Büyük Petro (Deli Pedro) (1672-1725)

Büyük Petro Rus çarları içinde çok önemli bir yere sahiptir. İzlediği batılılaşma yanlısı yenilikçi  politikası sayesinde Rusya'nın dünya üzerinde önemli ve etkin bir büyük bir güç haline gelmesi. Büyük Petro sayesindedir.

Büyük Petro (Deli Pedro) (1672-1725)

Büyük Petro Rus çarları içinde çok önemli bir yere sahiptir. İzlediği batılılaşma yanlısı yenilikçi  politikası sayesinde Rusya'nın dünya üzerinde önemli ve etkin bir büyük bir güç haline gelmesi. Büyük Petro sayesindedir.

01 Ocak 2017 Pazar 18:42
Büyük Petro (Deli Pedro) (1672-1725)

Petro Çar Aleksi ve ikinci karısı Natalia Narişkina'nın oğlu olarak 1672 yılında Moskova’da doğmuştur. Çar Aleksi  öldüğünde Petro henüz dört yaşında idi. 13 kardeşi daha olduğu için uzun süren ve şiddet te  içeren bir taht mücadelesinden sonra Petro Çar olarak tahta geçmiştir.

Petro'nun çok heybetli bir fiziksel görüntüsü vardı. 1.95 cm boyunda olduğu söyleniyor. İri yapılı ve yakışıklıydı. Şehvetli ve keyifli bir o kadar da gürültücü bir mizacı vardı. Neşeli bir insandı.  Siyasi ve askeri açıdan yetenekliydi.  Petro iki kez evlenmiştir. İlk eşinden Aleksi isminde bir oğlu olmuştu. 1718'de Petro'ya karşı komplo düzenlemek suçundan Aleksi tutuklanmıştır. Zindana atılmış, işkence edilmiş ve orada ölmüştür. Petro ise  1725 yılında 52 yaşında St. Petersburg' da ölmüştür. Yerine eşi Katerina geçmiştir.

Büyük Petro Rusya'nın batılılaşması ve modernleşmesinde oynamış olduğu önemli rolden ötürü hem Rus hem de dünya tarihinde önemli bir yere sahiptir.
1689 yıllarında  Rusya geri kalmış bir ülkeydi ve o zamanın batılı Avrupa’sından her açıdan asırlarca geriydi. Rönesans ve Reform hareketleri Rusya’ya ulaşmamıştı.Din adamları yobaz ve cahildi, edebiyat hiç yoktu. Bilimsel alanda hiçbir yenilik yapılmıyordu.

1697 - 1698 yılları arasında Petro batı Avrupa'ya, uzun ve kalabalık bir yolculuk yaptı. 250 kişilik ekibiyle birlikte Piotr Mikhaylov takma adını kullanarak, başka türlü görmeyeceği bir çok şeyi inceleme imkanına kavuştu. Petro’nun saltanatının ve yönetim şeklinin belirlenmesini sağlayacak  olan bu yolculuğu esnasında pek çok iş yaptı ve bunları öğrendi. Petro Hollanda' da bir süre Hollanda-Doğu Hint şirketinde gemi marangozu olarak çalıştı. İngiltere' de Kraliyet Donanması tersanelerinde çalıştı, Prusya' da topçuluk eğitimi aldı. Fabrikalarda, müzelerde, cephaneliklerde dolaştı. Okullarda eğitim sistemlerini inceledi. İngiliz Parlamentosu'nda bir oturuma katıldı. Batı dünyasını kültüryle,bilimiyle, eğitimiyle,endüstrisiyle yönetimiyle her açıdan inceleyip, öğrenmeye çalıştı.

Petro nihayet 1698 yılında  Rusya'ya geri döndü ve Rusya’yı çağdaş ve batılı bir devlet yapabilmek için çok geniş kapsamlı yeniliklere girişti. Birçok batılı teknisyeni Rusya'ya getirerek batı teknolojisini halka gösterdi. Pek çok Rus öğrenciyi Avrupa’ya eğitim almaları için gönderdi.çarlığı süresince sanayi ve ticaretin gelişmesini sağlayabilmek için çabaladı. Petro döneminde yerleşim yerleri genişledi ve gelişti. Burjuva sınıfı büyüdü. Petro'nun saltanatı döneminde Rusya’da  ilk kez büyük bir Rus donanması kuruldu. Orduya batı tarzı yeni bir yapılanma getirildi. Askerlere üniforma giydirildi. Modern silahlar ile ordu donatıldı.

Petro’ya göre  Rus ortodoks kilisesi geri kalmış  idi. Kilisesiyi kısmen de olsa yeniden örgütledi ve kilise üzerinde hakimiyet kurdu. Petro Rusya' da okulları yeniledi, bilimin gelişmesini sağladı. Roma takviminin kullanılmasını sağladı. Rus alfabesini yeniledi. Petro zamanında Rusya' da ilk gazete kuruldu.

Rusya'nın sivil yönetim şeklinde de pek çok değişiklik ve yenilik yapıldı. Memuriyet babadan kalan bir miras konumu iken, bu yöntem değiştirildi ve liyakat sistemi getirildi.
Toplumsal konularda da batı tarzı bir yaklaşım benimsendi. Petro bir bildirge ile sakalların kesilmesini istedi. Sarayda bulunan  memurlar batılılar gibi giyinecek, tütün ve   kahve kullanacaklardı. O dönemde bu emirlerin çoğu yadırgandı ve benimsenemedi. Ama Rus aristokratlar zamanla bunlara alıştılar.
 
 Petro, gelecekte önemli sonuçları olacak bir dış siyaset yöntemi izledi. Çarlığı esnasında Rusya güneyde Osmanlı imparatorluğu ile, kuzey de İsveç ile savaşta idi. I696'da Azak limanını Osmanlılardan alarak Rusya'nın Karadeniz'e açılmasını sağladı. Fakat Osmanlılar bu bölgedeki savaşları yeniden kazanmaya başladılar ve 1711'de Azak limanını Osmanlı imparatorluğu yeniden  geri aldı. İsveç ile olan savaşı ise Ruslar galibiyetle bitirdiler. 1700 yılında Rusya, o dönem için büyük bir askeri güç oluşturan  İsveç'e karşı Danimarka ve Saksonya ile müttefik oldu. 1700 yılındaki Narva savaşında Ruslar büyük bir yenilgiye uğradılar. Bu savaştan sonra İsveç kralı hedefini diğer  düşmanlarına çevirdi. Petro bu durumdan istifade ederek Rus ordusunu yeniden toparladı. İki ülke arasındaki  savaş kaldığı yerden yeniden başladı. I709 yılında da da İsveç ordusu Poltova'da yenildi. Savaş sona ermiş oldu.

Rusya'nın bu savaşlar da Estonya ve Letonya ile Finlandiya yakınlarında büyük bir bölgeyi ele geçirdi. Ele geçirilen bu bölge  Rusya'nın Baltık denizine inmesini sağladı. Rusya’nın artık  Avrupa'ya açılan bir penceresi vardı. Petro; İsveç’ten aldığı ve Neva nehrinin kıyılarında bulunan Leningrad olarak bilinen bölgeye yeni bir yerleşim yeri kurdu.  St. Petersburg.
1712 yılında Rus Başkentini Moskova’dan St. Petersburg’a taşıdı.

Petro'nun yaptığı yenilikler ve reformlar ve de masraflarından dolayı ek vergilerin getirilmesini kaçınılmaz bir hale getirdi. Yüksek vergiler ile birlikte  yapılan reformların birçoğu da geleneksel  Rusların pek çoğunu kızdırdı. Bu nedenle  Petro acımasız yöntemlerle de olsa pek çok ayaklanmayı bastırmak zorunda kaldı.Yaşadığı dönemde kendisine hep karşı çıkıldı. Tepkiler gösterildi. Ancak  günümüzde Petro'nun Rus çarlarının en büyüğü olduğu bütün tarihçiler tarafından kabul edilmektedir.
Günümüzde, devletler bilim ve teknolojide ilerlemenin ekonomileri geliştireceğinin farkındadırlar. Fakat bu düşüncenin  1700 lü yıllarda  Avrupa dışında kalan ülkelerde benimsendiği nadir görülmüştür.  Petro'yu diğer liderlerden bu derece öne çıkaran, Rusya’yı modern hale getirme konusunda, yaşadığı dönemin iki yüzyıl ilerisinde bulunan görüşlere sahip olmasıdır.
Bu ileri görüşlülük,çar olduğu zamanlarda  geri kalmış bir ülke olan Rusya’nın, zamanla  dünyanın pekçok ülkesini geçmesini sağlamıştır.
 
 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8

banner37