banner1
Spor Toto Süper Ligin son haftalarında şampiyonluk yarışı nefes kesen mücadelelere sahne olurdu. 2016-2017 sezonunda ise işler bu şekilde gitmiyor. Deyim yerindeyse kimse şampiyonluğu istemiyormuş gibi gözüküyor. Herkes rakibine hediye etmek derdinde.
Galatasaray, Yönetimsel sorunlarının yanı sıra UEFA'nın Finansal Fair Play (FFP) uygulamasına takılmış, maddi sıkıntılarla mücadele verirken, yaşadığı başarısızlıklar sonucunda hocası Riekerink ile yollarını ayırmış, Karabükspor'un genç hocası Igor Tudor'a imza attırmıştı. Elinde Sneijder'li kadroda önce Bruma sonrada gelen sakatlıklarla mücadele veren Igor Tudor son hafta Ersun Yanal'ın Trabzonspor'u karşısında Akyazı Stadında mağlubiyetten kurtulamadı. Bu sene Avrupa kupalarına katılmayan, Ziraat Türkitye Kupasından elenen, şampiyonluk şansını mucizelere bırakan Galatasaray, en kötü yerini korumak, mümkünse sezonun flaş takımı Başakşehir'i geçerek şampiyonlar ligi ön elemesine katılmak isteyecektir. Ama sona yaklaştıkça arkasından gelen takımlarda Galatasaray için büyük tehlike oluşturuyor.
Gelelim Başakşehir'e; Emre Belezoğlu ve Edin Visca takımda fark yaratan oyuncular. Emre'nin performansı git gide düşerken 60 dakikadan sonra doğal olarak oyundan düşüyor. Ancak hala birçok önemli kulüpte iş yapar dedirtiyor kendisine. Abdullah Avcının sistemi ve oyuncu kadrosu ligin ikinciliğini garantiletmiş gibi gözüküyor. İnişli çıkışlı performansı nedeniyle şampiyonluk uzak gibi dursa da, ikinci bir Bursaspor olmak istiyorlar. Beşiktaş'ı geçme fırsatlarını sürekli tepmeleri de bunun göstergesi gibi gözüküyor. En büyük dezavantajları iki kulvarda mücadele etmeleri. Takım Ziraat Türkiye Kupasında bir üst tura çıkarsa, muhtemelen Fenerbahçe ile eşleşecekler ve lig için daha da zorlanacaklar. Son düzlüğe girilmişken takımdaki oyuncuların tecrübesi ligi ilk 4'te bitirmelerini sağlayacaktır.
Beşiktaş ligde en rahat takım. Ziraat Türkiye Kupasından Elenmeleri Teknik Direktör Şenol Güneş'in de söylediği gibi Avrupa Kupalarında gidebildiğimiz yere kadar gitmek ancak esas hedef ligde şampiyonluk. Evet en gerçekçi yaklaşım bu gibi gözüküyor. Beşiktaş lige önem veriyor gibi gözükse de Avrupa kupalarında aldığı başarılı sonuçlarla Uefa’da final neden olmasın diyorlar. Beşiktaş Avrupa Kupalarında Lyon ile eşleşti. Bence bu bir talihsizlik. Çok daha kolay takımlar varken Lyon ile eşleşmek Avrupa Kupalarına veda anlamına gelebilir. Şimdi 2 zor maç Beşiktaş’ı bekliyor. Fikstür dezavantajını da eklersek ligde de zor günler Beşiktaş’ı bekliyor. En önemli kriter Beşiktaş’ın maç içerisindeki kırılganlığı. 2-0 öne geçen bir takım her an maçı verebilecek bir psikolojide. 1 gol yemeleri büyük bir tedirginliğe sebep olurken, takım içerisindeki tecrübesizliğin göstergesi. Artık iş büyük oranda Şenol Güneş’e düşüyor. Geçen yıl yaşanan şampiyonlukta da son haftalarda yaşanan bu sıkıntıyı bir an önce gidermesi gerekir. Son düzlükte Beşiktaş’ın puan kayıplarına tahammülü olmamalı.
Trabzonspor, ikinci yarı başlar başlamaz emekleyen rakiplerine doğru hızla koşmaya başladı. 4.sıradaki Fenerbahçe ile puan farkını 3’e indirmiş durumda. Ersun Yanal zaten agresif futbolu tercih eden bir hoca. Elinde genç ve yeni bir kadro olmasına karşın oynattığı oyun rakiplerini bozan bir sistem. Ersun Yanal’ın oyuncuları ilk 4’te olacaktır diye düşünüyorum. Seneye yapacağı takviyelerle çok daha başarılı bir takım izleyeceğimizi göreceksiniz.
Son olarak Fenerbahçe. Yönetimden çıt sesi yok. Bu pek hayra alamet değil. Normalde takım hakemler tarafından doğranmış, psikolojik olarak ne teknik kadro, ne de oyuncular hazır, şampiyonluk şansı neredeyse bitmiş bir Fenerbahçe’nin başkanı hele ki Aziz Yıldırım gibi bir ismin veya yöneticinin sessiz kalması mümkün mü? Elbette ki hayır. Aldığımız bilgilere göre geçen haftalarda Aziz Yıldırım ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan peş peşe iki görüşme yapmış. Özellikle ikinci görüşme sonrası Aziz Yıldırım’ın yüzünün gülerek toplantıdan çıkması ve çok mutlu olması önümüzdeki sene için Fenerbahçe adına umut verici olduğu söylenebilir. Önümüzdeki sene için ciddi sponsorluk gelirleri taraftarın mutlu olmasını sağlayabilir. Fenerbahçe’nin de maddi sıkıntıları aşikar. Yanı sıra kulüp içerisinde de büyük sıkıntılar var. Kimse bahsetmiyor ama yöneticilerin de aralarında yüksek sesle dile getirdiği şeyler var. Ne olursa olsun Fenerbahçe’de kan değişikliği şart. Aziz Yıldırım’ın bir bildiği vardır elbette ama bazen bir yerde de dur demeyi bilmek lazım. Taraftarların Ali Koç’u istemesi elbetteki çok önemli ama ali Koç’un tribünlere eliyle yaptığı sakin olun işareti de aslında tribünlere bir işaretti. Tribünlerde bu işareti almış olmalı ki içi kan ağlasa da biraz durulmuşa benziyor. Yargıtay kararının da beklendiği bugünlerde Fenerbahçe için teknik direktörün gönderilmesi bir nebze de olsa yönetimin nefes almasını sağlayabilir. Zaten ilk ve gerekli hamle de bu olmalıdır.
 
Teknik Direktör Dirk Advocaat oyunu bıraktığını ve bir daha futbolla ilgilenmeyeceğini en sonunda söyledi. İstifasını daha önceden veren teknik adamı yönetim nedense devam ettiriyor. Yeni sezonda Aykut Kocaman ile her konuda anlaşıldı. Bu bile taraftarı mutlu etmezken Fenerbahçe taraftarı içten içe bıkkınlık sendromuna çoktan girdi. Maçlara 5-10 bin kişi bile anca geliyor ki basketbol Fenerbahçe’de bu senenin lokomotifi oldu. Fenerbahçe’nin kötü olması ligin de zevksiz hale gelmesini sağladı. Hiçbir kulüp bu senenin zevkli geçtiğine dair bir şey belirtemiyor. Çünkü rekabette Fenerbahçe yok. Önceden tribünler bile birbirine takılırdı. Ben yendim, sen yenildin diye. Sonuçta al birini vur ötekine. Hakemlerinde birçok takımı kendi bildikleri şekilde doğramaları ve yanlı yönetimleri nedeniyle de futbolun artık başka bir yüze büründüğünü herkes gördü. Bu sebeple lig bu sene zevk vermiyor.
Sonuç olarak üstteki takımlardan sanki hiçbirisi gerçekten şampiyonluğu istemiyor gibi gözüküyor. Bakalım bu mücadele nerelere gidecek.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8

banner7