banner1
Yeni yıl, yeni başlangıçlar, yeni umutlar… Eskiyi bir kenara atma zamanı geldi bile...

Değişimler için kendiliğinden gelecek yenilikleri bekleriz. Boşa harcadığımız tüm zamanı, telafi edebileceğimize inandığımız “yeni gün” lere saklarız. “Yeni yılda yeni bir sen mi?” Öncelikli dileğim; “yeni bir ben” isterken, farkında olmadan sadece eski yılın kalıntılarını temizlemekle geçmesin zamanımız.

Evet, yeni yıl yeni bir adım atmak için çok doğru bir zaman. Bazen insan bir adım atmak için, ufakta olsa bir neden arıyor. Yeni yıl, defterimizde yeni bir sayfa açmak, yeni hikayeler yazmak için biçilmiş kaftan… Anlamlandıramadığımız şey her neyse, bu gece adını koyalım. Hayal kurmaya başladığımız ilk güne dönüp, ne kadar o hayalin içerisindeyiz bir bakalım, hatta bence tam da oradan başlayalım değişmeye…

Tabi ki ruhun değişmesinden, ruhun onarılmasından bahsediyorum. Ruhumuz değişmeden, aynanın bize gerçekten gülümseyebileceğini düşünmediğim için, ruhumuzla başlayalım değişmeye diyorum ben.

Hep daha iyisi vardır… Ama kime göre, neye göre değil mi?

Ben derim ki, yeni yılda önce kendinizle barışın. Hırs, kin, nefret veya sizi kemiren her neyse, farkına varın ve değişime oradan başlayın. Gülümseyin! Size acı veren her ne varsa, sizden alıp götürmek istediğini ona vermeyin. Düştüyseniz, kalkın. Tekrar düşebilirsiniz ama en azından kalkabileceğinizi de bilirsiniz. Kalkıyorsunuz bana inanın. Düşmeden tadına varamazsınız ayakta olmanın!

Nerede olduğunuzun, ne yaptığınızın gerçekten bilincinde misiniz? Nereye gittiğinizi biliyor musunuz? Ben bilmiyordum, öğrendim. Kendimi dinleyince öğrendim. Mutluluk bedel ödetir. Düşen her gözyaşımın ardından yaşadığım mutlulukla öğrendim. Hayat bugünden ibaretmiş öğrendim. Hem daha bilmediğimiz kaç yarın için böyle savaşacağız ki zaten?

Acı çekmek ne kolay! Mutluluk ne büyük bir marifet...

Kendi savaşımızı veriyoruz hepimiz. Kalplerimizi şehit veriyoruz bazen, kahraman olmak isterken. Farkında değiliz ama düne uyuyup, düne uyanıyoruz. Hangimiz dünü bırakıp bugünü yaşamayı başarıyoruz?

Her şey geçip giderken ve her şey hala aynıyken hiç şans yok mu? Elbette var. Hayat, tam da kaybettiğin noktada başlar.

Yeni bir yıl değişime değer. Mesela yepyeni bir defter alın, ona özel bir kalem. Defterinize hep güzel anılar biriktireceğinize söz vererek yazmaya başlayın. Güzel şeyler yazmak için çabalayın, bir an önce eve gidip onunla paylaşmak için heyecanlanın mesela…

İyileştirici olun, kötülüklere kapayın gözlerinizi. Ben kapadım. Her şeyin bir çaresi vardır unutmayın! Hayatımıza kattığımız her şey ellerimizden çıkıyor nihayetinde…  

Barışın, önce kendinizle. Affedin. Affetmek, ne büyük ödüldür başarabilene… Kendisiyle mutlu olanın, kimseyle derdi olmuyor. Bırakın başkalarını, kendinizle başlayın yeni yılınıza…

Giden her şey mutlaka iz bırakır. Büyük, küçük, az veya çok fark etmez. İzi bir yerlerde kalır. Farkında olmadan vurulduğunuz zincirler vardır. Farkına varın ve kırın derim ben. Kırın ki tekrar bağlayamasınlar sizi.
 
Hayatta hiçbir şey için geç değildir, unutmayın.

Darwin, bilim dünyasını değiştirdiğinde 50 yaşındaydı,

Harland Sanders, KFC adlı fast food restaurant zincirini kurduğunda 62…

Tolstoy, bisiklet sürmeyi 67 yaşında öğrendi.

…Bazen kaderini kendin çizdiğine inanırsın. Bazen düzene uyup gittiğine… Hayalini yaşamak değil midir insanoğlunun Duası? Bir “şükür” e emanet değil midir kalpler? Değer, her şeye rağmen o bir “şükür” için her şeye değer.

2017’de, binlerce şükredecek hikaye yazmanız dileğiyle…
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8

banner7