sivilleri katliam korkusu sardı. Yaşadıkları köy ve kasabaları boşaltan 5 bini aşkın kişi, kafileler halinde Türkiye sınırına akın etti. Türkmen tugayları ise oldukça kıt imkanlarıyla ellerinde kalan toprakları savunmaya çalışıyor.

10 Kasım 2016 Perşembe 15:05
Türkmen dağı- Bayır bucak nerede? Türkmenlere yapılan işkenceler Esed zulmü devam ediyor

Türkmen dağı nerede? 5 yıldan bu yana Esed zulmüne karşı duran Türkmen kardeşlerimiz Rus uçakları tarafından vurulmaya başlandı. Türkmen dağı'nın nerede olduğu pek çok kişi tarafından merak ediliyor. Suriye'deki iç savaştan kaçamayan Türkmenler Esed zulmünün ardından Rus uçakları tarafından vurulmaya başlandı. Türkmenlerin yoğun olarak yaşadığı bölgelere Esed güçleri operasyon düzenlemeye devam ediyor. 


Hatay'ın güneyindeki Bayır Bucak bölgesine 4 koldan saldıran rejim güçleri, köyleri bombalamaya devam ediyor. Birçok noktanın ağır silahlarla vurulduğu bölgede Gımam, Derhanne, 45 Tepesi, Zuveyk köyü, Acısu Kavşağı ve Kızıldağ'ın bir kısmı rejimin eline geçti. Ancak buralarda Türkmen birliklerin direnişi sürüyor. Esad Ordusunun, çatışmaların devam ettiği Kızıldağ'ın tepesine zırhlı araçlar çıkartmaya çalıştığı öğrenildi. Türkiye'ye 5 kilometre mesafedeki Kızıldağ, bölgedeki en yüksek dağ olması nedeniyle stratejik önem taşıyor. Kızıldağ, Türkiye sınırına 500 metre mesafede bulunan bölgenin en doğu ucu olan Yamadı'ya kadar atış üstünlüğü sağlıyor. Rejim güçleri bu tepeyi tam olarak ele geçirirse Kızıldağ'dan Yamadı'ya kadar on Türkmen köyünü topçu atışıyla vurabilir.

 

O ÜÇGENE BÜYÜK TEHDİT

 

Rejimin hedefindeki bir diğer nokta ise Acısu bölgesi. Burası, Türkmen birliklerinin batı sahil kesimi ile kuzey hattındaki son nokta. Kızıldağ ve güneydeki 45 Tepesi ile birlikte adeta bir üçgen oluşturan bölge, rejim için stratejik ve hayati öneme sahip. Türkmen Dağı güney hattında Gımam'ın ardından bir diğer önemli nokta Zuveyk köyünü de rejim ele geçirdi. Esad güçleri buradan kuzeydeki Burc Keseb noktasına ilerleyerek Türkmen Dağı ile Cebel Ekrad arasındaki bağlantıyı keserek Türkmen Dağı'nı topyekün kuşatma altına alabilir.

 

MÜHİMMATIMIZ YETERLİ DEĞİL

 

Muhalifler ise Türkmen Tugayları halinde Türkmen Dağı'nı savunmaya çalışıyor. Bir Türkmen komutan, ellerinde son kalan topraklar için rejime karşı direnmeye çalıştıklarını ancak silah ve mühimmatın yeterli olmadığını ifade ediyor. Türkmen komutan, “Onların uçakları ve ağır topları var. Bizim mermilerimiz onların uçaklarına yetişemiyor, tanklarını ve toplarını imha edebileceğimiz nitelikte mühimmata sahip değiliz. Bu şartlarda daha ne kadar dayanabiliriz, bilmiyoruz” diye konuştu.

 

SAVAŞI ETKİLEYECEK Mİ?

 

Türkmen Dağı'nı büyük oranda ele geçiren Suriye rejiminin, Cisr-el Şuur ve İdlib yönünde ilerleyerek muhalif hatlar arasında gedik açmaya çalışacağı belirtiliyor. Diğer bir ihtimal de Halep'in güneyindeki rejim güçlerine doğru bir koridor açıp buradan Halep savaşına etki edecek bir taarruzu başlatmak. İdlib ve Cisr-el Şuur, geçtiğimiz mart ve misan aylarında muhalifler tarafından alınmıştı. Ancak önceki gün yaşananlar, Lazkiye-Cisr-el Şuur yolunun büyük oranda rejim güçlerinin eline geçmesine yolaçtı. Türkmen Dağı'na yakın bir bölgede bulunan Kürt Dağı'ndaki muhalif güçlere de rejim saldırısı sürüyor. Buradaki siviller de Türkiye sınırına doğru harekete geçti.

 

ORDU ZAYIFLAYINCA...

 

Suriye savaşının başlamasının ardından Esad ordusundan yüzbinlerce asker firar etmiş ve ordunun mukavemet gücü kırılmıştı. Şu anda Esed ordu birliklerinde resmi Suriye askeri sayısının 60 bin dolaylarında. Bu aşamada İran Devrim Muhafızları İran, Irak, Afganistan'dan onbinlerce Şii savaşçı ithal ederek Suriye'ye getirdi. Bu askerler Suriye ordusuna lejyoner olarak katıldı ve muhaliflere karşı yürütülen savaşa aktif destek verdi. Şii militanların binlercesi de Bayır Bucak bölgesinde Türkmen tugaylarına karşı savaşıyor. 

 

200 TÜRKMEN AİLE SINIRA GELDİ

 

Bayır-Bucak'taki karaman, Kelez, Murtlu, Torus, Çukurcak, Gebelli, Dervişen, Ablaklı, Ağcabayır, Çömeren gibi köy ve kasabalar katliam korkusuyla tamamen boşaltıldı. Binlerce sivil Suriyeli, Türkiye sınırındaki Yamadi kasabasına kaçtı. Hatay'ın Yayladağı ilçesine binlerce kişilik göç olması bekleniyor. Dün sınıra gelen 200 Türkmen aile, Yayladağı'na giriş yaptı. Türkmen bölgesinde mülteci kamplarıyla beraber yaklaşık 20 bin kişinin yaşadığı tahmin ediliyor.Göç edenlerden kimileri daha önce sınıra yakın bölgelerdeki köylere gelen akrabalarının yanına yerleşirken, kimileri de ormanlık alanda yardım dernekleri tarafından verilen çadırlara sığınıyor. Sınır hattına yerleşen Türkmen ailelere ise afad ve TürkKızılayı'nca, çadır, battaniye, yatak ve ekmek gönderildi. Hatay Valisi Ercan Topaca, Yayladağı'nda yaptığı açıklamada, bin 500 Türkmen'in sınıra geldiğini söyledi. Topaca “Öncelikle ihtiyaçlarının süratle karşılanması, yaralıların alınması, orada bir risk varsa onların sınırdan içeri alınması dahil gerekli altyapıyı hazırlıyoruz” dedi.

 

İKİ KÖYÜ TÜRKMENLER ELE GEÇİRDİ

 

Suriye'deki Türkmen muhalif grubu Sultan Murad Tugayları, IŞİD'den arındırılmış güvenli bölge oluşturulması öngörülen Azez-Cerablus hattındaki iki köyü ele geçirdi. Operasyona Türk ve Amerikan savaş uçakları da destek verdi

 

Halep'in kuzeyinde, Türkiye-Suriye sınırına sıfır noktasında, Kilis'in karşısında bulunan Harcele ve Delha'ya giren Muhalif Türkmen grubu Sultan Murad Tugayları, IŞİD üyesi 70'den fazla militanı etkisiz hale getirdi. Sultan Murad birliğiyle ortak hareket eden Şam Cephesi de operasyona katıldı. Bölgenin IŞİD'den temizlenmesi için düzenlenen harekata Türk ve Amerikan hava unsurları da destek verdi. Türkiye'ye ait altı F-16 ve ABD'ye ait dört F-15, bir AC-130 ve 3 insansız hava aracının (İHA) havadan destek verdiği operasyonda, muhalif gruplar terör örgütünü iki Türkmen köyünden çıkarmayı başardı. Güvenlik kaynakları, taktik seviyede sağlanan başarının IŞİD'in bundan sonraki savunmasının kırılması, muhaliflerin savaş isteğini ve yeteneğini artırması, IŞİD'in çöle hapsedilerek sınır güvenliğinin sağlanmasına yardımcı olacağına dikkati çekti. Sözkonusu başarılı operasyonun, 'Mare Hattı' olarak da bilinen Azez-Cerablus arasında oluşturulması planlanan güvenli bölge için de ilk adım olma niteliği taşıdığı belirtiliyor.

 

'BU BİZE MORAL VERDİ'

Mare Hattı'nı IŞİD'den temizlemeye yönelik harekatın başarıyla sonuçlanması, Türkmen Dağı'nda ağır saldırıya uğrayan muhaliflere de moral verdi. Kızıldağ'daki çatışmaların sürdüğünü hatırlatan Suriye Türkmen Meclisi Başkanı Abdurrahman Mustafa, şunları söyledi: “Biz orada toprağımız için süper güçler karşısında savaşıyoruz. Teslim olup bırakacak değiliz. Oradaki birliklerimiz inanıyorlar. Sonuna kadar mücadelemizi vereceğiz. Türkiye'nin hava desteğiyle Sultan Murad Tugayları IŞİD'in elinden 2 köyü geri aldı. Orada yaklaşık 4 aydır orada ilerleyemiyorduk. Bu bizim için moral verici bir gelişme oldu. Güvenli bölge oluşturulmasında önemli bir adım atıldı. Güvenli bölge bizim için olmazsa olmazımızdır. Bu plan gerçekleşmezse Türkmenler biter. Bayır Bucak'ı kurtarsak da, Halep'in kuzeyinde güvenli bölge hayata geçmek zorunda. Bu arada, Kızıldağ'da çatışmalar sürerken bir diğer Türkmen bölgesinde 2 köyün geri alınması, Türkmenlerin kaç cephede birden savaştığını da gösterdi.”

 

REJİM GÜÇLERİNİN ELİNE GEÇEN YERLER

Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, dünden bu yana çatışmalar Kızıldağ'da yoğunlaştı. Sahadaki son durum, Gimam, 45 Tepesi, Zuveyk köyü, Acısu Kavşağı, Kızıldağ'ın bir kısmının rejim güçlerinin elinde geçti.

 

BAYIRBUCAK'TAKİ STRATEJİK NOKTALAR

İki gündür yoğun çatışmaların yaşandığı, Türkiye'ye 5 kilometre mesafedeki Kızıldağ, bölgedeki en yüksek dağ olması nedeniyle stratejik önem taşıyor. Kızıldağ, Türkiye sınırına 500 metre mesafede bulunan bölgenin en doğu ucu olan Yamadı'ya kadar atış üstünlüğü sağlıyor. Rejim güçleri bu tepeyi tam olarak ele geçirirse Kızıldağ'dan Yamadı'ya kadar on Türkmen köyünü topçu atışıyla vurabilir.

 

Rejimin hedefindeki bir diğer nokta ise Acısu bölgesi. Burası, Türkmen birliklerinin batı sahil kesimi ile kuzey hattındaki son nokta. Kızıldağ ve güneydeki 45 Tepesi ile birlikte adeta bir üçgen oluşturan bölge, rejim için stratejik ve hayati öneme sahip.

Türkmen Dağı güney hattında Gımam’ın ardından bir diğer önemli nokta Zuveyk köyünü de rejim ele geçirdi. Esed güçleri buradan kuzeydeki Burc Keseb noktasına ilerleyerek Türkmen Dağı ile Cebel Ekrad arasındaki bağlantıyı keserek Türkmen Dağı’nı topyekün kuşatma altına alabilir.

 

200 AİLE YAYLADAĞI'NA GEÇTİ

Suriye Türkmen Meclisi Başkanı Abdurrahman Mustafa, dün gece geç saate kadar Kızıldağ'da çatışmaların sürdüğünü söyledi. Türkmen birliklerin etkili kara savunması sonucu, Kızıldağ'ın kaybedilmediğini belirten Mustafa, "Dünden bu yana bölgede anormal bir değişiklik yok. Yalnızca göç var. Dün yaklaşık 200 aile, Yayladağı'na geçti. AFAD ek çadır gönderdi. Suriye Türkmen Meclisi'nden bazı arkadaşlarımız da Yayladağı bölgesine gitti" dedi.

"Bayırbucak bölgesinde Türkmen birlikler, başka hiçbir muhalif grubun desteği olmadan rejim güçleriyle savaşıyor" diyen Mustafa, rejimin ele geçirdiği Gimam'dan, sahilden ve Fırınlık mevkiinden olmak üzere kuzey, güney ve orta hattan saldırdığını belirtti.

 

Acısu bölgesinde rejimin ilerleyemediğini aktaran Mustafa, Kızıldağ'ın düşmesiyle doğuya doğru tüm Türkmen köylerinin tehlike altında olacağını vurguladı.

TÜRKİYE'NİN DESTEĞİYLE 2 KÖYÜ GERİ ALDIK

Mustafa, "Biz orada toprağımız için süper güçler karşısında savaşıyoruz. Teslim olup, bırakacak değiliz. Oradaki birliklerimiz inanıyorlar. Sonuna kadar mücadelemizi vereceğiz. Dün Türkiye'nin hava desteğiyle Sultan Murat Tugayları DAEŞ'in elinden 2 köyü geri aldı. Yaklaşık 4 aydır orada ilerleyemiyorduk. Bu bizim için moral verici bir gelişme oldu. Güvenli bölge oluşturulmasında önemli bir adım atıldı. Güvenli bölge bizim için olmazsa olmazımızdır ve güvenli bölge oluşturulmazsa Türkmenler biter. Bayırbucak'ı kurtarsak da, Halep'in kuzeyinde güvenli bölge oluşturulmak zorunda. Bu arada, dün gece Kızıldağ'da çatışmalar sürerken, bir diğer Türkmen bölgesinde 2 köyün geri alınması, Türkmenlerin kaç cephede birden savaştığını da gösterdi."

TÜRKMENİSTAN NEREDE? 
 

Türkmenistan'da neler oluyor? Rusya havadan ve karadan Suriye'deki Türkmenleri vurmaya devam ediyor. Esed zulmünden kaçamayan Türkmenler Rusların zulmüne maruz kalıyor. Suriye'de rejim güçleri Rusya'nın da desteğiyle Bayırbucak Türkmen bölgesinde katliam yapıyor! Türkmen Milli Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Arif Emeç, birçok bölgeyi kaybettiklerini açıklarken, Türkmenler'in bölgede Rusya'nın da desteğiyle ağır yenilgi aldığını, durumlarının çok kötü olduğunu söyledi.

 

Esed rejiminin Türkmen Dağı'na yönelik başlattığı kara harekatı yoğun şekilde sürüyor.

 

Sabah saatlerinde bazı mevzi ve köyler uzaktan atılan füze ve havan toplarıyla aralıklarla vurulurken, Türkmen bölgesinde 4 önemli kasaba kaybedildi. Savaşan Türkmen güçleri ellerinde kalan stratejik bölgeyi korumaya çalışıyor.

 

Eser rejimi Rusya'nın da desteğiyle bölgede katliam yapıyor. Şu ana kadar yüzlerce sivilin hayatını kaybettiği açıklandı.

 "BİRÇOK BÖLGEYİ KAYBETTİK"


Saldırılarla ilgili Habertürk'e konuşan Türkmen Milli Hareket Partisi Genel

Rusya merkezli Sputnik News adlı haber sitesi, Rusya'nın da desteğiyle Türkmendağı'nın tamamen Esed rejiminin kontrolü altına geçtiğini yazdı

 

Başkan Yardımcısı Arif Emeç, "Birçok bölgeyi kaybettik. Kalan yerlerde mücahitlerimiz ağır mücadele veriyor. İnsanlar çok kötü durumda, Rus uçakları 10'ar 10'ar geliyor. Bayırbucak Türkmenleri çok perişan halde, durum vahim. Yerleşim yerlerin yerle bir oldu.Bizim tek umudumuz Allahtan sonra Türkiye'dir. Elimizde kalan bir stratejik bölge var o da giderse Türkmen bölgesi biter" dedi.

KIDILDAĞ, REJİMİN ELİNE GEÇTİ


Akşam saatlerinde Türkmenlerin yaşadığı bölgeye doğru ilerleyen askerlerin Kızıldağ'ı ele geçirdiği belirtilirken, sivil halk da Türkiye sınırına doğru kaçmaya başladı. Dün yaklaşık 20 bin Türkmen'in sığındığı Hatay'ın Yayladağı İlçesi'nin karşısındaki Lazkiye'nin Yamada Köyü'ndeki çadır kente bugün de 10 bin civarında sivilin sığındığı bildirildi.




Türkmenistan, resmî adıyla Türkmenistan Cumhuriyeti, 1991'de Sovyetler Birliği'nin dağılışından sonra bağımsızlığını kazanan Orta Asya Türk cumhuriyeti. Türkmenistan, (Azerbaycan, Kazakistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kırgızistan, Özbekistan, ve Türkiye ile birlikte) günümüzdeki yedi bağımsız Türk devletinden biri olup TÜRKSOY'un üyesidir. Resmî para birimi Manat'tır. Yönetim şekli cumhuriyettir. Türkmenistan, BM, İKÖ, BDT, IMF gibi uluslararası kuruluşlara üyedir. Devlet Televizyon Kuruluşu vardır ve Altın Asır, Yaşlık, Miras, Türkmen Ovası, Türkmenistan, Aşkabat ve Türkmen Sport adlı 8 kanaldan yayın yapmaktadır. Ülkede özel televizyon yayını bulunmamaktadır.
 

Coğrafi Durum

 

Türkmenistan'ın yağış ve sıcaklık grafiği

Orta Asya ülkelerinden olan Türkmenistan güneyden İran, batıdan Hazar denizi, kuzeyden Kazakistan, kuzeydoğudan Özbekistan, güneydoğudan Afganistan'la çevrilidir. En yüksek yerleri Köyten Dağı (3319 m.) ve Kopet Dağı (2942 m.)'dır. Hazar Denizi'nin hemen yanıbaşında yer alan ve tuz yönünden zengin olan Karaboğaz Gölü, Türkmenistan toprakları içinde yer alır. Türkmenistan akarsu yönünden fakirdir. Etrek ırmağının bir bölümü Türkmenistan'ın içinde yer almaktadır. Tejen ve Murgap adlı akarsuları Karakum çölü içinde kaybolmaktadır. Amu Derya ırmağının çok az bir kısmı Türkmenistan sınırları içinde yer alır. Bunun dışında önemli bir akarsuyu yoktur. Ancak su ihtiyacının karşılanması için 1300 km uzunluğundaki Karakum kanalı yapılmıştır. Bu kanal güneydedir. Topraklarının beşte dördünü Karakum çölü kaplamaktadır. Güney kısmında Kopet dağ kütlesi ve yaylalar yer alır. Topraklarının  %3.5'i tarım alanı, % 17'si otlak, kalanı ya kısmen otlak olarak kullanılabilen çöl veya tamamen çöldür. Türkmenistan'a kurak ve sıcak bir iklim hâkimdir. Yaz aylarında sıcaklık bazen 50 dereceye kadar çıkar. Kış aylarında ise bazen -25 dereceye kadar düştüğü olur.

 

Tarihçe

Bölge, 13. yy'da Cengiz Han tarafından işgal edildi. Daha sonraki yüzyıllarda İran hükümdarı, Hive hanları, Buhara emirleri ve Afgan beyleri arasında çekişmelere neden oldu. 1868'de Ruslar, Hazar Denizi'nin doğu kıyısına çıktılar ve Kradsnovodsk limanını kurdular. 1881'de çıkan bir Türkmen ayaklanması bastırıldı ve bölge Türkmenistan'a katıldı. Ekim Devrimi'nden sonra Türkmenler, geçici bir hükümet oluşturdular, ama Kızılordu 1919'da Aşkabad'ı 1920'de de Krasnovodsk'u işgal etti; Sovyet rejimi ilan edildi ve Türkmenistan, Rusya Federatif Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti içinde özerk bir Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti oldu. 1924'e kadar Transhazar bölgesi, Türkistan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti içinde yer alıyordu, Türkmenistan'ın günümüzdeki öbür bölgeleri de Buhara ve Harezm Sovyet halk cumhuriyetlerine bağlıydı. 27 Ekim 1924'te SSCB'nin merkezi yürütme komitesi, Orta Asya topraklarının sınırlarını belirleme kararı aldı ve Türkmenistan, Buhara ve Harezm cumhuriyetlerinin toprakları Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan ve Türkmenistan arasında paylaşıldı. Türkmenistan, eski Buhara ve Harezm cumhuriyetlerinin Türkmen bölgelerini içine aldı ve SSCB'nin bir federal Sovyet sosyalist cumhuriyeti oldu. 1989'dan başlayarak SSCB'de gerçekleştirilen reformlar sonucunda SSCB'yi oluşturan diğer cumhuriyetler gibi bağımsızlığın ilan edildiği ülkede, 27 Ekim 1990'da cumhurbaşkanlığına seçilen Saparmurad Niyazov 18 Mayıs 1992'de yeni anayasanın kabulünden sonra yapılan seçimde, yeniden cumhurbaşkanı seçildi.

 

Dili

Türkmence, Ural Altay dil grubunun Altay kolunu oluşturan batı Türkçesinin bir versiyonudur. Türkmenistan'da yaşayan 6 milyondan fazla Türkmen ile İran, Afganistan ve Rusya gibi ülkelerde yaşayan yaklaşık 3 milyon Türkmen tarafından konuşulmaktadır. Türkmenistan'da konuşulan Türkmence yazı diline sahip olduğundan ayrı bir dil olarak tanımlanabilir. Ancak diğer Türkmen ağızlarıyla, Oğuz boyundan olduğu için Azerbaycan Türkçesiyle ve Türkiye Türkçesiyle çok yakın akraba bir dildir.

 

Askerlik

Türkmenistan'ın kendisine ait silahlı kuvvetleri vardır. Silahlı kuvvetleri savunma bakanlığına bağlıdır. Kendi sınır güvenliğini kendisi sağlamaktadır. Askerlik süresi 24 aydır.

 

Yönetim Şekli

Türkmenistan 18 Mayıs 1992'te yürürlüğe konan anayasayla yönetilmektedir. Ülkede çok partili demokratik sisteme geçilmiş olmasına rağmen tek parti yönetiminden yeterince çıkılamadı.Mevcut partiler:1.Demokratik Parti (Mevcut hükümet) 2.Telekeçiler Partisi 3.Agrar Parti. İletişim başta olmak üzere birçok alan üzerinde devlet tekeli sürmektedir.

 

Nüfus

2003 resmi tahminlerine göre nüfusun %94,7'sini Türkmenler, %2'sini Özbekler, %1.8'ini Ruslar, %1.5'ini de diğer azınlıklar oluşturur.[5] Beş ana Türkmen boyundan oluşan Türkmenistan'da idari yapı da bu beş boya göre şekillenmiş ve 5 vilayet (il) kurulmuştur.

 

Ekonomi

Türkmenistan ekonomisi büyük ölçüde doğal gaz satışına ve pamuk üretimine bağlıdır. Türkmenistan dünyanın en büyük dördüncü doğal gaz üreticisi durumundadır ve bu üretim nedeniyle ekonomik reforma temkinli bir yaklaşım vardır. 1998 - 2002 yılları arasında doğal gaz satışında ve dış borçların çevrilmesinde zorlanması ardından 2004 yılında işsizlik %60 seviyesine ulaşmıştır.

 

Siyaset

1991'deki bağımsızlık ilanının ardından ülke tarafsız ülkelerden olmuştur ve bu doğrultuda bir siyaset izlemektedir. Günümüzde Bağımsız Devletler Topluluğu'nda de facto devlettir.

Son Güncelleme: 10.11.2016 15:05
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8

banner22

banner7

banner25