banner1

Acaba Kadavranızı bağışlar mıydınız?

Türkiye kadavra bağışı denilince, oran olarak Dünya'nın en gerisinde bulunan ülkelerden. Tabi ki ahlaki dğeerler ülkemizde çok ağır basması nedeli ile kadavra bağışının düşük olmasıda kaçınılmaz olmakta. Buda tıp eğitimi gören öğrencileri, anatomi incelemesi yapılacak kadavra bulamama problemi ile karşı karşıya bırakıyor.

Acaba Kadavranızı bağışlar mıydınız?

Türkiye kadavra bağışı denilince, oran olarak Dünya'nın en gerisinde bulunan ülkelerden. Tabi ki ahlaki dğeerler ülkemizde çok ağır basması nedeli ile kadavra bağışının düşük olmasıda kaçınılmaz olmakta. Buda tıp eğitimi gören öğrencileri, anatomi incelemesi yapılacak kadavra bulamama problemi ile karşı karşıya bırakıyor.

10 Kasım 2016 Perşembe 15:05
Acaba Kadavranızı bağışlar mıydınız?

 

Ülkemizde dadavra bağışı Türkiye’deki tıp eğitimi dalının en büyük problemleri arasında yer alıyor. Tıp-anatomi eğitiminin olmazsa olmazı kabul edilen kadavra çalışmaları için yapılan bağışlar yetersiz. Kadavra yetersizliği, hem tıp fakültelerinin hem de öğrenci sayısının artmasıyla birlikte daha çok hissedilir oldu. Tıp fakültelerinin sayısına göre yılda yaklaşık 500 kadavraya ihtiyaç var. Bağışlar yetersiz olunca çözüm ithal kadavrada arandı ancak onun da maliyeti çok yüksek. 

Türk Anatomi ve Klinik Anatomi Derneği desteği ve Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin ev sahipliğinde ilk kez düzenlenen Medical Park Anatomi Günleri Sempozyumunda tıp fakültelerindeki kadavra ihtiyacı ve yapılması gerekenler masaya yatırıldı.

“MÜZİĞİN DİLİ NOTALARLA, TIBBINKİ ANATOMİYLE BELİRLENİR” 

Her bilimsel disiplinin kendine özgü bir dili, bir alfabesi olduğunu belirten ve “Müziğin dili notalarla belirlenir, tıbbın ise anatomiyle” diyen BAU TIP Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Türker Kılıç, anatominin, insan vücudunun haritası ve hastayı tanımanın temel prensibi olduğunu söyledi: “Dolayısıyla hastaya herhangi bir tedavi uygulanmadan önce özellikle bu cerrahi bir tedaviyse mutlaka ilgili bölgenin anatomisinin en iyi şekilde bilinmesi gerekir. Bu nedenle tıp fakültelerinde temel eğitim disiplinlerinin başında anatomi gelir.”

KADAVRA ÖĞRENCİYE 3 BOYUTLU DÜŞÜNME İMKANI VERİYOR

Anatomi eğitiminde en önemli materyalin kadavra olduğunu aktaran ve ülkemiz tıp fakültelerinde yaşanan kadavra sorununa dikkat çeken Kılıç’a göre, alternatif yöntemler kadavranın yerini almaktan uzak: “Kadavra en iyi simülasyon aracıdır. Son zamanlarda teknolojik imkanlarla hazırlanmış birçok pahalı modelin, bilgisayar donanımlı sistemlerin ülkemize girmekte olduğunu görüyoruz. Ama hiçbiri bir kadavranın öğrenciye katacağı simülasyon yani üç boyutlu düşünebilme yeteneğinin yerini tutamaz.”

 

“İTHAL KADAVRANIN MALİYETİ ÇOK YÜKSEK”

Kadavra ile yapılan bilimsel çalışma ve eğitimin insan canını kurtarmaya vesile olduğunu ifade eden Türk Anatomi ve Klinik Anatomi Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ümit Şehirliise “Ülkemizde kendini tıp bilimine ve eğitime bağışlayanlar olmasına karşın henüz ihtiyacı karşılayacak seviyede değildir” dedi. 

Ülkemizde yıllık kadavra ihtiyacının 500 olduğunu ifade eden Prof. Şehirli, kadavra ile eğitiminin maksimum 10-12 kişilik gruplar halinde yapılmasının uygun olduğunu ancak birçok fakültede bu oranı sağlayacak düzeyde kadavra bulunmadığını söyledi. 

İthal kadavra konusuna da değinen Şehirli, “Son düzenlemelerle, yurtdışından kendini kadavra olarak bağışlamış kişilerin bedenlerinin ülkemize getirilmesine izin verilmiştir. Ancak maliyeti 15 bin doları bulmaktadır. Bu bedel yurtdışındaki kurumun yaptırdığı hepatit, HIV gibi testler, ilaçlama ve saklama bedelleri, Türkiye’ye nakli sağlayan firmanın nakliye ve bu iş için harcadığı emek karşılığında ödenmektedir. Kadavranın kendisinin bir bedeli yoktur” şeklinde konuştu. 

“ANATOMİSTLERİN % 70’İ KADAVRA BAĞIŞINA HAZIR DEĞİL”

Meslektaşlarına yönelik yaptıkları bir anketten de bahseden Prof. Dr. Şehirli’nin sözleri tabloyu daha da kötüleştirecek nitelikte: “Son yaptırdığımız bir ankete göre anatomistler arasında bile öldükten sonra kendini kadavra olarak bağışlayanların sayısı oldukça az çıktı. Ankete katılan anatomistlerin yüzde 30’u öldükten sonra kendini kadavra olarak bağışlayabileceğini belirtirken, yüzde 70’i ise bu konuda henüz hazır olmadıklarını bildirdi.”

 

UZMANLIK EĞİTİMİ İÇİN DE ÇOK ÖNEMLİ

Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. İbrahim Tekdemir ise bir başka önemli noktaya işaret etti, temel tıp eğitimi kadar uzmanlık ile mezuniyet sonrası uygulama ve eğitimlerde de kadavra çalışmalarının son derece önemli oldunun altını çizerek, “Çünkü yapılacak uygulamaların tümü, önce kadavra üzerinde deneniyor” dedi. 

Kadavra yetmezliğinde çözümün bağışın artırılması olduğunu dile getiren Prof. Kılıç da “Bu kültürel bilinçlenmeyle ilişkili bir durumdur. Bu nedenle aynen organ bağışında olduğu gibi beden bağışının da artırılmasına yönelik çalışmalar yürütülmektedir” ifadelerini kullandı.

KADAVRA BAĞIŞI NASIL YAPILIR?

Sempozyuma katılan uzmanların verdiği bilgiye göre, tüm tıp fakülteleri kadavra bağışı kabul ediyor. Bunun için fakültelerle iletişime geçmek ve bağış formu doldurmak yeterli oluyor.

 

Son Güncelleme: 10.11.2016 15:05
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8

banner22

banner7

banner25