banner1

Her Şeyiyle Work And Travel


Emre Öztürk

Emre Öztürk

09 Kasım 2016, 14:55

Gençlerin yurt dışı deneyimi yaşamak yerine iPhone almayı tercih ettiği bu dönemde, kültürel değişimin hayatlarında ne kadar önemli bir unsur olacağını bilmemeleri gerçekten kötü. Bunun nedeni %70 garanticilik diyebiliriz. Başarmaktan korkan bir nesil yetişiyor. Yaşamı boyunca bir daha görmeyeceği ders kitapları ezberletilip, şartlandırılıp, başarılı olması bekleniliyor. 2,5 saatlik sınav için 4 sene lise okumak = 1 gün ölmek için her gün yaşamak...  Pratik ve uygulama yok. Akbil basıp turnikeden geçmek gibi ezber yapıp sınavlardan geçmeyi düşünüyorlar. Ve yapıyorlarda. Peki bu sırada dünyada neler oluyordu? Aynı jenerasyonun Avrupalısı; hayata, komşusundan aldığı Fransızca eğitimiyle başladı. Komşusundan aldığı Almanca eğitimiyle başladı. Peki ya sen Türk… Komşuya gidip “tuz”dan başka ne aldın. 

Tuz almak istemeyen gençler için birçok program mevcut. Bunlardan biri Work and Travel. Work and Travel; çalışma, eğlenme, gezme ve birey olarak kendi ayaklarının üzerinde durabilme gibi hayatımızın yapı taşlarını gençlere Amerika’da yaşama imkanı veriyor. Work and Travel, büyülü Amerikan rüyasını genç yaştaki insanlara aşılayıp, onlara bu rüyanın toz pembe olduğunu gösterdi. Etkilenen gençler, Amerika’ya geldiği ana kadar yaşamadığını ve asıl dünyanın burası olduğunu algısını hissettiler. Nasıl hissetmesinler? Eve geldiğinde çantasını yere atıp “anneeğ ne yemek vaar “, “babişko param bitti” deyip ailesinin aldığı son model telefon ile sosyal olmak yerine, Amerika’da, saatine 10 Dolar kazandığın işten gelip akşamki parti için hazırlanarak, hiç tanımadığın bir yabancı ile sosyal olmak. İkisinin arasındaki fark Everest ile Ağrı dağı sanırım. Hem uzunluk hem de kültürel.

Biraz da soyut değil somut yargılardan konuşmak gerekirse, Work and Travel programı Amerikan Hükümetinin kontrolünde yapılan, değişik coğrafyalardan olan üniversite öğrencilerinin Yaz tatillerinde İngilizcelerini geliştirme imkanı buldukları ve dünyayı, farklı kültürleri tanıma ve onlar hakkında bilgi sahibi olmalarını sağlayan bir kültürel değişim programıdır. Ülkemizdeki öğrencilerinde son yıllarda çok fazla rağbet gösterdiği program, popülerliğini arttırmış durumda.

Amerikan Rüyasını Yaşadıktan Sonra Türkiye’de Bunalım

Amerika’ya gidildi. Her gün iş güç, o parti senin bu klüp benim muhteşem bir yaz geçiyor. Yabancı insanların ülkeleri hakkında hiç bilmediğin şeyleri ilk ağızdan öğreniyorsun. İnsanları dinlemek hoşuna gidiyor. Gece boyunca süren sohbetler yüzünden, elinden düşürmediğin telefonu eline almıyorsun. Türkiye’de tuvalete gitmek için bile kalkmadığın bilgisayara dokunmuyorsun. Sosyalliğin dibine vurmuşsun ama gün geldiğinde parmaklar “şıklatılacak” ve rüya bitti. Dönüş zamanı… 3 ay boyunca kontak kurduğun herkesi, her şeyi bırakıp Türkiye’ye dönüş vakti. Peki döndüğünde seni neler bekliyor? Uçsuz bucaksız gezdiğin-gördüğün yerleri, kazandığın deneyimleri KAHVEHANE'nin önündeki Selami Abi’ye anlatınca ne hissedeceksin?

Acı Gerçekler ve “Ben Neden Döndüm?” Hissi

Herkes çok özlenmiş ve o beklenen aile toplantısı… Bayramdan bayrama gördüğün akrabalar olimpiyat madalyası kazanmışsın gibi seni yükseltmeleri ve herkesin aklındaki tek soru “eee… nasıldı Amerika? Neler yaptın?”, ”Şeye gittin mi o elinde meşale tutan anıta?” Ailedekilerin sorduğu “Kim bu sorularla kendini öldürmek ister” yarışmamıza son verdikten sonra sıra geldi arkadaşlarımıza. Bütün yaşanan hikayeleri onların anlayabileceği şekilde harmanlayıp anlattık. Gözler meraklı, ilgi çekici, ego yükseltici amma ve lakin boş… Artık trafik ışığını beklemeden geçen Türk’e bile tepkilisin. Metrobüste ayakta gittiğin yerde bile gözü olan insanların o bakışları… O bakışlar. Ülkedeki her şey sana batıyor. Neden? çünkü sen artık “Özgürlükler Ülkesi” diye tabir edilen toprakların tozunu yuttun. Kendini oraya ait hissediyorsun. Hayaller Amerika ama gerçeklerin Türkiye olduğunu bir türlü kabul edemiyorsun. “Kızlar nasıldı?”, ”Orada kızlar teklif ediyormuş” gibi sorulara alışmaya başlasan iyi olur. En azından düşerken paraşüt etkisi yaratır. Dalış tüpünü de aldıysan derinliklerdeki kendi dünyanda yaşayabilirsin. Artık Justin Bieber değil Kahtalı Mıçı’ya devam…
 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.