Cem Yılmaz ve Taner Ceylan’dan Kahkaha ve Estetik Dolu Muhteşem Sohbet

“Yaşayan En Pahalı Türk Ressam” Taner Ceylan ve ünlü komedyen Cem Yılmaz, 16. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivalinin etkinliklerinden birinin konuğu oldu.

20 Şubat 2017 Pazartesi 12:09
Cem Yılmaz ve Taner Ceylan’dan Kahkaha ve Estetik Dolu Muhteşem Sohbet

“İyileştiren Şeyler” temasıyla hayata geçirilen 16. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali kapsamında gerçekleşen “Küçük Sohbetler” programında “Kahkaha ve Estetik” başlığı altında bir sohbet toplantısı yapıldı.  Toplantıya katılan konuşmacılar komedyen Cem Yılmaz ve dünyaca tanınan ressam Taner Ceylan, estetikten komediye birçok konuda sohbet etti.

Cem Yılmaz ve Taner Ceylan, sohbete komedi üzerinden başladı. Cem Yılmaz, komedinin seyirciyle üretilen bir şey olduğunu söyleyerek komedyen olmanın zor yanlarını; "Komedide espriyi biz beraber üretiyoruz. Esprinin muhatabı olduğu zaman seyirci hiç zevk almıyor. Bu işin kuralı budur. Seyirci, şakanın kurbanı olmak istemiyor, irdelediğin şey olmak istemiyor; modelin olmak istiyor. Mesela, teman bağnazlıksa, bunu dinliyor ve diyor ki, 'Bu ben değilim, yanımdaki'. Hepimiz öleceğiz diyorum, 'Tamam ama bu ben değilim ki, kesin yanımdaki gidecek'. Komedyenin bu anlamda arkadaşı da az. Hayat daha pamuk ipliğine bağlı diğer mesleklere göre." sözleriyle anlattı.

Ünlü komedyen; “Ben her şeye gülmem diyen insanlar vardır ya nereden biliyorsun ki? Vücut bir kere bunu istemsiz bir şekilde yapıyor zaten. Bu tür beğenilerle ilgili kendimizi bir yere koymamız da çok acayip. Mesela nelere gülüyoruz sorusunun cevabını ararken aslında bir sürü sorunun da cevabını arıyoruz. Ben kendim bu sorunun cevabını şöyle cevaplamayı tercih ediyorum: Her şeye gülerim. Çünkü bu köklü bir tercih. Kökünde her şeye şüpheyle yaklaşmak ve her şeyi çok da ciddiye almamak var. Gülmeyi ertelemenin de bir vakit kaybı olduğunu düşünürüm." açıklamasıyla gülmenin bir savunma meselesi olduğunu dile getirdi.

Dünyaca ünlü ressamımız Taner Ceylan ise; tebessümle gülen insanları reşmenden ender ressamlardan biri olduğunu ifade etti. Ceylan konuşmasında; “Estetikle benzeştiği noktada neyi güzel bulurum ya da neyi güzel bulmazsın, belki orada ortaklaşıyoruz. Mesela ben tebessümle gülen insanları resmeden ender ressamlardan birisiyim. Hep şunu savunmuşumdur: İyi hissetmek istiyorum, bakınca iyi hissetmek istiyorum. Genelde mutluluk üstüne çok resmim var. Mesela 'Boksörler' serisinin altına baktığında da o arayışı görebilirsin. İki boksör: İlkinde direniş var, ikinci yaptığım boksör ise direnmeyi bırakan boksör. Genel ruh halimizle çok ilgili bir şeydi. Direnmeyi bırakmış, bir yumrukluk hakkı kalmış. İki haldi o, iki halimdi. İki halimizdi yani." dedi.

Taner Ceylan; ünlü ve popüler olmanın tehlike içerdiğini ve bir sanatçının o sınırı geçtiği an yok olabileceğini de savunurken, kendisini bu sınırda görmediğini ve bu sınırı aşmayacağını ifade etti. Ünlü ressam sözlerine, resmin hayatındaki en önemli eylem olduğunu belirterek devam etti.

Ünlü komedyen Cem Yılmaz, sevilmenin dalgalı bir şey olduğunu söyledi. Yılmaz; “Şöhretten kurtulamazsın, istifa edemeyeceğin bir şey tanınıyor olmak.” Dedi.

Cem Yılmaz, ilk sahneye çıktığı yıllarda anlaşılmadığını fakat şimdilerde kendisinde  “usta komedyen” unvanı ile bahsedilmesinden; “Profesyonel komik olmamaya gayret etmek, 'ne satar'la ilgili fikirden olabildiğince uzak kalmaya çalışmak bir terbiye getiriyor belki insana. Bu sizi belki zorluyor olabilir başında. Çok komik bir şey yaşadım ben mesela mesleki hayatımda. Sahneye ilk çıktığımda beni küçük bir kitle izlemeye başlamıştı. Hani bazen diyorlar ya, tırnak içinde söyleyeyim bunu, 'Çok da halka hitap etmiyor' meselesinin tam aksini 20 yıl önce duyuyordum ben. Ben zaten ahaliye hitap etmiyordum ki, sahneye çıktığım yer 50 kişilikti. Hiçbir zaman o kitleye, 'Hey, işte seveceğiniz komedyen geldi' falan yapmadım, 50 kişi izliyordu beni zaten. Sonra kendi istekleriyle 100 oldular. Sonra 2 bin kişilik, 5 bin kişilik yerde sahneye çıkmamın sebebi bir revizyonla, bir dönüştürmeyle ilgili olmadı ki. Onlar arzu ettiler izlemeyi. Yani sonrasında üzerinden 20 sene geçtikten sonra şunu duymak elbette komik geliyor. O zaman marjinalken -o zamanın marjinali neyse artık- diyorlardı ki, 'Bizi ilgilendirmeyen bir şey bu, hoş da değil, güzel de değil. Ne ki şimdi bu? Bir tane çocuk çıkıyor, 22 yaşında, yaptığı şey tiyatro oyunu değil, performans da, bir şey değil, ne ki bu, ne bu ya?'. 1995, 1996, 1997, hala 'Ne bu ya, ne bu'. 2015 oldu, "Usta komedyen". 20 sene 'Bu ne ya' ile geçti, 'Ne bu ya', 'Ne bu ya', arada hiçbir şey yok. Tabii unvanla ilgilenmediğim için bu beni ferahlatan bir şey. Ben neticede babamın oğluyum, ne kadar komiksem o kadar komiğim. Elimde bir tane silahım olsa bile bana yeter. Hep şakasını yapıyorum: Ben ağabeyimden komik olsam bana yetiyor. Her zaman da yetmiştir. Veya sizden birazcık daha komik olsam sizden rol çalabilirim.” sözleriyle bahsetti.

Başarılı Ressam Taner Ceylan, en büyük amacının soyut resim yapmak olduğunu söylediği konuşmada; “ Soyut bir resmin arkasında durabilmek, onu savunmak ciddi bir şey.” dedi.


Taner Ceylan Kimdir?

1967 yılında Almanya’da doğmuştur. Mimar Sinan Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümünden mezun olmuştur. Daha sonra Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinde Öğretim Görevlisi olarak çalışmıştır. 2001 yılında Time Out İstanbul dergisinin sanat sayfaları editörlüğünü yapmıştır.

Ulusal ve uluslararası birçok galeride kişisel sergiler açmıştır. Birçok konferans ve seminere de katılmıştır.

Türkiye’deki galerilerden sürekli ret yemiştir. Ders verdiği üniversitelerin bazılarından atılmıştır. 35 yaşına kadar yaptığı bir tablo bile satılmamıştır. “Rahatsız edici” gerekçesiyle basılmayan işleri olmuştur.
Bunların ardından “Yaşayan en pahalı Türk ressam” unvanının sahibi olmuştur. Londra’daki “I Love You” adlı ilk sergisini 2016 yılında açmıştır.


“Boksör” resmi, bir müzayedede 175 bin TL’ye alıcı bularak rekor kırmıştır.
 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8