banner1

Ceyda Düvenci'nin kızının hastalığı ne? Ceyda Düvenci'nin kızı Serebral Palsi hastası

Ceyda Düvenci'nin kızının hastalığı nedir? Ünlü oyuncu Ceyda Düvenci CP hastası kızı hakkında açıklamalarda bulundu. Doğduktan sonra beyin kanaması geçiren Ceyda Düvenci'nin kızı Melisa CP hastası. Doğduğundan bu yana gelişim geriliği olan Melisa'nın tedavisi için Ceyda Düvenci elinden geleni yapıyor. Serebral Palsi hastası olan Melisa geçtiğimiz ay Amerika'ya tedavi için gitti.

Ceyda Düvenci'nin kızının hastalığı ne? Ceyda Düvenci'nin kızı Serebral Palsi hastası

Ceyda Düvenci'nin kızının hastalığı nedir? Ünlü oyuncu Ceyda Düvenci CP hastası kızı hakkında açıklamalarda bulundu. Doğduktan sonra beyin kanaması geçiren Ceyda Düvenci'nin kızı Melisa CP hastası. Doğduğundan bu yana gelişim geriliği olan Melisa'nın tedavisi için Ceyda Düvenci elinden geleni yapıyor. Serebral Palsi hastası olan Melisa geçtiğimiz ay Amerika'ya tedavi için gitti.

10 Kasım 2016 Perşembe 15:05
Ceyda Düvenci'nin kızının hastalığı ne? Ceyda Düvenci'nin kızı Serebral Palsi hastası

Ceyda Düvenci'nin kızının hastalığı nedir? Ünlü oyuncu Ceyda Düvenci geçtiğimiz aylarda kızının tedavisi için Amerika'ya gitmişti. Amerika'dan dönen Ceyda Düvenci, doğduktan bir gün sonra beyin kanaması geçiren CP hastası kızı Melisa’yı ve birlikte neler yaşadıklarını anlattı. Kızının hastalığı nedeni ile zor günler geçiren Ceyda Düvenci kızını iyileştirmek için elinden gelen herşeyi yapıyor. 

 

ELLE dergisinin Kids ekine konuşan ünlü oyuncu, “Uzun süre kendime ‘Neden ben?’, ardından ‘Neden benim çocuğum?’ diye sordum. Sonra kendime dedim ki, ‘Ona kimseye muhtaç olmayacağı bir hayat hazırlamalıyım. Birlikte bir mücadeleye girişiyoruz. Yılmak yok, yoruldum demek yok” diye konuştu.

 

 

Ceyda Düvenci'nin kızının hastalığı ne?

 

Kızının beş aylıkken fizik terapiye başladığını belirten Düvenci, tedavi sürecinde geldikleri noktayı şöyle anlattı: “Uzun fizyoterapi seanslarının ardından Melisa yürümeye başladı. Çok sosyal bir çocuk. Mutlu, esprili ve çok akıllı. Fakat ben yine bir şey eksik duygusunu yaşıyordum.

 

Yeni bir tedavi yöntemi için San Francisco’ya, Anat Baniel’e gitmeye karar verdim. Bir ay orada kalıp günde ikişer terapi yaptık. Melisa o dönem inanılmaz gelişme gösterdi. Bir ayın sonunda Anat’a, ‘Şimdi ne yapacağız?’ diye sorduğumda, ‘Hiçbir şey yapmanıza gerek yok, hayat en büyük terapi. Hayatın içine karışın, sokakta, parkta zaman geçirin. Bırakın kızınız, çocukluğunun tadını çıkarsın. Terapilere devam edin ama okula daha fazla gitsin’ dedi.”


CP HASTALIĞI NEDİR? 
 

İkiz bebeklerin erken doğumu CP olarak bilinen Serebral Palsi olasılığını artırmaktadır. İkizlerde ve üçüzlerde karşılaşma olasılığı tek bebeğe göre daha yüksektir. Hekimler bu nedenle ikiz ve diğer çoğul gebelikleri riskli gebelik sınıfına alırlar.

 

 

Serebral Palsi ´lerin tipleri:

 

Klasik tip: Bunlarda kollar ve bacaklar çeşitli derecelerde tutulur. Hafif formlarında hastaların sadece bacakları etkilenir. Bu çocuklar geç yürür ve yürürken daha çok ayak uçlarına basarlar, kolları daha serbesttir. Daha ağır formlarında bacakların üst kısmı ve kollar da olaya katılır, yürüyüş ya çok gecikir, ya da hiç yürüyemezler. Ağır formlarında çocuk tamamen yatağa bağlı haldedir, oturması ve dönmesi dahi mümkün olamaz.

 

Hemiplejik tip: Bu çocuklarda vücudun sadece bir tarafında bozukluk olur

 

Atetoid tip: Kol ve bacaklarda istemsiz, ani veya uzun süreli kasılmalar görülür.

 

Ataksik tip: Bu çocuklarda ise denge ve hareketlerin koordinasyon bozukluğu ön plandadır.

 

İLK ÜÇ YAŞA DİKKAT

 

Serebral Palsi (CP) erken belirtileri genellikle 3 yaştan önce ortaya çıkar ve sıklıkla çocuğun motor yeteneklerinin normal olarak gelişmediğinden ilk şüphelenen cocuğun ailesidir. CP´li bebekler sıklıkla yuvarlanma, oturma, sürünme, gülümseme ve yürümeyi öğrenme gibi gelişim basamaklarına geç ulaşırlar. Bu durum zaman zaman gelişme geriliği olarak adlandırılır. CP, belirtilerin ciddiyet açısından büyük değişkenlikler gösterir. CP´li bir hasta yazı yazmakta güçlük çekebilir; dengesini sağlamada veya yürümede sorun yaşayabilir; elde bükülme veya salya akması gibi istemsiz hareketler ortaya çıkabilir. Refleksler, belli bir uyarıya karşı vücudun segilediği otomatik hareketlerdir. Örneğin yeni doğan bir bebek sırtüstü pozisyonda iken bacakları tutularak baş hizasından yukarı gelecek şekilde yükseltilirse, bebek otomatik olarak kollarını açarak kucaklama benzeri bir hareket sergiler. Bu harekete Moro Refleksi adı verilmektedir. Bebeklerde normal olarak bu refleksin 6. aydan sonra kaybolması beklenir. Oysa CP´li bebeklerde bu refleks anormal olarak daha uzun süreler devam eder. İşte bu refleks hekimlerin test edebileceği birkaç refleksten birisidir.

 

ERKEN TANI

 

Hekimler Serebral Palsi (CP) tanısını bir çocuğun motor (hareket ile ilgili) yeteneklerini test ederek ve tıbbi geçmişini ayrıntılı biçimde inceleyerek koyarlar. Yavaş gelişim, anormal kas gerginliği ve normal dışı vücut duruşu gibi unsurların kontrol edilmesinin yanısıra, hekim çocuğun reflekslerini test eder ve sağ veya sol el kullanım tercihinin erken gelişip gelişmediğini inceler. Beyin MR´ı çekilerek ve gelişim testleri uygulanarak tanı kesinleştiriliyor.

 

NEDİR

 

Vücut hareketlerinin kontrol edilmesini etkileyen bir grup hastalığa verilen ortak addır. Serebral ´beynin iki yarımküresi ile ilgili olan´ anlamındadır; palsi ise vücutta bulunan kas ya da eklemlerin kontrolündeki aksaklığı anlatan bir terimdir. Eğer bir kişide serebral palsi varsa, bu o kişinin beynindeki bir hasara bağlı olarak (bu, serebral denmesinin nedenidir) vücudundaki bazı kaslarını normal olarak kullanamadığını göstermektedir (bu da palsi denmesinin nedenidir). Serebral palsisi olan çocuklar; yürüme, konuşma, yemek yeme ya da oyun oynama gibi etkinlikleri, sağlıklı çocuklar gibi yapamayabilirler. Serebral palsi bulaşıcı değildir. Hayatın ilk yıllarında ortaya çıkar. Hastalık genellikle zaman içerisinde değişmez, daha kötüye gitmez. Ancak hastalık kalıcıdır; serebral palsili çocuk, bu hastalığı ömrü boyunca taşıyacaktır. 

 

NEDEN OLUR

 

Serebral palsi (CP), doğumdan önce, doğum sırasında ya da doğumdan kısa süre sonra beynin hasar görmesi sonucu oluşur. Birçok durumda beyin hasarına neyin neden olduğu ya da bu hasarı önlemenin olanaklı olup olmadığı tam olarak bilinemez. Bazen bebeğin beyninin hasar görmesi, bebek henüz ana rahmindeyken olur. (doğumdan önce) Bu hasara iltihabi bir durum ya da annenin yaralandığı bir kaza neden olabilir. Doğum sırasında, bebeğin yeterli oksijen alamaması ya da bebeğin beyninin zor bir doğum nedeniyle zarar görmesi gibi sorunlarla karşılaşılabilir. Doğumdan sonra, bebeğin erken doğması (prematüre doğum) ve ana rahminin dışında yaşamaya henüz hazır olmaması nedeniyle sorunlar yaşanabilir. Zamanında doğan bebeklerde bile, iltihabi bir durum ya da beyindeki bir kanama, beyin hasarına neden olabilir; çünkü beyin, doğumdan sonra da gelişmesini sürdürmektedir. Serebral palsinin bir insandan diğerine geçmediği ve hayatın ileri dönemlerinde görülmediği akılda tutulmalıdır. 

 

Annelere büyük görev

 

Hastalığın erken teşhisinde annelere büyük görevler düştüğünü kaydeden Amerikan Gelişimsel Bozukluklar Akademisi Başkanı Prof. Dr. Michael Sussman, ´Anneler normal bir çocuk gelişimini bilmeli ve ona göre çocuğunu takip etmeli. Göz kontağı kurup kurmadığına, iyi beslenip beslenemediğine ve hareketlerine dikkat etmeli. Erken teşhisle çocuklardaki şekil bozukluğu gelişimi önlenebilir, el kullanımı ve beslenmesi sağlanır´ diye konuştu. Riskleri ´çoğul gebelik, erken doğum, guatr hastalığı, alkol, sigara ve ilaç kullanımı´ olarak sıralayan Prof. Dr. Michael Sussman, toplumun bu konuya yaklaşımına da dikkat çekti. Prof. Dr. Sussman, şöyle dedi: ´Genel olarak spastik çocuklara geri zekalı şeklinde yaklaşılıyor. Çoğunda zeka geriliği yok. Ancak bunlar konuşup iletişim kuramadıkları için aptal zannediliyor. Oysa 10 ağır vakadan ancak 3´ünde zeka problemi ortaya çıkıyor. Aileler çocuklarını evin arka odalarında saklamak yerine dışarı çıkarmalı, onların diğer çocuklarla bir arada olmalarını sağlamalı. Bu toplumun onlara olan bakış açışını değiştirecektir.´

 

Tedavi nasıl yapılır?

 

Spastik çocukların tedavisi, bu konuda çalışan ve sahalarında uzmanlaşmış, deneyimli kişiler tarafından yürütülüyor. Bu ekipte doktor veya doktorlar, fizyoterapist, psikolog, özel eğitimci, konuşma terapisti ve sosyal danışman bulunuyor. Spastik çocukların tedavi planlaması yaşam boyu devam ediyor. Tedavide ilaçlardan, rehabilitasyondan ve çeşitli cerrahi yöntemlerden yararlanılıyor. 

 

İlaçların etkisi

 

Spastisiteye eğer epilepsi de eşlik ediyorsa kas sertliğini azaltmaya yönelik ilaçlarla öğrenme bozuklukları, psişik problemler ve uyku bozuklukları için kullanılan ilaçlardan da tedavide yararlanılıyor.

 

Ortopedik önlemler

 

Spastik çocuklarda kaslardaki aşırı gerginlik veya istem dışı kasılmalara bağlı değişik deformiteler görülebiliyor. Bunlar, kalça çıkığı, dizlerde bükülme, bacaklarda içe dönme, ayaklarda parmak ucu yürüme, içe dönme, taban çökmesi, bel ve sırtta eğrilik olarak sayılabilir.

 

Spastik çocuklarda dik durma pozisyonun korunması, fiziksel gücün arttırılması, dengenin geliştirilmesi, ayak, el, bacak gibi vücut kısımlarının birbirinden bağımsız kullanılmasının sağlanması için ortopedik yöntemlerden yararlanılıyor. Bu yöntemler dengenin geliştirilmesi, eklemlerin hareketliliğinin sağlanması, kasların normal boylarının korunması ve hareketler arasındaki uyumun sağlanmasında da önemli rol oynuyor. 

 

*Ameliyatlar

 

Ameliyatlar kemik şekil bozuklukları veya kaslardaki kısalmalar sonucu şekil bozukluğu veya yürüme, oturma zorluğu bulunan çocuklarda uygulanabiliyor. Kemik ve kasların büyümesi nedeni ile eğer çok hızlı gelişen bir deformite mevcut değilse beş yaşından önce genellikle ameliyat önerilmiyor. Erken yapılan ameliyatları takiben şekil bozuklukları tekrarlayabilyor.

 

Ancak ihmal edilen çocuklarda da düzeltilmesi çok güç olan şekil bozuklukları oluşabiliyor.

 

*CP risk faktörleri nelerdir?

 

Bilim adamlarınca binlerce anne adayı muayene edilerek, bu kişiler doğumlarına dek takip edilmiş ve çocuklarının erken sinir sistemi gelişimi monitörize edilmiştir. Sonuçta, ileride çocukta CP gelişme olasılığını artıran kesin birtakım bulgulara ulaşmışlardır. Risk faktörleri adını verdikleri durumlar aşağıda detaylı olarak yer almaktadır: 

 

Doğumda Makat Gelişi 

 

CP´li bebekler doğumun başlangıcında baş yerine daha çok ayakla gelirler. 

 

Zor (komplike) Doğum 

 

Doğum sırasında bebeğin yaşadığı damarsal veya solunumsal bir problem bazen onda beyin hasarı meydana gelmiş olabileceğinin ilk işareti olabilir. Bu tip olumsuz durumlar kalıcı beyin hasarına neden olabilir. 

 

Sinir Sistemi Dışı Doğumsal Anomaliler 

 

Fiziksel doğum kusuru olan bebekler (omurga kemiklerinde oluşum bozuklukları, kasık fıtığı, anormal derecede küçük çene kemiği, v.b.) CP açısından artmış risk taşırlar. 

 

Düşük doğum ağırlığı ve prematüre doğum 

 

CP riski doğumda 2500 gramdan düşük olan ve 37 gebelik haftasından önce doğan bebeklerde daha yüksektir. Bu risk doğum ağırlığı düştükçe artar. 

 

Çoğul doğumlar 

 

İkiz, üçüz ve diğer çoğul doğumlar artan CP riskiyle bağlantılıdır. 

 

Sinir sistemi anormallikleri 

 

CP ile doğan bazı bebeklerde, anormal derecede küçük kafa (mikrosefali) gibi görünür sinir sistemi anormallikleri mevcuttur. Bu durum, bebek ana rahmindeyken sinir sistemi oluşumunda sorunlar olduğunu gösterir. 

 

Gebeliğin son döneminde annede kanama veya şiddetli proteinüri 

 

Gebeliğin 6 - 9. ayları sırasında vajinal kanama ve şiddetli proteinüri (idrarda aşırı derecede protein bulunması) artmış bir CP´li çocuk doğurma riski ile bağlantılıdır. 

 

Annede hipertiroidi, zeka Geriliği veya Nöbet Geçirme. Bu durumlardan herhangi birini yaşayan annede CP´li çocuk doğurma riskinde hafif bir artış vardır. 

 

Yenidoğanda Nöbet. Yenidoğan döneminde nöbetler geçiren bir bebekte sonraki çocukluk döneminde CP tanısı konma riski daha yüksektir. 

 

Spastik çocuklarda rehabilitasyonun yeri

 

Spastik çocuklarda da kas-iskelet sisteminin devamlılığının sürdürülmesi çok önemlidir. Bu amaçla rehabilitasyon programına alınan çocukların gelişimi daha hızlı oluyor. Spastik çocuğa tanının erken konması ve tedaviye tanı konduğu zaman başlama başarıyı etkileyen en önemli faktörler. Spastik çocuk tanısı genellikle 0-3 yaş arasında konduğundan bu yaş grubu başta olmak üzere her yaş grubundan çocuk tedaviye alınabiliyor. Rehabilitasyon fiziksel ve diğer fonksiyonlardaki problemlere göre düzenleniyor. Bu amaçla çocukların sorununa ve motor kapasitesine göre kas-iskelet sistemini kuvvetlendirici, uyarıcı, koordinasyonu sağlayıcı motor eğitimin bireysel olarak verilmesi gerekiyor. Motor rehabilitasyon programı uzun bir vadede tamamen hastanın gelişimine göre planlanıyor. Motor eğitim temel olarak sağlık personeli tarafından veriliyor, gerektiğinde aileye ev programı şeklinde de önerilebiliyor. Spastik çocukların sadece kliniklerde rehabilite edilmesi sorunları tam olarak çözmediği için, hastanın yaşadığı mekanların düzenlenmesi, ailesinin eğitimi, gerekli ortez ve protezlerin önerilmesi ve kullanımı da geniş anlamda rehabilitasyonunun bir parçası kabul ediliyor

Son Güncelleme: 10.11.2016 15:05
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8

banner7