banner1

Fatih Sultan Mehmet’in Başarılarının Sırrı

 Fatih Sultan Mehmet belirli bir tarihe kadar her şehzadenin aldığı gibi oldukça güzel ve özel eğitimler almıştır.


Fatih Sultan Mehmet’in Başarılarının  Sırrı

              Babasının kendisini çok sevmediği ( ilgilenemediği) rivayet edilmektedir, bu sebeple de şehzade Mehmet için bu eğitimler ve eğitmenlerinden gördüğü ilginin ayrı bir yeri vardır. Bu eğitimler ile şehzade Mehmet özellikle sanata ve ilime büyük merak kazanmıştır. Avni mahlasıyla edebiyatla ilgilenmiş, harita bilimine büyük önem vermiştir. Sanatçıya ve zanaatkara verdiği değerden ve onlardan öğrendiklerinden dolayı karşısındakini dinlemeye oldukça önem vermiştir. Çözümlerin tükendiği noktada ise sanatsal düşüncenin verdiği hayal gücü ve ilmin getirdiği yetkinlikler ile imkansızı başarmıştır. Nitekim gemileri karadan yürütmesi ve o dönem için yıkılmaz denilen kaleleri yıkan şahi toplarını döktürmesi bunun en büyük göstergesidir.        

          Sultan II. Mehmet (Fatih Sultan Mehmet) genç yaşlarda tahta çıkmak zorunda kalmıştır. Dönemin sarayda söz sahibi kişileri, Fatih Sultan Mehmet’i genç olduğu için yönetmeye kalkışmaktadır, Sultan bunun bilincindedir fakat hem kendini kanıtlamak hem de kimin ne olduğunu görmek için bu kişileri direk yanından uzaklaştırmayı tercih etmemiştir. Bunun için sadrazamlarını hem en yakınından hem de kendisine güvenmeyen tecrübeli adamlar içerisinden seçmiştir. İlk padişahlık yıllarında eski sadrazamların sözlerini dinlemiş, sonuçlarının kötü olacağını bilerek onların dedikleri bazı yönlendirmelere uymuştur Karamanoğlu Beyliği ile yaşanan olaylarda bu sadrazamların etkisinin olduğu söylenmektedir. Sultan Mehmet ilk önce bu sadrazamlardan bazılarını yanlış kararlar verdiklerini de ispatlayarak görevden uzaklaştırmıştır. Sadrazam Çandarlı Ali Paşa bunlardan biridir.  Böylece saray içinde zorunlu değil içten gelen bir saygınlığı kazanmaya başlamıştır.

           Sultan II. Mehmet İstanbul’u fethedip Fatih Sultan Mehmet olduktan sonra belki de Osmanlı Devleti için en az bu fetih kadar önemli olan bir karar vermiştir. İstanbul’u dönemin ilim merkezi yapmıştır. Özbekistan’dan, İran’dan, Türkmenistan’dan Ali Kuşçu, Takiyuddin, gibi dönemin önemli matematikçi, gökbilimcilerini Fatih Külliyesi içerisinde bulunan medresede toplamayı başarmıştır. Bu dönemin ilk üniversitesi olarak tanımlanan bir olaydır. Fatih Sultan Mehmet Bizanslı bilim adamlarına da dil, din ayrımı gözetmeden ilgi gösterip onlarında bu sisteme ortak olmasını sağlamıştır.

           İtalya’dan çağırdığı ressama kendi resmini çizdirmesi padişahın ileri görüşlülüğünü ve dönemin tabularına karşı koyuşunu göstermektedir. Padişahlık sadece cesaret ve hitabet isteyen bir siyasi veraset birimi değildir. İleri görüşlülük, hoşgörü, liderlik, gerçekleştirilebilecek kadar hayalperestlik gerektiren bir yöneticiliktir. Fatih Sultan Mehmet bunların hepsini aldığı eğitimlerden kazandıklarına borçludur. Onun sanata, sanatçıya, ilime , bilim adamına verdiği değer kendisini ‘ Fatih’ yapmış, Osmanlı Devleti için ise yükselişe geçmesine zemin hazırlamıştır.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.