banner1

Genç Patron Burak Özdemir!

Ünlü isimlerin vazgeçilmez mekanı “Hatay Medeniyetler Sofrası”nın genç patronu Burak Özdemir, çocuk yaşlarında iş hayatına atılmış bir isim. Kısa sürede geldiği noktaya bakılırsa da işinde oldukça başarılı. Özdemir, dünyanın birçok yerinden misafir ağırlıyor, hepsiyle tek tek güler yüzüyle ilgileniyor. Dünyaca ünlü yıldızları restaurantında ağırlayan Burak Özdemir, “İşin sırrı çok çalışmak.” diyor.


Genç Patron Burak Özdemir!

Ülkemize gelen dünya starları için de vazgeçilmezler listesinde ilk sıralarda olan Hatay Medeniyetler Sofrası, Türk yemeklerini oldukça güzel temsil ediyor. Öyle ki; geçtiğimiz günlerde Türkiye’ye gelen yıldız futbolcu Ronaldinho, dünyaca ünlü restaurantlarımızdan Nusr-et’e de gitti fakat daha sonra gittiği “Hatay Medeniyetler Sofrası”nı kendi İnstagram hesabında takipçileriyle paylaştı.

Başarılarından “ben” demek yerine “biz” diyerek bahseden, “Hatay Medeniyetler Sofrası” nı bir dünya markası olması yolunda emin adımlarla ilerletmeye kararlı Burak Özdemir ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Hoş geldiniz. Hatay Yayladağ doğumluyum. Küçük yaşta ailemle birlikte İstanbul’a geldim, eğitimimi burada tamamladım. Her yaz köyüme gidiyorum. Dedem yemek konusunda çok becerikli, kendisi tarımla uğraşıyor. Her yaz dedemden eğitim alarak bu mesleği yapmaya karar verdim. Şuan İstanbul Üniversitesi İşletme bölümünde okuyorum. Her yaz tatilimi Hatay’da geçiriyordum. Köyde geçirdiğim zamanlarda tarım, gıda ve hayvancılığı öğrendim.

Restaurantınızın ismi neden “Hatay Medeniyetler Sofrası” ?

Hatay, medeniyetlerin başkenti. Birçok din, dil ve ırka ev sahipliği yapmış bir şehir. Bizans ve Asurlular başta olmak üzere birçok kültüre yerleşim yeri olmuş. Bu kadar eski bir tarihe ve birçok kültüre de ev sahipliği yapmış olması yemeklerine de yansımış doğal olarak. Biz de bu kültürel değerleri birleştirdik ve ortaya “Hatay Medeniyetler Sofrası” çıktı.

İşinizi seviyor musunuz?

Her zaman sevdiğimiz şeyleri yapmamız gerektiğine inanırım. İnsanın hayatta huzur bulduğu yer başarıyı taşıdığı yerdir bana göre. O yüzden işimi severek yapıyorum.


Bize kendinizi üç kelimeyle özetler misiniz?

Benim için inanç çok önemli. Sadece Din olarak nitelendirmiyorum inanç derken, bir insan bir şeye inanıp elinden geleni yaptığı zaman başaramayacağı hiç bir şey yok. Yapanlar bizden daha iyi değil, buna inanmak lazım. Yani inançlı. İkincisi, insana değer veriyorum. Yola çıktığın dostunu yolda bulduğunla değiştirmemek. Benim için ekip çok önemli. “Ya hep ya hiç” kuralı var bizde. Burada bir aile gibiyiz. Üçüncüsü ise, çalışkan. Çalışmadan başarı olmuyor.

Ticarete atılmaya, burada olmaya nasıl karar verdiniz?

Ben ufakken babamla hep işe giderdim. Babam o zamanlar ticaretle uğraşıyordu. Restaurant işimiz yoktu. Hep kendimi ölçtüm, neye yatkınım, ne yaparsam mutlu olurum, mutlu olduğum işi yapmam gerekiyordu kendimi geliştirebilmem için. Ticareti öğrendim. İşin mali kısmını öğrendim. Her şey kendiliğinden gelişti aslında. Bu işi yaparsam mutlu olacağımı anladım ve başladım.

Babanızın etkisiyle mi bu işe başladınız?

Restaurant kültürü ve bu tecrübe dedemden geliyor. Fakat dedemin maddi durumu çok iyi olmadığı için babamın desteğiyle buralara geldik. 

Tek başınıza mı işletiyorsunuz burayı?

Sadece ben değilim. Annem, babam, kardeşlerim, çalışan arkadaşlarımız var bu işin içinde. Hep birlikte ekip işiyle bu markayı kurduk. Kimin kurduğundan çok kimin büyüttüğüne önem var bizde. Hep beraber var etmeye çalışıyoruz.

Kaç kardeşsiniz?

Dört kardeşiz.


Kaç yaşında iş hayatına atıldınız?

13 yaşında iş hayatına başladım. 17 yaşındayken de Aksaray’daki ilk şubemizi açtık.

Yaşıtlarınızın oyun oynadığı zamanda siz ticaretle uğraşıyordunuz yani?

Bakıyorum, çocukluğuma dair sokakta fotoğrafım bile yok. Hep çalıştığımız için…

Keşke yapsaydım dediğiniz bir şey olmadı mı hiç çocukluğunuza dair?

Hayatta hep başarılı olmak istedim. Çünkü siz başarılı olduğunuz zaman sizi sevende sevmeyende yanınıza geliyor ve tebrik ediyor. Zorluklarla baş etme sanatı sadece çalışmaktır bana göre. İnsanlar sizin bir şey başardığınızı gördüğü zaman size inancı artıyor ve bu sizi motive ediyor. Başardım dediğin anda daha çok motive oluyorsun.


Ünlüler neden sizi tercih ediyor?

Fransız mutfağı, İtalyan mutfağı ve steakhouselar bu kadar meşhur oluyor da bizim Türk mutfağımız neden olmasın? Hatay Medeniyetler Sofrası olarak bünyemizde barındırdığımız bütün lezzetler Osmanlı’ya dayanıyor aslında. Biz misafirlerimize onları sunuyoruz. Gelen yabancı misafirlerimiz bizim lezzetlerimizi tattığında Türk mutfağıyla tanışıyor. Hatay mutfağı demek, Türk mutfağı demek. Ünlü isimler de bunu seviyor. Sağ olsunlar bizi yalnız bırakmıyorlar.


Tercih edilmenizde yemek sunumlarına özel hazırladığınız şovlarınızın da etkisi var mı sizce?

Tabi ki. Bizde yemeğin siparişine göre sunum değişiyor. Menümüzde yaklaşık yüz çeşit yemek var. Hepsinin sunumu farklı. Kimisi alevli, kimisi güveçte, kimisi bakırda, kimisi tuzda sunuluyor. Böylece insanların hem gözü hem midesi doyuyor.

Televizyon programı düşünüyor musunuz?

En son iki kanalla görüşmemiz oldu. Ama ben şuan çok yoğunum ve Dubai’de bir restaurant açma projemiz var o yüzden başka şeylerle çok ilgilenemiyorum. Belli olmaz, ileride bir sürprizle karışınıza çıkabiliriz.

Bundan sonrası için hedefleriniz neler?

Hatay Medeniyetler Sofrası markasını dünyaya tanıtmak. Çok güzel bir mutfağa sahibiz. Hatay insanı çok misafirperver. Ustalarımız, hizmette çalışan garson arkadaşlarımız var. Hepsi bu işi mutlulukla yapıyor. Kar, kazanç düşünmeden evinde misafir ağırlar gibi karşılıyorlar restaurantımıza gelen misafirleri. Hatay Meedeniyetler Sofrasını bu ekip ve bu azimle dünyaya tanıtmak istiyorum.

5 yıl önce bu işe başlayan Burak’la bugünkü Burak arasındaki farklar neler?

İnsanın kendisini geliştirmesi gerekiyor. 2011 yılında ilk restaurantımızı açtığımızda mutfağa girdiğimde elimi kesiyordum ama tabi artık bunların hiçbiri olmuyor. Emek olmadan ekmek olmuyor. Bebek doğuyor, önce kucağa alınıyor, sonra emekliyor, sonra yürüyor ardından koşuyor. Biz şuan yürüme aşamasındayız. Daha öğrenecek çok şeyimiz var. Hiçbir zaman “Şunu biliyorum boşver.” demedim. Hep öğrenmeye çalıştım. Belki daha iyisini yaparım diye.

Aşçılık eğitiminiz var mı?

Menü konsepti sertifikam var. Bir gastronomi yarışmasında birinci oldum. Kendimi geliştirmeye çalışıyorum.


5 yıl sonra kendinizi nerede görüyorsunuz?

Gün doğmadan neler doğuyor. İlk Aksaray şubemizi açtık ardından bir yıl geçmeden Taksim şubemizi ve yine bir yıl geçmeden Etiler şubemizi açtık. Bu kısmettir. İşletme çok önemli. Beş yıl sonra İnşallah şubelerimize şube eklemiş olacağız.

Vazgeçemeyeceğiniz üç şey?

Dürüstlük. İnsan hayatta sadece dürüst olduğunda kazanır. İkincisi ailem. İnsan yanında yol arkadaşı arıyor, bu benim için çok önemli. Üçüncüsü çalışmak. Çalışmayı çok seviyorum.

Hayat felsefeniz nedir?

Sana inanmayan insanlara başarıyla cevap ver! Bu çok güzel bir tat.


Nusr-Et’in ünü de Türkiye’yi aşmış durumda. Nusr-Et ile Hatay Medeniyetler Sofrasını Kıyaslıyor musunuz?

O bir steakhouse biz ise Hatay Medeniyetler Sofrasıyız. Oradaki menü konsepti hazır bir konsept. Hatay Medeniyerler Sofrasındaki menün bir kaçı dışında tamamı bize ait lezzetler. Biz burada yöresel bir mutfak tanıtıyoruz. Ben Nusr-Et’i kendime rakip olarak görmüyorum çünkü o steakhouse ben ise yöresel bir resturantım.

İş dışında neler yapıyorsunuz?

Gezmeyi, tatile çıkmayı seviyorum. Futbol oynamayı ve kayak yapmayı seviyorum. Sporla aram iyidir. İki yıl Beşiktaş’ın alt yapısında profesyonel olarak futbol oynadım ama sonra restaurantı açınca bırakmak zorunda kaldım.

Bu yoğunluğunuzun arasında özel hayata vakit kalıyor mu?

Hayatımda biri olduğunda beni bırakıp gidiyor. “Sen delisin” diyorlar bana, çünkü çok çalışıyorum. Benim huyum bu yapmacık biri olamam. Benim için hayatta genel prensipler var. Önce işini yapacaksın sonra ailene vakit ayıracaksın. İşin olduğu zaman güçlüsündür. İşin olmadığı zaman güçsüzsündür. Bana göre böyle. Özel hayatım o yüzden biraz karışık şu anda.


Tüm şubelerinizle ilgileniyor musunuz?

Evet. Sabahları Aksaray şubemizdeyim. Öğlen Taksim şubesi, akşamları da Etiler. Ama sıklıkla Etilerdeyim. Üç şubenin başında da babam ve ben duruyoruz. Kız kardeşlerimde satın alma ve muhasebe kısmıyla ilgileniyor.

İdolünüz var mı?

Her insanın idolü babasıdır hayatında herhalde. Benimde idolüm babam.

Babanız sizi destekliyor mu?

Maddi destekle başladık ama şuan tamamen manevi desteğiyle yanımda. İkimiz de birer bireyiz. İkimizde emeğimizin karşılığını alıyoruz ve beraberiz.


Ronaldinho’yu restaurantınızda ağırladınız. Basnda büyük bir yankı uyandırdı!

Ronaldinho ülkemize geldiğinde herhangi bir restauranta gidiyor ve steak yiyor. Steak dünyanın her yerinde bulabileceğiniz bir şey. Yiyor ve geçiyor. Fakat Hatay Medeniyetler Sofrasına geldiğinde “Türk yemekleri” diyor. Kendi sosyal medyasında da Hatay Medeniyetler Sofrasını paylaştı. Bu Türkiye’miz için gurur oluyor. Ne mutlu bana ki bu tarz insanları misafir edip, Türk lezzetlerini tanıtabiliyorum.

Ününüz ülke sınırlarını aşmış gibi görünüyor. Bu size kendinizi nasıl hissettiriyor?

Geçen yıl Fransa’ya tatile gittiğimde insanlar yolda benimle fotoğraf çekiliyordu. Fransa’da Dubai’de tanıyanlar çok oluyor. Bunlar insanı motive eden şeyler.

Bütün bunlar Burak Özdemir’in başarısı mı?

Ben başardım, ben yaptım, benim ismimle oldu gibi şeyler söylemeyi sevmiyorum. Biz başardık, ekibimiz başardı. Ben ben diyen insan bencil insandır bana göre. Ben geliştiriyorum, hep beraber uyguluyoruz.


Burak Özdemir’e samimi açıklamaları ve keyifli röportajı için teşekkür ediyoruz.

Çağla Tuğçe Akdemir
 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.